https://www.kayserihakimiyet2000.com/files/uploads/user/f8e53d3d3593839e999ec5ade5ee5b5f-704819b09d75d9f84676.jpg
M. Kemal Atik

Ne Kadar Dünyalıyız ve Ne Kadar Ukbalı?

29-06-2026 13:37 676 kez okundu.

Dünya, yakın yer, ahiret, son yer anlamlarına gelir. Ölümden kıyamete dek süren âlem Berzah âlemidir (Mü’minûn Sûresi, 100). Dünyayı yalnız dünya için yaşamak, dünyaya taparcasına bağlanmak Kuran’da kınanır. (Bakara,200) Bu kişilerin ahirette herhangi bir payının, nasibinin veya ödülünün olmadığı vurgulanır. Bu, tamamiyle dünyayı terk etmek anlamında değildir.  Bilakis ifrat ve tefritten kaçarak çalışmak, kazanmak, insanlara faydalı olmak, evreni, doğayı  korumaktır. Çünkü böyle emretti Yüce Hak. Dünya ve ahiret dengesini vurgulayan en temel görevlerden biri olarak Kasas Sûresin 77. Âyetinde böyle buyurdu Yüce Allah. Bu ayette tüm inananlara, Allah’ın lütuf ve ihsanından faydalanmayı, dünyadaki nasiplerini unutmamayı, Allah kendilerine nasıl ihsanda bulunduysa, onların da insanlara ihsanda bulunmalarını, paylaşmalarını istemektedir. Bu ilahi emri  tasavvuf düşüncesinin öncüsü Yunus Emre şöyle  ifade ediyor:
          Duruş kazan ye yedir bir gönül ele getir
          Yüz Kâ’be’den  yiğrektir bir gönül ziyareti.
Yani: Dürüst çalış, alın teriyle helal kazanç elde et. Kendi ihtiyacını karşıla ve kazancını başkalarıyla paylaş, cömert ol. Bir gönül ele getir: İnsanların kalbini kazan, kırma. Yüz Kabe’den üstündür bir gönül ziyareti.
Halk edebiyatımızın önemli âşıklarından Seyrani de aynı duyguyu şöyle dile getirir: 
          Kudretin yoksa Beyte(Ka’be’ye) varmaya
          Gönül Beytullahtır ziyaret eyle.
Görüldüğü üzere dünya, iki tarzda mütalaa edilmektedir: Dünyaya gönül verenler, onu taparcasına sevenler, bilgi üretmeden, öğrenmeden, doğruyu bulmadan yaşayanlar. Çoklukta birliği birlikte çokluğu kavrayamayanlar. İnsanî benliğin tutsaklığından, olumsuz tutkuların baskılarından kurtulamayanlar. Özgürlük ahlâkı adı altında her türlü bencillikten, çıkarcılıktan vaz geçemeyenler.  Çağımızın bunalımlarının kökünde saklı olan kötülüğü bir erdem anarşisi haline getirenler. 
          İkinci grubta olanlar ise:  İdeal ve iyimser bir akideyi savunurken gerçeğin   halini ideal bir düzeyde temsil edemeyenler. Yüce Yaradana İmanı  kabul ettikten sonra, onunla  bağlantı kurmakta  başarısız olanlar. Bunlar, günah ve vesveseden gönüllerini arıtamayanlar, bu arınmada yol alıp erişilecek makama erişemeyenlerdir. Bunlar, namazılarıyla, niyazlarıyla kulluk görevlerini ifa ederler ama günah kirlerinden arınamayanlar. Bilinenle bileni birleştiremeyenler, maddi hayata bağlı kalan nefislerini, manevi hayata  zerk edemeyenlerdir. Zihin ve  irade güçlerini ve verimliliklerini çıkar tasasından arındıramayanlardır. Kendi fikrinde olmadığı için kardeşine zulmederek insan haklarına bayrak açanlar, insanlığı bütüncü ve birleştirici olarak görmeyenlerdir bunlar.  Bunlar kural tanımazlığı yüzünden en günah olan şeyi en makule dönüştürenlerdir. Âh zavallılar, inandıklarını ve  ibadet ettiklerini sanarlar. İçlerinde ve dışlarında o sahte tevazuyu, gururu, bencilliği aradan kaldırmadıkça  hakikate ve iyiliğe dolayısıyla ilahi rızaya, saf bir hiçliğe nasıl ulaşacaklar? 
          Şunu itiraf etmeliyim ki, bu gün İslam Dininin ve kültürümüzün ilkeleri neredeyse hemen  her yerde,  hem insanın içinde hem dışında, geri çekilmiş ve kendini gösteremez bir hale gelmiştir.  İnsanın gerçek dünyası, gerçek erdemi ve gerçek inancı neredeyse bilinmez hale gelmiştir. Türlü nedenlerle ihtirasların parça parça böldüğü hasta bir toplumu andıran bedbaht birini andırıyor bu hal. Sebebi, insani ve islami değerlerimizin özü olan edeb ve haya duygularımızın kaybedilmiş olmasıdır. 

DİĞER YAZILARI Cumhuriyet Meydanı'nda İnsan Denen Meçhul -2 Geçmiş İle Bugünün Yan Yana Yürüdüğü Meydan: Cumhuriyet Meydanı Hayat Irmağımız Neredeyse Yok Olup Gidiyor Düşünce ve Eylem Kıskacında Erdemli İnsan Tasavvuf Terminolojisinde  VECD  BİR HÜZNÜN ARDINDAN AİLE BAĞLARIMIZI KOPARAN ŞER DUYGULAR EMPERYALİSTLERİN SERMAYESİ RAMAZAN AYINDA RUHEN VE BEDENEN ARlNMAK İRAN MEHDİYİ BEKLİYOR BAYRAĞIMIZ... KUR'ANlN MÜSLÜMANLARA ÇAĞRISI SEYRANİ'Yİ FARKLI OKUMAK Milletin temsilcileri, kör ve azgın öfkeleri ZENGİNLEŞTİKÇE AHLAKİ DEĞERLERİMİZDEN UZAKLAŞIYORUZ KADİR ÖZDAMARLAR MÜSLÜMAN TOPLUM DİYEBİLİR MİYİZ? İyi insanların dürüstlüğe verdiği değer MUHARREM AYINl İDRAK EDİYORUZ AŞKA YÜKSELMEK İBADET, HAK VARLIĞINDA YOK OLMAKTIR NEVRUZ MUHABBET SOFRASININ AÇILDIĞI GÜNDÜR İLAHİ GÜÇTEN PAYIN ALINDIĞI AYDIR RAMAZAN LİYAKAT İNSANLARI BEYAZ KEFENE SARARAK AKLAYAMAZSINlZ! Aile, Hayatın Başlangıcıdır  Dinin Özü  Cinsel bir yaşamın ihtirasından Arınamayanlar Mutlak iyiliğe Ulaşamazlar  Sevgili Peygamberim Kaygı Çağında Yaşıyoruz DOĞRULUK VE DÜRÜSTLÜK ÖFKE DOLU MİLLET VEKİLLERİ Emperyalist Güçler Sermayelerini Gözyaşı ve Kan Üzerine Kurmuşlardır.  Küresel Isınmada Korkutucu Sonuçlar       Cinsel Tahrik Ve Baştan Çıkarma Görünümü  Kazakistan Anıları "Mavi gözlü Mavi Türk" Prof. Dr. Rahmangul Berdibayev Rshmsngul Berdibayev Bir Arifin İlhamı Bir Âlimin Mantığı Kadar Değerlidir TÜRKİSTAN ANlLARl