ERKEKLERDE EN SIK GÖRÜLEN İKİNCİ KANSER: PROSTAT

İdrar şikayetlerini yaşlılığa bağlamayın

SAĞLIK - 15-09-2026 11:16

Dünya genelinde erkeklerde en sık görülen ikinci kanser olan prostat kanserinde 2024 yılında 1,5 milyondan fazla yeni vaka görüldü. Prostat Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Erdem Hastanesi Çamlıca Şubesi Üroloji Hekimi Op. Dr. Mehmet Kürşad Pekdemir, hastalığın erken dönemde çoğu zaman belirti vermediğine dikkat çekerek erkeklerin prostat sağlığını yalnızca şikâyet ortaya çıktığında gündeme almaması gerektiğini vurguladı.

Prostat kanseri, erkeklerde görülme sıklığı açısından dünya genelinde önemli bir halk sağlığı sorunu olmaya devam ediyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) kanser ajansı Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı’nın (IARC) 2026 verilerine göre prostat kanseri, erkeklerde dünyada en sık görülen ikinci kanser türü. 2024 yılında dünya genelinde 1,5 milyondan fazla yeni prostat kanseri vakası görülürken yaklaşık 420 bin kişi hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.

Prostat Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında erken tanının önemine dikkat çeken Erdem Hastanesi Çamlıca Şubesi Üroloji Hekimi Op. Dr. Mehmet Kürşad Pekdemir erkeklerin dikkat etmesi gereken noktaları anlattı.

İdrar şikâyetlerini yaşlılığın doğal sonucu olarak görmeyin

Özellikle yeni başlayan veya giderek artan idrar şikâyetlerinin ihmal edilmemesi gerektiğini belirten Op. Dr. Mehmet Kürşad Pekdemir, “İdrar yapmada zorlanma, idrar akışında zayıflama, sık idrara çıkma veya geceleri tuvalete kalkma gibi şikâyetler tek başına prostat kanseri anlamına gelmez. İyi huylu prostat büyümesi de benzer yakınmalara neden olabilir. Ancak bu şikâyetleri yaşın doğal bir sonucu olarak değerlendirip doktora başvurmayı ertelemek de doğru değildir. Şikâyetin nedenini ortaya koymak için ürolojik değerlendirme önem taşır” ifadelerini kullandı.

Prostat kanseri erken dönemde belirti vermeyebilir

Erken dönemde herhangi bir şikâyetin görülmemesinin yanıltıcı olabileceğine dikkat çeken Op. Dr. Mehmet Kürşad Pekdemir, “İdrar şikâyetlerinin bulunmaması, kişinin prostat kanseri olmadığı anlamına gelmediği gibi bu şikâyetlerin görülmesi de doğrudan kanser tanısı anlamına gelmiyor. Bu nedenle yalnızca şikâyet ortaya çıktığında doktora başvurmak yerine yaş, aile öyküsü ve diğer risk faktörlerinin dikkate alınması önemli. Özellikle birinci derece yakınlarında prostat kanseri bulunan erkeklerin risklerini doktorlarıyla daha erken yaşlarda değerlendirmeleri gerekiyor” dedi.

PSA önemli ancak tek başına kanser tanısı koydurmuyor

Prostat kanserinin değerlendirilmesinde kullanılan PSA kan testinin diğer bulgularla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Op. Dr. Mehmet Kürşad Pekdemir, “PSA, prostat kanserinin değerlendirilmesinde önemli araçlardan biri ancak tek başına kanser tanısı koydurmuyor. PSA değerinin yüksek olması her zaman kanser olduğu anlamına gelmez. İyi huylu prostat büyümesi ve prostat iltihabı gibi kanser dışı durumlar da PSA seviyesini yükseltebilir. Bu nedenle PSA sonucunun kişinin yaşı, aile öyküsü, şikâyetleri ve gerekli durumlarda fizik muayene, görüntüleme ve diğer değerlendirmelerle birlikte ele alınması gerekir” dedi.

Prostat kanseri taramasında kişisel riskler öne çıkıyor

Prostat kanseri taramasında yalnızca PSA testine odaklanan yaklaşımın yeterli olmayabileceğine yönelik görüşlerin güçlendiğini vurgulayan Op. Dr. Mehmet Kürşad Pekdemir, “IARC’nin 2026 değerlendirmesinde kişisel risklerin dikkate alındığı planlı tarama modellerinin gereksiz tanı ve tedavilerin azaltılmasında önemli rol oynayabileceğine dikkat çekiliyor. Bunun temel nedenlerinden biri, yaşam boyunca herhangi bir belirtiye yol açmayacak bazı prostat tümörlerinin de tarama sırasında tespit edilebilmesi. Bu tür tümörlerin saptanması, gereksiz tedavilerin gündeme gelmesine neden olabiliyor” dedi.

Bu nedenle prostat kanseri taramasının her erkek için aynı şekilde planlanmaması gerektiğini belirten Op. Dr. Mehmet Kürşad Pekdemir, “Erken tanı önemli ancak tarama yaklaşımının kişiye özel olarak belirlenmesi gerekiyor. Yaş, aile öyküsü ve kişisel risk faktörleri birlikte değerlendirilerek kontrollerin sıklığına ve kapsamına karar verilmesi önem taşıyor” ifadelerini kullandı.

 

 

 

 

Günün Diğer Haberleri