Sevilmiyorsan kafan rahat... Bak dostum, eğer birileriyle menfaatin bittiyse, senden alacağı kalmadıysa, onların gözünde anında kötü adam oluruz.
Net bu.
Sevgili arkadaşlar, eğer sevilmiyorsanız doğru yoldasınız.
Benden size bir tüyo.
Şunu bir netleştirelim: Herkesin sana hayran olmasını istiyorsan, çevrendekiler sana hasta olsun istiyorsan onların her lafına "emredersiniz" diyeceksin.
Ne isterlerse yapacaksın, onlara biat edeceksin.
Peki bu yapay sevgi seni doyuruyor mu?
En önemlisi; o kadar cambazlık yapınca sen gerçek sen olarak kalıyor musun?
İmkansız. Biz salakça düşünüyoruz hem de şunu: "Niye beni sevmiyorlar, ben melek gibiyim." Ama asıl olayı kaçırıyorsun.
Biri seni sevmiyorsa olay şudur: Ya senden çıkarı kalmamıştır ya da en sonunda onlara sağlam bir "hayır" çekmişsindir ya da sana imreniyordur, senin gibi olamıyordur ve içten içe kin tutuyordur. Biz hem krallar gibi sevilmek istiyoruz hem de kimseye eyvallah etmeyelim istiyoruz; öyle bir dünya yok, ayakların yere bassın.
Unutma; hayır dediğin an, kendini seçtiğin an, o insanın seni sömürmesine izin vermediğin an o kişinin gözünde sen artık en büyük düşmansın, en fena insansın. Çünkü köleliği bıraktın. Sana kesinlikle gelecek duygusal şantaj cümleleri olacak. Şunu söyleyecekler: "Sen bozulmuşsun, sen çok değiştin, eskiden bizi kırmazdın. Şu kitaplar ya da şu eğitimler ya da şu ortamlar ya da şu arkadaşlar seni havalı yapmış, senin bir tarafın kalkmış." Bunların hepsi duygusal manipülasyon kokuyor, en azından bu çeşit laflar.
Eğer kendini zayıf veya suçlu hissedersen bu toksik laflar seni hemen tuzağa düşürür, o yüzden kendine gel. Herkes seni onaylamayacak. Sen kendi rotanı çizdiğinde bazıları bozulacak, rahatsız olacak ve seni dışlayacak. Eğer bütün bu dayatmaya göğüs gerebilirsen, işte o zaman "ben olma" yolculuğunun ilk adımını atmış olursun.
Çünkü olgunlaşmak, yani büyümek demek; bazı insanların hayatına yol vermek demektir, onları hayatından çıkarmak demek. Gözün yemiyorsa yola bile çıkmazsın. Sürekli birilerinin gönlünü yapmaya, alkışını almaya çalışarak gölge hayatı yaşarsın. Şimdi kendine sor bakalım: "Herkesin beni sevmesini mi istiyorum, yoksa özüme sadık kalmayı mı?" Özüme sadık kalmayı diyorsan helal olsun sana, doğru yoldasın. Birinci cevabı veriyorsan kusura bakma, rol yapıyorsun. Unutma; cesaret, korkularınla yüzleşip o yolda dimdik yürüyebilmektir.
Çevremizde bolca zorba, karaktersiz, çıkarcı, istediği olmayınca seni hain ilan eden tiplerle dolu; var önünde, arkanda, sağında, solunda. Bu karaktersizler her yerde ve öyle bir çoğalıyorlar ki ne tarafa baksak onları görüyoruz. Onlarla baş etmenin tek kuralı, onların yokluğuna dayanabilmek ve kendi çizgisine ihanet etmemek. Aynen böyle biline.