DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Mehmet Arpa
Mehmet Arpa
Giriş Tarihi : 24-08-2026 12:10

GERÇEK GÜÇ NEDEN SESSİZDİR?

 

Bir ortama girersiniz.

Daha kapıdan adımını atar atmaz yüksek sesle konuşmaya başlayan biri vardır.

Kahkahası koridorda yankılanır, el kol hareketleri havada uçuşur. Sanki bütün dünyanın ona bakması gerekiyormuş gibi davranır.

Bir de tam tersi vardır.

Sessizce içeri girer.

Ne sesini yükseltir ne kendini kanıtlama telaşına düşer.

Uzun uzun açıklamalar yapmaz.

Dikkat çekmek için çaba göstermez.

Ama o odaya girdiği anda ortamın dengesi değişir.

İnsanlar farkında olmadan ona bakar.

İşte burada ilginç bir soru ortaya çıkar:

Gerçek güç neden çoğu zaman sessizdir?

Gücü yanlış kodladığımız bir çağda yaşıyoruz.

Bağırmayı güç sanıyoruz.

Masaya sert vurmayı kararlılık zannediyoruz.

Herkese meydan okumayı cesaret kabul ediyoruz.

Oysa güç, başkalarını susturabilmekten önce insanın kendi içindeki gürültüyü susturabilmesidir.

Kendi öfkesini yönetebilen, sinirlendiğinde kontrolünü kaybetmeyen, kendisini sürekli kanıtlama ihtiyacı duymayan insanın gücü daha farklı görünür.

Çünkü gerçek güç gösterilmek zorunda değildir.

Bir mekânda telefonla konuşan ve bütün salonun kendisini dinlemesini istercesine yüksek sesle konuşan insanları hepimiz görmüşüzdür.

“Ben o işi bitirdim.”

“Ben şöyle yaptım.”

“Ben böyle söyledim.”

Konuşma ilerledikçe ses yükselir, el kol hareketleri artar ve kişi kendisini daha güçlü hissetmeye başlar.

Oysa masadaki insanların bir kısmı onun gücüne hayran olmuyor olabilir.

Belki yalnızca yüksek sesten rahatsız oluyorlardır.

Çünkü insanın kendisini olduğundan büyük göstermeye çalışması, çoğu zaman karşı tarafta güç değil, güç gösterisi izlenimi bırakır.

Ardından kapıdan başka biri girer.

Sakin bir duruş.

Kısa bir selam.

Gerektiği kadar konuşma.

Kahvesini söyler ve yerine oturur.

Ne kendisini anlatma telaşı vardır ne de bulunduğu ortamı etkileme çabası.

Fakat nedense insanların dikkati ona yönelir.

Çünkü sakinlik, çoğu zaman özgüvenin en güçlü göstergelerinden biridir.

İnsan dış dünyaya sürekli bir şey ispatlamaya çalışıyorsa, aslında kendi içinde o konuda yeterince emin olmayabilir.

“Ben güçlüyüm.”

“Ben çok başarılıyım.”

“Ben çok zenginim.”

“Ben çok fedakârım.”

“Ben çok önemli biriyim.”

Bu cümlelerin sürekli tekrarlanması elbette tek başına bir karakter analizi yapmak için yeterli değildir.

Ancak insanın kendisini sürekli tanımlama ve başkalarına kabul ettirme ihtiyacı, üzerinde düşünülmesi gereken bir davranıştır.

Çünkü gerçekten kendisinden emin olan insan, her zaman kendisini anlatmak zorunda hissetmez.

Kendini ikna etmiş insanın, dünyayı ikna etme telaşı azalır.

Bu durum özellikle tartışmalarda daha net görülür.

Bir insan sizi yanlış anladı.

Gerçekten güçlü bir insan ne yapar?

Gerekliyse doğrusunu söyler.

Kısa ve net biçimde açıklar.

Sonra yoluna devam eder.

Saatlerce kendisini savunmak zorunda hissetmez.

Sayfalarca mesaj yazmaz.

Karşısındaki insanın zihnini zorla değiştirmeye çalışmaz.

Çünkü bilir ki herkesin onu anlaması mümkün değildir.

Herkes onu sevmek zorunda değildir.

Herkes onunla aynı fikirde olmak zorunda da değildir.

Bu kabulleniş, insanı ciddi anlamda özgürleştirir.

Çünkü sürekli ikna etmeye çalışmak, insanın enerjisini tüketir.

Bazen en büyük güç, haklı olduğunu ispat etmekten vazgeçebilmektir.

Fakat sessizliğin de yanlış anlaşılmaması gerekir.

Sessiz olmak, ezilmek değildir.

Sakin olmak, pasif olmak değildir.

Kendini ifade etmemek, güçlü olmak anlamına gelmez.

Gerçek güç; gerektiğinde konuşabilmek, gerektiğinde susabilmek ve ikisi arasındaki farkı anlayabilmektir.

Bir insan size sürekli saygısızlık yapıyorsa susmak zorunda değilsiniz.

Sınır çizmek gerekir.

“Hayır” demek gerekir.

Bazen net bir tavır koymak gerekir.

Ancak bunu bağırmadan, hakaret etmeden ve kendinizi kaybetmeden yapabilmek gerçek anlamda güçlü bir davranıştır.

Çünkü öfkenin kontrolü kaybedildiğinde, insan çoğu zaman karşısındakiyle değil, kendi duygularıyla mücadele etmeye başlar.

Bir de her söze cevap verme ihtiyacı vardır.

“Bana bunu söyledi, ben de altında kalamam.”

İşte bu düşünce insanı gereksiz savaşların içine sürükler.

Oysa hayatta her söze cevap vermek zorunda değiliz.

Her tartışmaya girmek zorunda değiliz.

Her insanı ikna etmek zorunda değiliz.

Her provokasyona karşılık vermek zorunda hiç değiliz.

Bazı insanlara verilebilecek en güçlü cevap, tartışmayı büyütmeden yolunuza devam etmektir.

Çünkü her tartışmaya girdiğinizde karşınızdakine enerjinizden bir parça verirsiniz.

Bazen cevap vermemek kaybetmek değildir.

Tam tersine, neyin sizin zamanınıza ve enerjinize değmediğini bilmek bir olgunluk göstergesidir.

Gerçek güç, hayatımızdaki herkesi kontrol etmek değildir.

Gerçek güç, kendimizi kontrol edebilmektir.

Ne zaman konuşacağımızı bilmek…

Ne zaman susacağımızı bilmek…

Neye tepki vereceğimizi seçmek…

Neyi görmezden geleceğimizi bilmek…

Ve gerektiğinde bazı insanları hayatımızda tutmama cesaretini göstermek.

Çünkü net sınırlar herkesin hoşuna gitmez.

Siz değiştiğinizde, bazı insanlar bundan rahatsız olabilir.

Eskiden her söylediklerine cevap veren biri artık cevap vermeyebilir.

Eskiden kendisini sürekli açıklayan biri artık yalnızca gerekli olanı söyleyebilir.

Eskiden herkesin onayını bekleyen biri artık kendi kararının arkasında durabilir.

İşte o noktada bazı ilişkiler değişir.

Bazı insanlar uzaklaşır.

Bazıları hakkınızda konuşur.

Bazıları sizi yanlış anlar.

Bırakın.

Herkesin hayatınızda kalmasını sağlamak için kendinizden vazgeçmek zorunda değilsiniz.

Sizi yalnızca sınırlarınız olmadığında seven insanların sevgisi, zaten gerçek bir sevgi değildir.

Hayatta herkesin sizi sevmesi mümkün değil.

Herkesin sizi anlaması da mümkün değil.

Fakat kendinize olan saygınızı korumanız mümkündür.

Bu nedenle bir ortama girdiğinizde herkesin size bakmasını beklemeyin.

Kendinizi duyurmak için sesinizi yükseltmeyin.

Değerinizi anlatmak için sürekli kendinizi pazarlamayın.

Gücünüzü ispatlamak için başkalarını küçültmeyin.

Çünkü gerçek güç gürültüye ihtiyaç duymaz.

Gerçek özgüven kendisini sürekli ilan etmez.

Gerçek saygınlık zorla alınmaz.

Ve gerçek güç, odaya girdiğinde herkesin sizi fark etmesi değil; sizin kendinizi fark etmenizdir.

Bazen en güçlü insan, en çok konuşan değil;

Ne zaman konuşacağını bilen insandır.

Bazen en cesur insan, herkese meydan okuyan değil;

Kendi öfkesine meydan okuyandır.

Bazen en güçlü cevap, söylenen her söze karşılık vermek değil;

Kendi yoluna sessizce devam etmektir.

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GENÇLERBİRLİĞİ26
  • 2GALATASARAY24
  • 3SAMSUNSPOR24
  • 4TRABZONSPOR24
  • 5CORENDON ALANYASPOR24
  • 6GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ24
  • 7KASIMPAŞA24
  • 8AMED SPORTİF FAALİYETLER13
  • 9FENERBAHÇE23
  • 10İSTANBUL BAŞAKŞEHİR23
  • 11BEŞİKTAŞ23
  • 12ÇAYKUR RİZESPOR23
  • 13GÖZTEPE21
  • 14ARCA ÇORUM21
  • 15EYÜPSPOR20
  • 16KOCAELİSPOR10
  • 17TÜMOSAN KONYASPOR20
  • 18ERZURUMSPOR20
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA