Hayatta elimizde olmayan bazı olaylar var.
Onlar bizim irademiz dışında tahsis edilen ve asla reddedemiyeceğimiz olgulardır.
Dünyaya gözümüzü onlarla beraber açarız.
Doğduğumuz evden tutun,anamız babamıza kadar...
Köyümüz,kasabamız,şehrimiz,memleketimiz,ulusumuz...
Dilimiz,dinimiz,soyumuz,sopumuz,rengimiz,cinsimiz...
Çirkinliğimiz veya güzelliğimiz...
Tüm bunlar doğumumuzla beraber vucut bulur.
Ve ölene kadar bizimledir.
Bizimle sonsuza kadar gider.
Seçme ve seçilme yetisini kazandığımızda bile doğumla beraber kazandığımız bu vasıflardan herhangi
birini kabul etmeme lüksümüz yoktur.
Yani...
''Annemi beğenmedim başka bir anne istiyorum'' demek gibi.
Baba içinde hakeza...
''Böyle babamı olur bunun yerine şöyle bir baba isterim''demek insanoğlunun fıtratına ters bir
durum olur.
Kalem kırılmıştır bir kere.
Neyse odur..
Ne çıkarsa bahtına misali.
Geri iadesiz bir ürün misali kabul etmekten başka çaremiz yoktur.
Şaka bir tarafa!...
Benim elimde seçme imkanım olsaydı mevcut ana ve babamı tercih etmezdim diye aklımdan geçmiyor
değil hani.
Gönül bu ya...
Birbirine aşık, kültürlü,eğitim düzeyi yüksek,hoşgörülü,entellektüel bir anne ve baba
profilinde birilerini seçsem fenamı olurdu.
Buradan varmak istediğim hedef şudur:
İnsanların ellerinde olmadan haiz oldukları vasıfların...
Ne büyük bir öğünç,gurur ve üstünlük...
Ne de aşağılık,yerinme ve kendini küçük görme sebebi olamayacağıdır.
Günümüzde hala...
''Biz şuralıyız,biz buralıyız,bize falan derler,bizim soyumuz şurdan gelir'' gibi içinde kendini
büyük görme,kibir ve asalet budalalığının örneklerini çok duyuyoruz maalesef.
Farz edelim...
Annesi kendisini genelevinde doğuran bir kişi ne yapsa da bu yazgıyı veya geçmişini ne derece değiştirebilir.
Tabiatın fıtratına uygun değil.
O zaman...
''Sen şusun biz buyuz,senin dinin benim dinim,senin memleketin benim memleketim...'' gibi nitelemeler
akla ve mantığa ziyan...
Ve ayrıca da barışı ve dostluğu,toplum huzurunu dinamitleyen tutum ve değerlendirmelerdir.
Bana göre bugün dünyanın içinde bulunduğu sorunların büyük bir bölümünü de bu kara
zihniyet sebep olmaktadır.
Uluslararası toptancı nitelendirmeler halkları birbirine düşman etmektedir.
Almanlar şöyle,Ruslar böyle...Hiristiyanlar,Yahudiler falan filan...
Ülkeleri yönetenlerin hatalarını eleştirmek ayrı, halkları bu yönetimlerin hatalarına ortak etmek ayrı diye şeylerdir diye düşünüyorum.
Bu mesele uzun uzun anlatmaya teşni bir meseledir.
Ancak...
Var olanı ve olmuşu olduğu gibi kabul etmek ve saygı göstermek yapacağımız en doğru hareket olacaktır.
Saygılarımla...
Şaban Külhancıoğlu
ANAMI BEN Mİ SEÇTİM!
Mustafa Cengiz
KOŞ KAYSERİSPOR KOŞ… KİM TUTAR SENİ?!...
Mehmet Arpa
ÜÇ KELİMELİK CÜMLEDEN 150 SAYFALIK DRAM YAZMAYIN!
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
TERÖR,"AÇILIM ÜSTÜNE AÇILIM YAPARAK" BİTMEZ!
Mustafa Mete ÖZPINAR
İLAHİ HESAP ve SAĞLAM İMAN
Ali İhsan Öztürk
İHSAN UMUTLANIYOR
Bekir Oğuz Başaran
TÜRKÜLERİ SEVİYORUM
Ali Rıza Navruz
ÖMRÜM
Mustafa Temizer
KİM SORGULADI?..
M. Kemal Atik
GÜVERCİNLER, BİR ŞEHRİN MANEVİ SİMGESİDİR-2