Geçtiğimiz günlerde (Mart2026) Erciyes Üniversitesi Kalp Hastanesi Yoğun Bakım Servisinde 12 günlük bir yatış serüvenim oldu.
Bunun altı günü yoğun bakım servisinde geri kalanını normal serviste geçirdim.
Bir kere altını kalın harflerle çizmem gerekir ki...
Yoğun Bakım Servisinin normal servise göre adına münasip hassasiyette bir farkı olmadığını hatta...
Normal servisteki aldığım sağlık hizmetinin daha kaliteli olduğunu söylemeliyim.
Öncelikle...
Yoğun bakımdaki hizmetin yetersiz olmasından dolayı...
Üstelik Yoğun Bakımda yatan hastanın prosedür gereği dış dünya ile irtibatının kesiliyor olması büyük bir handikap oluşturuyor.
Tabir yerinde ise yoğun bakımdaki hastaların işi Allaha kalıyor!
Herhangi acil bir durumda elinizi attığınız acil butonlarının çalışmadığını ne acı ki fark etmek durumunda kalıyorsunuz.(Ben çalışanını görmedim)
Sesinizi feryat figan duyurabilirseniz ne ala.
Diyelimki duyurdunuz...
Hemşirelerin tavırları sizi çağırdığınıza pişman edecek cinsten oluyor.
Çünkü akşam o koyu sohbetlerini bırakıp gelmeleri kolay olmuyor.
Başıma gelen ciddi bir olayda bu duruma yakınen şahit olduğumu söylemeliyim.
Aniden burnum kanadı ve hemşirelere bir türlü ulaşamadım.
Kendi çabalarım ve bir hasta bakıcının ilgisi sayesinde burnumdaki kanamayı ancak durdurabildim.
Bu durumu ilettiğimde ise hem hemşire hem iki asistan doktordan hasmane bir tepkiyle karşılaştım.
Bir diğer yaşadığım sıkıntıda ise iki defa anjio ameliyatından sonra sağ ve sol bacağımda simsiyah morluklar oldu ve bir aydır hala geçmiş değil.
Bu durumu ameliyat sonrası yapılması gerekli ilgi ve dikkat eksikliğine bağlıyorum.
Akşam ve gece geç saatlerde koridordaki gürültü evlere şenlik!
Nöbet odalarından gelen televizyonun sesini bütün servisten duyulabilmek mümkün.
Benim yattığım (Mart2026) dönemde sanırım yoğun bakımda servisinde tadilat inşaatı vardı.
Herhalde yoğun bakım hastaları bu türden gürültüleri algılamaz gibi bir anlayış vardı sanki.
Bu olumsuzluklar arasında hasta bakıcı,hemşire ve asistan doktorlardan...
Şansınıza insani vasıfları öne çıkmış bazı kişilerin çıkma ihtimali de vardı.
Asistan doktor Kerem Şahin,hemşirelerden Nazlıhan Akdemir,Fatih Akkoç işini severek yapan personellerdi diyebilirim.
Ama...
Yoğun Bakımda ve normal serviste en dikkatimi çeken şey...
Bilhassa asistan doktorlarda hasta iletişimi denen bir olguyu hissedemedim.
Veya bana geçmedi.
Genel olarak asistan gençlerde hastaya tepeden bakma,nezaketsizlik hakim.
Konuşurken en azından hastanın yüzüne bakmaları daha insani olur sanıyorum.
Hastanın yanına geldiklerinde ağızlarından ''Geçmiş olsun'' sözünü çok esirgedikleri görülüyor.
Şükredelim ki...
Dct.ve Prf.Dr.Düzeyindeki hocalarımızda bu asistanlardaki 'Havanın' on da biri yok.
İyi ki...
Hocalarımızda bütün hastalara yetecek tevazu ve nezaketi görebilmek mümkün.
Güya...
Hastalar psikolojik desteğe en fazla ihtiyacı olan kişiler diye bilinir.
Gençlerin tıp tahsilinde psikoloji nedir hastaya psikolojik destek nasıl sağlanır bu kardeşlerimize verilmediği apaçık görülüyor.
Herhalde...
Özel hastanede yatan hastaya ayrı kamu hastanelerinde yatanlara ayrı bir davranış hastalığı asistan doktorlarımıza şimdiden geçmiş gibi.
Gelelim temizlik meselesine...
Kalp hastanesinin yoğun bakım ve normal servislerinde hasta tuvaletlerinin durumu bir fecaat.
Mikrop bulaşmadan taburcu olursanız madalyayı hak ediyorsunuz demektir.
Servislerin fiziki şartları çok kötü.
Duvarlar rengini kaybetmiş.
Yıllardır boyasızlık ve kirden.
Bazı odalarda tuvalet hiç yok.
Bir tuvaleti bütün servisteki hastalar kullanmak durumunda...
12 Günlük yatış süremde bir türlü ilaçlarımı zamanında alamadığım hususu bir Üniversite hastanesinin kusuru olmamalı diye düşünüyorum.
İlaçlarımın hem temin hem zamanlama meselesi bir türlü halledilemedi nedense.
Yemek meselesi tartışmaya mahal olmayacak cinsten.
Hijyen,kalite,çeşit ve sunum başlı başına bir sorun yumağı.
Hülasa...
66 Yaşındayım ve yıllardır kronik kalp ve şeker rahtsızlığım sebebiyle hemşire,hastane ve doktorlarla münasebet içinde olan birisiyim.
Bir çok doktorumuza ve sağlık çalışanımıza teşekkürlerimi hem bakanlığa hem hastane yönetimlerine iletmekten mutlu olan birisiyim.
Ancak...
Bu en son Erciyes Üniversitesi Kalp Hastanesinde gördüğüm ve karşılaştığım manzaralar pek iç açıcı değildi.
Ne acıdır ki...
Bir geriye gidiş seziyorum.
Bu ülkenin bu şehrin bir vatandaşı olarak bu duruma çok üzülüyorum.
Sorumlu bir vatandaş olarak gördüklerimi ileterek vazifemi yerine getirdiğimi düşünüyorum.
Yetkililerimizin bilgisine arz ederim.
Saygılarımla...
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
HEMŞİRELERİMİZ HAK ETTİĞİ DEĞERİ BEKLİYOR
KADİR DAYIOĞLU
SIRADA TÜRKÜLER VAR
Ali Rıza Navruz
SİTEMNÂME.. /16-19/
Mustafa Mete ÖZPINAR
SADAKAT ve MUTLU AİLE NİĞMETTİR
Şaban Külhancıoğlu
MAHALLEMİZ 'BİR TANE'YDİ
Mustafa Cengiz
ÖZÜR DİLEYİNCE BU İŞ BİTİYOR MU?
Ahmet Sıvacı
ANNELER GÜNÜ ÖYLE Mİ?
Mustafa Göçer
DOĞA KÖRLÜĞÜNDEN UYANMALlYlZ
Faruk Ergan
KİMSE DUYMADAN
Bekir Oğuz Başaran
DEĞİŞMEM GAZELİ