EKONOMİ
Giriş Tarihi : 19-05-2026 11:01

AİLE YAPISI DEĞİŞİYOR, GAYRİMENKUL İHTİYACI DÖNÜŞÜYOR

AİLE YAPISI DEĞİŞİYOR, GAYRİMENKUL İHTİYACI DÖNÜŞÜYOR

Türkiye İstatistik Kurumu tarafından yayımlanan “İstatistiklerle Aile, 2025” verileri, Türkiye’de aile yapısının, hanehalkı büyüklüğünün ve yaşam biçimlerinin önemli ölçüde değiştiğini ortaya koydu. Verilere göre Türkiye’de 2008 yılında 4 kişi olan ortalama hanehalkı büyüklüğü, 2025 yılında 3,08 kişiye geriledi. Tek kişilik hanehalklarının oranı ise 2014 yılında %13,9 iken 2025 yılında %20,5’e yükseldi.

Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Altın Emlak Global Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, “Türkiye’de aile yapısı küçülürken, gayrimenkul ihtiyacı da daha kişisel, daha fonksiyonel ve daha erişilebilir çözümlere doğru dönüşüyor. Artık aynı konut tipi her hane için uygun değil. Tek yaşayan bireyler, çekirdek aileler, tek ebeveynli haneler, yaşlı bireyler ve çocuklu aileler farklı konut beklentilerine sahip. Bu değişim, gayrimenkul sektöründe doğru lokasyon, doğru metrekare, doğru bina niteliği ve doğru fiyat dengesinin önemini daha da artırıyor” dedi.

Tek Kişilik Haneler Artıyor

Özelmacıklı, “TÜİK verilerine göre, yalnız yaşayan fertlerden oluşan tek kişilik hanehalklarının oranı 2025 yılında %20,5’e ulaştı. Tek kişilik hanelerin artması özellikle büyükşehirlerde 1+1 ve 2+1 konutlara, merkezi lokasyonlara, ulaşım akslarına yakın ve daha kolay yönetilebilir yaşam alanlarına olan ilgiyi artırıyor. Bu grup için güvenlik, bina aidatı, ulaşım kolaylığı, sosyal olanaklara yakınlık ve bakım maliyetleri satın alma ya da kiralama kararlarında belirleyici hale geliyor” ifadelerini kullandı.

Yaşlı Nüfusun Konut İhtiyacı Daha Görünür Hale Geliyor

Verilere göre Türkiye’de 2025 yılında hanelerin %26,1’inde 65 ve daha yukarı yaşta en az bir fert bulunuyor. Tek kişilik hanehalklarının %33,2’sini ise tek başına yaşayan yaşlı bireyler oluşturuyor. Tek kişilik yaşlı hanehalkları içinde kadınların oranı %73,5 seviyesinde gerçekleşti.

Özelmacıklı, “Tek başına yaşayan yaşlı nüfusun artması, konutlarda erişilebilirlik kriterlerini daha kritik hale getiriyor. Asansörlü binalar, sağlık hizmetlerine yakın lokasyonlar, güvenli site yapıları, düşük katlı veya erişimi kolay konutlar, merkezi ısıtma ve bakım kolaylığı sağlayan yapı özellikleri yaşlı bireyler için daha fazla önem kazanıyor. Gayrimenkul seçiminde artık yalnızca fiyat ve metrekare değil, yaşam kalitesini sürdürebilme kapasitesi de dikkate alınmalı” dedi.

Konut Sahipliği, Yaşam Kalitesi ve Ekonomik Erişilebilirlik Öne Çıkıyor

Gelir ve yaşam koşulları araştırması sonuçlarına göre, 2025 yılında fertlerin %57,1’i oturduğu konutun sahibi olurken, %27’si kiracı olarak yaşamını sürdürdü. Bununla birlikte nüfusun %28,8’i konutunda sızdıran çatı, nemli duvarlar, çürümüş pencere çerçevesi gibi sorunlarla karşılaştı; %27,9’u izolasyon kaynaklı ısınma sorunu yaşadı. Hanehalkı tipine göre yoksulluk oranı incelendiğinde ise geniş ailelerde bu oranın %27,1’e ulaştığı görüldü.

Özelmacıklı, “Konut sahipliği Türkiye’de aileler için önemli bir güvence alanı olmaya devam ediyor. Ancak artık gayrimenkul tercihlerinde sadece fiyat avantajı değil; yalıtım kalitesi, bakım durumu, enerji verimliliği, çevresel koşullar ve uzun vadeli kullanım maliyetleri de dikkate alınmalı. Geniş ailelerde ise daha büyük metrekare ve uygun fiyat dengesi öne çıkıyor. Bu nedenle gayrimenkulde profesyonel danışmanlık, müşterinin bugünkü bütçesi ile gelecekteki yaşam ihtiyacını doğru eşleştiren stratejik bir hizmet haline gelmiştir” ifadelerini kullandı.

AdminAdmin