Hüseyin Cömert Hocamız, Kayseri Eğitim Tarihi hafızasına küçük ama önemli bir not bırakmış, “facebook”unda. Paylaşmak istedim. Köşeli parantez içerisindeki açıklamalar ve boldlar bana ait.
Başlığı şöyle; “Kayseri Kız İlkögretmen Okulu 50. Yıl Buluşması”. Hocamız devam ediyor:
Benim de katılmaktan mutluluk duyduğum, Kayseri Kız ilköğretmen Okulu mezunları ve öğretmenleri bir araya gelerek bu tarihi günü muhteşem bir etkinlikle kutladık. Bu toplantıyı tertipleyenleri kutlarken Kayseri’de açılıp kapanan öğretmen okulları ile ilgili bir not düşmek istiyorum.
Kayseri’de ilk Muallim Mektebi 1909 yılında Mutasarrıf Muammer Bey tarafından Kurşunlu Camii yakınındaki Uzunyol da bir konakta açılmış olup okul müdürü Şair [Maden Y. Müh.] Behçet Kemal Çağların babası ziraat mühendisi Şaban Bey dir. Çağlar, babası Erzincan’da görevli iken, orada doğmuş. Sanırım, aslen de Germir tarafındanlar. Bunu Cömert iyi biliyor. Belli ki burası yazlıkları.
[Şaban Beylerin, Hisarcık’ta Hikmet Yedekçioğlu İlkokul’nun bulunduğu adada, mezarlığa doğru büyük bir bahçeleri varmış. Okul, Milli Eğitim’in kamulaştırması üzerine Hikmet Hanım hayrına yaptırtmış. Hikmet Hanım da anne tarafından merhum eczacı Ünal Özkan’ın akrabası olur.
Şaban Beylerin Bahçesi, Bir kısmı miras yoluyla devredilmiş, bir kısmı da satılmış. Mesela, Balabanlar’ın (Bankacı Orhan Balaban) olarak bilinen bahçeyi Orhan Balabanın dedesi Hacılarlı Mustafa Fehmi Efendi satın almış. Mustafa Fehmi Efendi de Taşçıoğlu Ömer Efendi’nin bacanağı olurmuş. Burada Taşçıoğlu’nun da bahçesi varmış.
Bu ada da Dr. Salih Gazioğlu, Diş Tabibi Rüştü Yurteri ve yanı Yurteri’nin bir akrabasının, En sonda Kartınların evi var. Burası onlara aitmiş. Rauf Kartın’ın yarış atları vardı. Oğlu merhum Talat Abi’yi tanırdım. Çocukları, tıbbı cihaz satıyor.
Tabii, nereye kadar Şaban Beylerin’di? Ama bahçe Şaban Beylerin diye anılır. Bilmiyorum ama Gazioğlu’nun sonradan, Ömer Efendi’nin mirasçılarından (Şahnaz Hanım) aldığını biliyorum. Şaban Bey, Yurteri’nin anne ve babasının dayısı olur. Yine Yurteri’nin anne tarafından dedesi, tüccar Mesut efendi.
Taşçıoğlu Ömer Efendi de Kayseri Elektrik Şirketi kurucuları arasında (1887–1953). İdare Meclisi Başkanlığı yapmış. Kayseri Ticaret Odası Başkanı, 6-7 ve 8.dönem Kayseri milletvekili)]
Daha sonra okul1913? Bahçebaşı Mahallesine taşınmış ve burada öğretime devam etmiş.1917 yılında bu okulun ikinci ve üçüncü sınıf öğrencilerinin tamamı (40? Kişi) yedek subay olarak Filistin Cephesine gitmiş ve büyük çoğunluğu orada şehit düşmüş “Ey on beşli on beşli, on beşliler gidiyor, kızların gözü yaşlı” Türküsü bunların adına yakılmıştır.
1918 yılında okul kapanmış. Cumhuriyet döneminde 1922 yılında Gazipaşa ilkokulu’nda yeniden eğitime başlamışsa da kısa süre sonra boradaki öğrenciler diğer illere dağıtılarak 1925 yılında Türkiye’de ilk defa Zincidere Köyünde Köy Muallim Mektebi açılmış ve 1932 yılına kadar öğretime devam etmiş.
[Konu Zincider’den açılmışken, eğitimle ilgili bir bilgi vereceğim. Büyük eğitimci M. Rauf İnan, “Bir Ömrün Öyküsü 1, Mart 1986 1. Baskı) ” isimli anılarında, “… 1925’te İstanbul Erkek Muallim Mektebini bitirerek Zincider Öksüz Yurdu’na” atanmış. Uzun ve meşakkatli bir yolculuk sonrası Kayseri’ye gelmiş. Devam ediyor; Zincider’de 1. Dünya Savaşı’ndan önce Amerikalıların açtıkları bir Öksüz Yurdu varmış. … Gittiğimde o binada 5 sınıflı bir öğretmen okulu vardı. … Orada bir de Öğretmenler Derneği kurduk. Diyor. İşte Hüseyin Hocamızın sözünü ettiği Köy Muallim Mektebi, burası olsa gerek. Dostlar, keşke anılarını bulup okuyabilseniz. Çok önemli bilgiler var.]
Hocamız devam ediyor: 1938 yılında Pazarören’de açılan Köy Enstitüsü ve devamında öğretmen okulu 1976 yılına kadar eğitim vermiş ve bölgenin kaderini değiştirmiş.
İşte Pazarören Köy Enstitüsünü kuran inşa eden Etem Öker kahramanımız da “Ey on beşli on beşli”lerden.
[Cömert Hocamız, merhum Ethem Öker’in anılarını paylaşsa da “Şehit olmaları nedeniyle Sakarya Harbinde Kayseri Lisesi o yıl mezun vermedi” yalanını uyduran ve buna inananların kulaklarına küpe olsa. Kayseri’den, iri yarı öğrencilerin sadece Kayseri Lisesi’nden değil de diğer okullardan da Filistin Cephesine gittiklerini öğrenseler. Tabii, bir de öğretmen Cevat Beyin anıları (Esen) önemli. Rahmetli “kıl payı kurtulmuş” cepheye gitmekten.]
Kayseri Kız İlköğretmen Okulu (1960-1961?) öğretim yılında İstasyon Caddesinde (Kız Ortaokulu’nun bulunduğu binada) [Benim İlkokula (İnönü) başladığım1952-1953 yıllarda Kız Ortaokulu vardı ve aynı binadaydı, Başöğretmen de Refik Göçmengil idi. Eczacı Sezin Göçmengil’in (Ersin) babası olur.] öğretime başlayıp 1966 yılında Sümer Lisesi yakınında bulunan yeni binaya taşınır ve kapandığı 1976 yılına kadar burada eğitime devam edilir. İşte böyle bir okulun son mezunları ve öğretmenleri olarak 16 Mayıs günü Kayseri’de bir buluşma gerçekleşmiş oldu.
Değerli Hocam ağzına, kalemine sağlık. Bilgi kirliliğinin yaşandığı Kayseri’de sağlıklı bilgilere çok ihtiyacımız var.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
CHP'Yİ SEÇİME GÖTÜRECEK İSİMLER VE KONUŞULANLAR!
Mustafa Göçer
NEDEN BU KADAR ÇOK ÇALIŞIYORUM?
KADİR DAYIOĞLU
KAYSERİ KIZ İLKÖĞRETMEN OKULU
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
1. İLETİŞİM SORUNU
Ali Rıza Navruz
SEVDA YOLU TÜRKÜSÜ
Mustafa Mete ÖZPINAR
MAHŞERDE ŞAHİDİMİZ BEDENİMİZ OLACAKTIR
Mustafa Cengiz
ACISI İLE TATLISI İLE SEZON BİTTİ!
M. Kemal Atik
BİR HÜZNÜN ARDINDAN
Şaban Külhancıoğlu
ANNELER GÜNÜ KAPİTALİZMİN TUZAĞI MI?
Mustafa Temizer
TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİ Mİ? BU ÇAĞRI NEDEN ENGELLENİYOR?