Başkan merhum Niyazi Bahçecioğlu’nun “en önemli icraatı nedir?”diye sual edecek olursanız; başlattığı Nazım İmar Plan çalışmaları derim. Bahçecioğlu, 1944 yılında, Başkan Emin Molu’nun “Alman Profesör Ösner” ve Prof. Kemal Ahmet Aru’ya yaptırttığı imar planını yeniden ele alması çok önemli değişimdi, Kayseri için. Nazım İmar Planını yapan da Yüksek Mimar ve Şehir Plancısı merhum Yavuz Taşçı idi. Taşçı, döneminin önemli plancılarındandı.
Plan çalışmalarının çok uzun bir hikayesi var. Taşçı, 1980 askeri darbesinde “plan” nedeniyle gözaltına alındı, bir müddet yattı. Sonra ne oldu bilmiyorum.
Yanılıyor olabilirim ama Niyazi Bahçecioğlu döneminde Belediye’nin sözleşmesini tek taraflı fesh etti. Yani, aşağıda vereceğim söyleşide Taşçı’nın dediği gibi, işi kendisi bırakmadı… Biliyorsunuz, plan çalışmalarına Çetinbulut’un başkanlığı döneminde Bülent Berksan devam etmişti.
Taşçı’nın plan çalışmaları esnasında, dedikodular ayyuka çıkmıştı.Yaptığı bir söyleşinin bir yerinde Taşçı, bu konuda, üstü kapalı da olsa bir şeyler anlatıyor gibi,www.arkitera.com’da (Haziran 2009). Bu söyleşi arşivimde var.
Mesela, Serbest Mimarlık Dergisinde çıkan “Kaleiçi Düzenlemesi” ile ilgili, yarışmacılarla yapılan bir söyleşi var, Prof. Dr. Sevgi Lökçe Hocamız moderatörlük yapmış. Jüride bulunan Büyükşehir temsilcisinin, üyeleri nasıl yanılttığını anlatıyorlar.
İfade şöyle: “Kayseri Konya'dan zor bir kent. Tüccar bir kent, daha zor şartlarda yaşayan bir kent. Bir imar planı her zaman bir savaştır. (…)” Belki de, Taşçı’nın 1980’de gözaltına alınmasında bu halin etkisi olmuş olabilir. Sözleşmenin feshinde de…
Ülkemizde yapılan imar çalışmalarının nasıl bir çıkar kıskacı içerisinde olduğunu, üstü kapalı da olsa, veciz bir biçimde anlatan bu söyleşinin, Kayseri ile ilgili kısımlarını vermek istiyorum. Söyleşiyi Ömer Yılmaz yapmış.
Ömer Yılmaz: Konya Projesiyle başlayalım isterseniz, biraz anlatabilir misiniz?
**
Yavuz Taşçı: (…) Konya ve Kayseri'de yapılan planlar Türkiye'nin hiçbir yerinde yapılmamış planlardır. Ben ikisinde de şehrin merkezini başka yere, kentin gelişmesini istediğimiz yöne yönlendirecek alanlara taşıdım. Bunu o tarihlerde görenler yarışmayı kazandığımız halde gerçekleşeceğine inanmadılar ama % 98 gerçekleşti.
(…) Şöyle bir karar vermiştim: Geleceği tahmin etmek yerine, geleceği kendi doğru gördüğümüz formlarla şekillendirelim. Bunun yapıldığı yıllarda bir slogan halinde henüz dünyada bilinmiyordu.
(…) Konya ve Kayseri'de aynı şeyi yaptım. Bir sürü iç varlığı belli olmayan, görünmeyen bir takım risk iştahlarını ortaya çıkarttık. Onlarla beraber çok kısa zamanda merkezin sıçramasını sağladık.
Konya'nın kuzey-kuzeybatı yönüne Kayseri'nin kuzeydoğu yönüne ilerlemesini sağladık. Son derece sertleşmiş ve üzerinde operasyon yapılamayacak şekilde katılaşmış mülkiyet yapısını çözdük. Daha büyük daha rahat satın alınabilir ucuz arazileri, gelişebilen alanlara doğru büyüttük. (…)
ÖY: Kayseri'yi bir darbe yemiş gibi görüyorum.
**
YT:Kayseri Konya'dan zor bir kent. Tüccar bir kent, daha zor şartlarda yaşayan bir kent. Bir imar planı her zaman bir savaştır.Bir yürek meselesidir hem plancı, için hem planı yaptıranlar için. Plancının alacağı kararları belediyeye kabul ettirmek zor bir iştir, halka kabul ettirmek de zor bir iştir. Bu arada büyümeyi belli koridorlar içinde yürütmeyi sürdürdüğünüz miktarda da itirazlar artıyor. Olmayacak yerler değerlendi, kentin eski merkezinin olduğu yerlerde değerlenme yok gibi. (…)
Konya gibi hakkına razı olan insanların bulunduğu yerlerde çalışmak tabi daha kolay. Kayseri'de de son derece yeniliğe ve büyümeye açık sürekli olarak geleceğin iyi olduğunu gördükleri yerde hemen katılan ticaret yapmaya alışmış insanlar var ama bunun yanında eski merkeze yakın yerlerimiz var oralar niye kıymetlenmiyor diyenler de var.
Buradaki politikacıların da Ankara ve İstanbul'da bağlantıları var ve yanlış yönde baskı yapabiliyorlar. Ben bir süre daha devam edip Kayseri'yi bıraktım ve gelişmesini istemediğim çukur bir bölgeyi doldurduklarını gördüm.
ÖY: Konya'ya bir de tramvay yaptılar. Planınızda o da var mıydı?
**
YT: Evet vardı. Ama onlar nereye uyguladılar bilmiyorum. Geçen gün televizyonda izledim belediye yetkilisi (Kayseri’yi kastediyor. k.d.) şehrin içindeki stadyumu kaldırıp oradan gelen para ile şehir dışında iki stadyum yapıldığını anlattı.
**
Halbuki şehir içindeki bir stadyum aktif bir yeşil alandır, otoparkları tüm hafta boyunca kullanılır. Hafta sonu merkezde kimse yoktur ama spor karşılaşmaları olur, orayı tekrar canlandırır. (…)”
**
Bir plancının gözünden Kayseri böyle. Kent merkezinde ki, bir birine girmiş devasa binalar herhalde, bize bir şeyler anlatıyor. Peki, bunda merhum Taşçı’nın hiç mi katkısı yok? Elbette var. Ama bizzat bana anlattıklarını burada anlatamam. Anlattığım anda aforoz ederler beni?
**
Öyle ya; Konya’da çok rahat çalıştı da, Kayseri’de bu rahatlığı neden bulamadı? Bunun ipucunu söyleşide vermiş. Gözden kaçmaması gereken konu şu: Belediye meclislerinde sağlık, çevre vs komisyonlarına kimse girmek istemez ama imar komisyonlarına girmek için herkes can atar acaba neden?
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR, TFF 1. LİGE YAVAŞ YAVAŞ ISINIYOR!
Faruk Ergan
YÜZDE 12,5
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
ONURUMUZ KIRILIYOR… UMUDUMUZ YOK EDİLİYOR
KADİR DAYIOĞLU
YAVUZ TAŞÇI
Ali Rıza Navruz
UDUM İLE HASBİHAL
Mustafa Mete ÖZPINAR
DÜNYANIN BEKLEDİĞİ İHANET
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
3.İLETİŞİM SORUNU
Mustafa Göçer
TEMİZ ÜRETİCİ VE OLUMLU TÜKETİCİ OLMALIYIZ
Mustafa Acar
YARIM EKMEK, BİR ŞEFTALİ
İhsan Görücü
BİLMEDİĞİNİ BİLMEYENLERİ GEÇECEKSİN