Kartal kavşağı düzenlenmesine başlayalı, üzerinden on gün geçti. İşe hızlı başlandı. Umarım bu hız kesilmez ve bu yıl sonunda servise açılır. On gün içerisinde, gözlenen şu; sürücüler alternatif yollara alışmış gibi. Tıpkı, cenazelerin, Hulusi Akar’dan kalkmasına alıştığı gibi. Yine umarız, bu usul değiştirilmez, cenazeler buradan kaldırılmaya devam eder; “RTE” Millet Bahçesine yapılan camiye taşıma gibi bir yanlışlığa düşülmez.
**
Pandemi sayesinde, Ulu Camii ve Hunat’an cenaze kalkmasına son verildi. Mahallinde cenazeler kalmaya başladı. Çok da iyi oldu. Bu sayede; “Yillilerin cenazesi Camii Kebir’den, köylülerin cenazesi Hunat’tan kalkar!” gibi, bir söyleyiş “ilkelliğinden” kurtulduk.
**
Memduh Başkan’dan ricamız, “oturma” arkadaşlarının, belirli “yilli çevrelerin” baskısına bakıp, eski usule dönülmesin. Hele hele Millet Bahçesi’ne asla… Zira, kavşakta, trafiği rahatlatacağız derken, iki vakit de olsa, araç ve insan yığmaya başlar, Bahçe ve haliyle Kavşak’ta…
**
Bir de ben Büyükkılıç Başkanın yerinde olayım, Özhaseki Başkan ile görüşüp, Cumhuriyet Meydanı’ndan başlayıp, Tekiri aşıp, Develi girişinde sonlanan, takribi 42 kilometrelik, “Gines rekorlar kitabına” girecek “Mehmet Özhaseki Bulvarı” isminin bir revizesini isterim. Doğru olan da bu teklifi Başkan Özhaseki’nin yapması. Sanırım, o da bu eylememden rahatsız olmuştur. Farkındalar mı bilmem, açıktan olmasa bile kamuoyundan büyük tepki var. Yüzüne gülenlere sakın aldanmasın!
**
Mesela, Mehmet Beyin adı, “Erciyes tesislerine” verilebilir, üç girişine, “Mehmet Özhaseki Erciyes Kompleksi” benzeri bir “devasa levhalar asılabilir. Bu yeterli gözükmezse, kent içinde bir objeye de Başkanımızın ismi verilebilir. Öyle ya, Başkanımızın çok büyük hizmeti oldu bu kente, ismini kalıcı kılmak bir vefa duygusu. Ama Seyid Burhanettin”, Erciyes isimlerini kaldırıp Başkanımızın isimlerini vermek hem doğru ve hem de şık değil. Ayrıca, enaniyet kokar. Bildiğim kadarı ile Sayın Özhaseki de bu konuda çok hassas.
**
Mesela, eş zamanlı, “Eski Çevreyolu”, sonra “Kocasinan Bulvarı” adını taşıyan devasa caddeye, “Mustafa Elitaş Bulvarı” denmişti. Yoğun tepkiler üzerine, vazgeçildi. Ama yapılan açıklamada “tepkilerden” önce Elitaş, kabul etmemiş. Öyle ya da böyle, vahim hatadan dönüldü.
**
Beyler şu unutulmasın, bu kentte, gelmiş geçmiş her kimse, “Erciyes’ten”, “Mimar Sinan”dan (1488/1490 –1588) yüce değildir. Kusura kalmasınlar, buna tevessül edenler “kent hafızasını” yok saymayacaklar. Kendileri gelip geçici ama Seyid Burhanettin, Kocasinan, Erciyes kalıcı. Erciyes, bu kentin simgesi, Sinan da çağlar üstü… Seyid Burhanettin de tasavvuf büyüklerinden.
**
Mesela, iki asra yakın Osmanlı’da “ser mimarlık” yapan, hemşerimiz, Talaslı, Balyan ailesinin ismi Talas’ta yaşatılamaz mı?
**
Bilindiği gibi, Sinan “klasik” üslubun evrensel çapta mimar/mühendisi, “Balyan ailesi de, 18. ve 19. yüzyıl Osmanlı mimarisine damga vuran, Ermeni kökenli saray mimarları (hassa mimarları) ailesi. Aile, özellikle Barok, Rokoko ve Ampir üsluplarını Osmanlı geleneksel mimarisiyle sentezleyerek, Dolmabahçe ve Beylerbeyi gibi ikonik saraylar başta olmak üzere İstanbul'un çehresini değiştiren ‘eklektik’ bir mimari ekol geliştirmiş.”
**
Gerek Kocasinan gerekse Balyanlar, “statik ve estetik endişeyi”, eserlerine yansıtan, eserlerinde “meczeden” büyük usta; büyük mimar ve mühendisler. Bunların öğrencileri de öyle. Mesela, Ser Mimar Sedefkar Mehmet Ağa (1560-1617). Sultan Ahmet Camii mimarı.
**
Bir Mehmet Ağa daha var (ölümü, 1155 H. 1742 M.). Nizeli… İkisi çok karıştırılır. Kayserili, Sinan’dan iki asır sonra. “Yeni Valide Camii, diğer adıyla Valide-i Cedid Camii, İstanbul'un Üsküdar ilçesinde”, sahile yakın. Cami, 1708-1711 yılları arasında “Kayserili Mehmed Ağa” tarafından yapılmıştır.
**
Söz ulaşımdan açılmışken, amaç toplumu taşımı özendirmek olmalı. Bunda hemfikir olmayan hemen hemen yok gibi. Acaba, yaşlı otobüsler, bu amaca ulaştır mı bizi? Mesela, evimin bulunduğu yer gereği, sık sık otobüsü kullanmak ihtiyacı hissediyorum. Bizim hatta (30 nolu hat), çalışan otobüsler, tıka basa doluyor, hem gelişte ve hem de gidişte. Özellikle “pik saatlerde” bu daha da iyi gözüküyor, bu.
**
Acaba benzeri hatlarda, kapasitesi yüksek araçlar servise konamaz mı? Dostlar, inmek bir mesele, binmek bir mesele. İnsanlar tıkış tıkış gidiyor. Birde sürücü, sert davrandı mı insanlar birbiri üzerine yığılıyor, savruluyor.
**
Bir de gözlediğim şu; benim gibi yaşlılar, baston kullananlar, iki basamaklı olduğu için, binmekte çok zorlanıyor. Bazan, mesela bana, gençler yardım ediyor, inmeme-binmeme. Artık, yavaş yavaş “tek basamaklı otobüsler” hizmete alınamaz mı? Hem filo gençleşir ve hem de insanlar özenir, toplu taşıma. İnanın, park sorunu olması, insanları vazgeçiremezsiniz kendi aracı ile seyahatten.
**
Mesela, araç yenilemeye Büyükşehir özen gösterir; özel araç sahipleri, alımda, teşvik edilir. Benimkisi bir öneri, nasıl uygulanabilir; uygulanabilir mi, uygulanamaz mı, bilemem! Hele akaryakıta gelen inanılmaz zamlar, doğal olarak, insanları toplu taşıma yönlendiriyor. O nedenle, ne edip, edip, Talas-Meydan-Erkilet hattını mutlaka bitirin. Ulaşımı rahatlatmak istiyorsanız. Keşke, “kavşağın” parası bu amaçla kullanılsaydı. Neyse, “ok yaydan çıktı” bir kere.
**
Yok Büyükşehir altından kalkamazsa, Ulaştırma Bakanlığı üstlenir bunu. Mesela, Konya’da olduğu gibi… Doğrudur, “Sanat Okulu-Meydan-Emniyet Müdürlüğü” arasını yeraltından geçmek. Hem pahalı ve hem de yeraltında ne var bilemiyorsunuz, ama çözümsüz değil.
**
Dostlar bunları yapmazsanız, yapamazsanız, diğer emekler ve harcanan paralar boşa gider. Buna, “yilliler”, “hacı emmin eşeğe binmiş, ayakları yerde gidiyor!” derler.
Mustafa Cengiz
TFF 1. LİG TAKIMLARI DA BORÇ BATAĞINDALAR!...
Faruk Ergan
UTANMALISINIZ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
HESAP VERECEĞİNE İNANAN, ZULMÜ MEŞRULAŞTIRAMAZ!
KADİR DAYIOĞLU
LEYLEKLERİ DE KÜSTÜRDÜK!
Mustafa Göçer
FİDANLAR DİKELİM. ŞEHİRLER RENKLENSİN
Ali Rıza Navruz
BIRAKIP DA GİTTİN NEDEN
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM KOPUKLUĞU -2
Mustafa Mete ÖZPINAR
ZULÜM ALTINDA EZİLENLER
İhsan Görücü
BİLMEDİĞİNİ BİLMEYENLERİ GEÇECEKSİN
M. Kemal Atik
Tasavvuf Terminolojisinde VECD