REJİMİN GEREĞİ!..
Merhum Yusuf Ziya Ortaç’ın bir kitabında okudum… Sanırım, “Portreler” olacak… Ortaç, zaman zaman Atatürk’ün, o meşhur “sofrası”nda bulunmuş birisi. Onun ifadesi ifadesiyle; “rakıdan nefret eden dahi sofrada, aslan sütü içermiş!”
Nedenini de şöyle izah ediyor; “rejimin gereği!”
Kullanılan araçlar, mekanlar, öğeler değişse de, “Rejimin gereği” değişmiyor. Günümüzde de “rejimin gereği”; “umre/hac”, “sakal”, “türban” oldu. Cemaziyelevvellerini bildiğimiz insanlar “suyu üfleyerek!” içmeye başladı.
Allah kabul etsin. Geçenlerde bir yönetici gördüm, kurum mescidinde namaz kılıyordu. Diyeceksiniz ki; “ne var bunda?” Doğru ne var bunda amma lakin mescidin kapısı da sonuna kadar açıktı. Oysa ben hep kapalı görürdüm. Sadece, kapalı kapı önünde ayakkabı ve “kadın/erkek” uyarısı bulunurdu.
Yakın geçmişte bir dostuma rastladım, sarıldı, “Hakkını helal et!” dedi. Şaşırdım, “hayrola!” dedim. “Arabistan’a gidiyorum da!” “Yeni gitmemiş miydin?” deyince de; “O geçen yıldı!” diye ekledi.
Kimse kusura kalmasın. Seyahate gidenlerin; “Hakkını helal et!” demelerini çok yadırgıyorum. İsteyen istediği yere gidebilir, “keyiflerinin” ve “paralarının” kahyası değilim ama “afişe etmek”, sağa sola duyurma neyin nesi?
Oysa bize; ebelerimiz, dedelerimiz; “Yavrum, sağ elin verdiğinden sol elin haberi olmayacak!” demişlerdi. Yine bir büyüğüme; “Din nedir?” diye sorduğumda “Yalan söylememek!” demişti…
Böyle öğretmişlerdi; “Muhammedi hâli!”, bize. Ve devam etmişlerdi; unutma, “Muhammedi olan insani” ya da “insani olan Muhammedi”dir, demişlerdi. Ölçü, buymuş. Bu ölçü dışında kiler asla “Muhammedî” değildir diye ilave etmişlerdi.
Aslında, “devamlı helalleşmek!” gerekir. “Kul hakkının”; “kamu hakkının” ayaklar altına alındığı; merhametin zerresinin kalmadığı günümüzde ne kadar çok ihtiyacımız var, helalleşmeye.
Komşuluk hakkını hiçe sayacaksın, tepemde tepinip duracaksın; sucuk ve balık kokusu ile apartmanı çekilmez hale getireceksin; aidatları ödemeyeceksin sonra “helallik!” isteyeceksin, benden.
İkincisi de; “Hacca ve umreye” giderken “ilan etmek”, “farzlarından” birisi mi diye, merak ediyorum, doğrusu. Yoksa, rükünlerinden mi?
Bazen çocuklardan bazen de kadınlardan alacaksın haberi. Dostumuz bir bayan anlattı. Geçen genel seçimlerin birinde yine dostumuz bir bayan aday adayı olmuş, Ak Parti’den; tesettüre girdi. Fakat olamadı. Olamayınca da eski haline dönmüş. Bunu fark eden ve nedenini soran bir arkadaşına yanıtı ilginç: “Şekerim, işin gereği bu!” Buna, “rejimin gereği” de diyebilirsiniz.
Dikkat ederseniz son yıllarda “Hacı abi!” ve “Cuman mübarek olsun!” deme, “Kandil kutlama!” yaygınlaşmaya başladı. Devlet katında yapılan “Nevruz Kutlamaları” da bu cümleden…
Vallahi, ben Kayseriliyim… Hem de “yillisi”… Sekseni içerisindeyim. Bizim çevremizde, bizim ailemizde önüne gelene vıcık vıcık yağ kokan “Hacı abi” deme;. “Cuma” mübareği, “Kandil kutlama”, “kandil simidi”, “aşure” dağıtma geleneği yoktu.
Mesela biz; 6 Mayıs Hıdrellez’i bilirdik. Nevruz bilinmezdi Kayseri’de…Koca koca adamların; ilim ve irfan sahibi zevatın, yakılan Nevruz ateşinden atlamaları, tam bir “trajikomik” bir hal. İnandıklarından değil ama ne yapsınlar “rejimin gereği” kutlamak ve ateşin üzerinden atlamak zorundalar.
Demek ki; “rejimin gereği” gelenekler de, kültürler de değişebiliyor…
1970’lerde, bir Allah dostu, bir “Peygamber ve Ehli beyt” muhibbi, merhum Fethi Gemuhluoğlu’nun, aramızda ki ismi ile “Fethi abi”nin, dönemi için söylediği; “… şimdi hakim olan riya saltanatı” sözlerini işitince, beynimden vurulmuşa dönmüştüm. Bu, günümüzde de hüküm sürüyor.
Rahmetli abimiz, bu günleri görse ne derdi acaba?
Kadir Dayıoğlu 04 Haziran 2026 Cumartesi Facebook Yazısı
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
TÜİK RAKAMLARI YALAN, YOKSULLUK GERÇEK!...
Nilgun Batıyeli
BİR ROMAN KARAKTERİ NASIL HAYAT BULUR?
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
AİDİYET-3
M. Kemal Atik
Hayat Irmağımız Neredeyse Yok Olup Gidiyor
KADİR DAYIOĞLU
REJİMİN GEREGİ!...
Mustafa Cengiz
İYİ BİR FİSKTÜR DEMEK, YOLU YARILAMAK DEMEK!
Ali Rıza Navruz
HAYAL ESİNTİSİ
Mustafa Mete ÖZPINAR
ZEMİN UYGUN KURALLAR AÇIK
Mustafa Göçer
HEP BİRLİKTE BAŞARABİLİRİZ
Faruk Ergan
YAŞAM BİÇİMİ