Birçoğumuz, demokratik standartlarımız yükselince bölünme ve parçalanma gibi bir süreç içerisine gireceğimiz endişesi taşıyor.
Oysa demokratik standartlarla kalkınma, gelişme ve dolayısıyla huzur ve güven arasında doğrudan bir ilişki var. Demokratik standartların yüksek olduğu ülkelerde, kalkınma ve gelişmenin de artığını görüyoruz. Yaşam kalitesinin yükseldiğini de. Huzur içerisinde olduklarını da…
Sözgelimi, sürekli şikâyet ettiğimiz kayıt dışı ekonomi ve kayıt dışı istihdamın, demokratik standardı yüksek olan ülkelerde daha az olduğu biliniyor. Biliniyor bilinmesine ama taleplerimiz, hiç de bu doğrultuda değil.
“Demokratik standartlarımızı yükseltelim!” dediğinde hemen karşı atağa geçiyoruz; maalesef bunu, sömürgeleşmenin, bölünmenin bir aracı olarak görüyoruz. Mesela, AB’ye mutlaka girmemiz gerektiği söylendiğinde, “onlar ortak, biz Pazar!” sloganları yükseliyor. Bazıları da çok gerilere gidiyor, İngiltere ile yapılan “1838 Ticaret Antlaşmasın” gönderme yapıyor.
Ama bu ülkelerde kişi başına ulusal gelir çok fazla olduğu gibi, bunun dağılımı da uçurum derecesinde dengesiz değil. Kabul edilebilir sınırlarda. Sonuçta yine bu ülkelerde, yaşam standardı oldukça yüksek. Bunu görebilmek için sürekli uluslararası karşılaştırmaları bakmak gerekir.
Gençlere uluslararası istatistikleri sürekli “karıştırmalarını” tavsiye ederim; ne halde olduğumuzu görmek isterseniz. Ben de öyle yapıyorum.
Mevcut 200’e yakın ülke yılda, yaklaşık 120 trilyon dolarlık bir üretim yapıyor. En fazla üretim yapan 20 ülkeye baktığımızda, birkaçı hariç, tamamını demokratik standartlarının çok yüksek olduğunu görüyoruz. Biz ise, 1,5 trilyon dolar civarında üretim yapıyoruz. Dünya üretiminin yüzde 1,5’i kadar;19 bin dolar civarında kişi başına gelire sahip. Acıdır söylemesi, dünyanın “zekatı” bile değiliz.
Kişi başına düşen gelire baktığımızda, yine demokratik standartları yüksek ülkelerin, açık ara önde olduğunu görüyoruz. Mesela bin dolar olarak İsviçre (126), İzlanda (110), Norveç (105), ABD (94), Danimarka (83), Hollanda (80), İsveç (70), Almanya (65), İngiltere (61) gibi…
Peki demokratik standartları düşük ülkelerde durum nasıl? Çin (15), Arjantin (14), Kazakistan (17), Arnavutluk (12), Ermenistan (10), Bosna Hersek (10), Mısır (4), Kırgızistan (3), Tacikistan) gibi…
Tabii, kişi başına geliri yüksek olan ülkelerin bir diğer özelliği de, tüm araştırmalarda “bireysel hak ve özgürlüklerin”, kuvvetler ayrılığını, seçim güvenliğinin, “yaşam kalitesinin”, hukuk devletinin yani demokratik standartların çok yüksek olduğu karşımıza çıkmakta.
Milli hislerimiz kabardığında anlarda; sözgelimi “Avrupa, Avrupa Sabrımızı taşırma!” diyoruz. Ulusal bilincin pekişmesi, ulusal tepkilerin yoğunlaşması için bunlar gerekli. Tepkileri, maksimum seviyede tutmak da... Bunu kabul ediyorum. Ama bunu söylerken ne üretiyoruz; “demokratik standartların” neresindeyiz?
Tabi, demokratik standartların yüksekliği, “Bilimsel Atıf Endeksleri”ne de, AR-GE çalışmalarına da; teknolojik gelişmişliğe de; çocuk ölümlerine de yansıyor. Bu konularda, üst sıralara oturan ülkelerin demokratik standartları oldukça yüksek.
Velhasıl velkelam, çocuk ölümlerin azlığında, eğitim standardının yüksekliğinde, yaşam kalitesinin iyiliğinde, ortalama ömrün uzunluğunda, kişi başına düşen internet, bilgisayar, kitap, gazete, dergi fazlalığında hep demokratik standartları yüksek ülkeler karşımıza çıkmakta; beğensek de beğenmesek de...
Unutmayalım; dünya dönüyor. Edirne ile Hakkari arasına sıkışmış bir Türkiye özlemi, yokluk, fakirlik demektir; hak ve özgürlüklerden yoksunluk demektir. Böyle bir model geçerli olsaydı, Enver Hoca’nın Arnavutluğu, dünyanın en müreffeh ülkesi olurdu. Biliyorsunuz, Enver Hoca, dış düşmanlara karşı ülkesinin sınırlarını beton koruganlarla çevirmişti.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
BÖL, PARÇALA, YÖNET!...
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM HATASI, YANLIŞ TANIŞMA (2)
Mustafa Mete ÖZPINAR
KUL HAKKINI TANIYIN, KUL HAKKINDAN SAKININ
KADİR DAYIOĞLU
DEMOKRATİK STANDARTLAR...
Mustafa Göçer
ŞEHİRLERİN ETRAFI ORMAN OLMALI
Ali Rıza Navruz
YAĞMURLU BİR SEVDA MATALl
Mustafa Cengiz
KAYSERİ VE ERCİYES 38 FK, KADERİNİ BEKLİYOR
Faruk Ergan
SUSMAK!
Çınar Can Özyürek
Anadolu'nun Parlayan Yıldızı Kayseri
M. Kemal Atik
BİR HÜZNÜN ARDINDAN