Bana akıl vermeye çalışanlara bir çift sözüm olacak. Öznesi herhangi bir şahıs değil. Umumidir. Vallahi ben yemem abi, bu masalları, bu söylenenleri; bu dedikoduları; bu komplo teorilerini. Geçmişte masal dinleye dinleye “delinmedik bir kulağımın arkası” kaldı.
Lütfen bizlere masal anlatmayın. Her şey milletin gözünün önünde oynanıyor. Özgür Özer ve ekibine çok kötü yakıştırmalar yapmaya başladılar. Bunca yıl siyasetin ve kamu yönetiminin içinde bulunan insanların, “vatan severliğinden” hiç kuşku duymam. Zırvalamayın.
Bu yaşa gelene kadar, kulağımın dibinde o kadar tüfek atıldı ki, sizi bileme ama ben “Hasandağının kekliğine döndüm!” Ya da mehterde “kös” taşıyan ve emekli olan ata. Bu hikayeyi, birkaç kez verdim köşemde.
İşin garibi, ağacı parçalayan balta için; “hiçbir şeye üzülmem ama çok yazık sapı benden!” diyen ağacın yaşadığı hali yaşatıyor, “Bay Kemal!”. Asıl üzücü olan bu.
Sevgili eşim, ta başında; “bu adamdan Cumhurbaşkanı falan olmaz. Boşuna arkasından gidiyorsunuz!” dediğin de siyaseten bir şey bildiğinden değil, bir kadın sezgisi, bir kadın endişesi taşıyormuş. Hâlâ kafama vurur; “ben sana demedim mi?”, diye. Tabii, beş-altı poşet verdiği, bağın elmasını da, helal etmiyor.
İnanın dostlar, eşim, İmamoğlu ve Özer için üzüldüğü kadar hastalığıma ve kendisinin, takılan kalça protezine üzülmedi. Yazık, günah değil mi, eşim gibi, düşünen binlere, on binlere, bu sıkıntıyı çektirmek. Kemal Bey, bunun farkında değil mi? Hırs bu kadar gözlerini mi bürüdü. Yenilen pehlivana döndü, haberi yok galiba.
Ayrıca şunu belireyim, eşimin hiçbir siyasi eğilim yok ama inanılmaz ölçü de Atatürk sevdalısı. Yaptığı Atatürk’ün Kocatepe de ki meşhur resmi evimizin baş köşesinde asılı. Hemen belirteyim, çok güzel ressamdır, formel bir eğitim de almadı.
Dostlar, çok masal dinledik, gençliğimizde. Her köşe başında “komünist”, her yapıda (Magen David) bir “Siyonist” parmağı aramakla geçti. Yanarım o günlerime. Öyle ya, neyse, bir türlü öğrenemediğim “dava” için. “Allahsız komünizm sizlere ömür olunca!” bu sefer, “radikal dinciler” vs. gündeme girdi. Bunu da “dincilerin” eliyle, çöp sepetine attılar.
Sonra gördük ki, her kış beklenen komünizmin geleceği falan yokmuş, “müesses nizam” böyle istiyormuş. Şimdi ise, Cumhuriyeti kuran CHP, hedeflerinde. Gelinen noktada bu sefer, Özel ve taraftarlarını hırsız, aklanmaları gerekir gibi sıfatlarla yaftalamaya başladılar. Gerisini söyleyemeyeceğim.
CHP, kalesini yıkmak istiyorlar. “Surda bir gedik açtılar mı” akın akın girerler, artık.
O nedenle, CHP’nin, beğenelim, beğenmeyelim; sevelim sevmeyelim CHP’nin ayakta kalması gerekir. Umarım, Kemal Bey ve destekçileri bu tuzağın farkındalar. Bunu, CHP ile hiçbir organik bağı olmayan, ben söylüyorum. Kılıçdaroğlu şapkasını önüne alıp, bin kere düşünmesi lazım. Çok yazık…
Sizi bilmeme ama ben çok yoruldum. Ömrüm komplo teorileri dinlemekle geçti. Ama büyük divan şairi Fuzuli’nin dediği gibi: "Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil" Bana masal anlatanlara, bana akıl vermeye kalkanlara selamlarımı iletiyorum. Siyasette onlar gelirken biz gidiyorduk.
Kadir Dayıoğlu 16 Haziran 2026 Salı Facebook yazısı
KADİR DAYIOĞLU
BÜYÜKLERE MASALLAR...
Mustafa Cengiz
TARAFTAR TRANSFERİ BEKLİYOR!
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
AÇLIK SINIRI NEDİR, NASIL HESAPLANIR, NEYE YARAR?
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM KALABALIĞI -2
Mustafa Mete ÖZPINAR
GÜNÜMÜZDE ÜNİVERSİTELER
Ali Rıza Navruz
SADETTİN KAPLAN (Ö:11.06.2016)
Mustafa Göçer
İLERLEYELİM ARKADAŞLAR.
Mustafa Acar
TOROS'UM
Ömer Faruk Kotay
İDDİANIZ OLSUN!
Mustafa Temizer
MİLLETTEN MİLLETE UYARI!