“Ben” demeyi pek sevmem. Zira, “benlik duygusu”, insanları mahveder. O nedenle; Halvetiye büyüklerinin dediği gibi; “Gerçek kurban, benlik kırıntısını yok edebilmektir!”. Ama “insan bu su misali kıvrım kıvrım akar”. Çoğu zaman “ben” demekten geri duramaz.
**
Bazı okurlar mesaj gönderir; “işin gücün hep eleştirmek mi?” Evet. Benim işim gücüm “eleştirmek”. Bu köşede; “güçlülere”, iktidar sahiplerine “güzelleme” yapma gibi bir “misyonu” kendimde göremem. Ama haklarını teslim etmeyi de beri durmam. Yaklaşık, otuz beş yıllık yazı hayatımda yapmak istediğim de bu.
**
İnşallah, başarılı olmuşumdur. Bazan, merhum Kâzım Yedekçioğlu Hocamızın dediği gibi; “Sel önünden bir kütük kaptık. İyi mi yaptık, kötü mü yaptık bilemiyorum!”, diyorum ama bunu da bir görev, bu kente bir borç olarak biliyorum.
**
Altmış yıla yakın, mühendislik hayatım var. Masanın dört tarafında da oturdum. Yani, “bağ-ı dehrin hem hazanını ve hem de baharını gördüm!”
**
Liberal demokrasiye inanan birisiyim. Kırmızı çizgim; laik ve demokratik Atatürk cumhuriyeti. Bireysel hak ve özgürlükler, saydamlık, hesap verebilirlik, katılımcılık, hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü, şiarım.
**
Hiçbir siyasi organizasyon içinde, kısa bir süre ANAP dışında, bulunmadım. Haliyle, 1994’ten beri yerelde, 2002’den beri genelde iktidar olan Milli Görüş/AK Parti çizisi, ilgi alanıma girecek, eleştirilerin odağı olacak. Bundan doğal ne var?
**
Merhum Demirel, merhum Mesut Yılmaz, merhum Ecevit ve Çilleri; merhum Çetinbulut, merhum Bahçecioğlu’nu; Karatepe Hocamızı eleştiren sayısız yazılarım var. Zira, o yıllar, ki yazmaya başladığım yıllar, onlar iktidardaydı.
**
Yazılarımda nesnel davranmaya; antipati ve sempatilerden uzak durmaya çalışırım. Tabii, “kantarın topunu kaçırdığım” yazılarım da çok.
**
Buraya şuradan geldim: Son sağanaklarda, şehrin göle dönüşmesine, ironi yüklü bir eleştiri yaptım. Belli ki, AK Partili bazılarından sitem dolu eleştiriler aldım. Hakız mıydım? Görüntüler ortada. Bunu yok saymak, “deve kuşu misali kuma başını” sokmak doğru değil. Bu, şehrin bir gerçeği. Buna önlem alma da belediyelerin işi.
**
Bana sitem edenler, hiç olmasa sosyal ve yazılı medyada ki, görüntüleri görse, “şapkalarını önlerine koyar!” ve “her sağanakta neden böyle oluyor?”, sorusuna yanıt ararlardı.
**
Dostlar. Elbette belediyelerin icraatlarını eleştiriyorum ama orada kalmıyorum, aklımın erdiğince, gücümün yettiğince, “yol” da, çözüm önerilerini de gösteriyorum. Yani, bir anlamda “bedava danışmanlık” yapıyorum. Bazan, başkanlara “dosya” verdiğim olur.
**
Bunu yaparken de Başkanları ve mühendis/mimar meslektaşlarımı rencide etmemeye çok özen gösteriyorum. Zira, belediyelerde hizmetin ne türlü zor olduğunu yaşayarak bilenlerdenim.
**
Öyle ya; kısa süreli de olsa İller Bankasında çalıştım; on beş yıl Teknik Müdür ve Yönetim Kurulu üyesi olarak, Kayseri Elektrik Şirketinde görev yaptım. Elektrik Mühendisiyim; ayıptır söylemesi, fena mühendis değilim. Bir de “Orta Gerilim Şebekelerinde Kısa Devre Hesapları” adı altında, bir “el kitabım” var. Yani, “kitaplı” mühendisim.
**
Anlayacağınız, mesleğinin dışında yazı yazanlar cümlesinden değilim. Meraklılarına, mühendis dostlarıma, öğrencilere kitaplarımdan hediye edebilirim. Zira, bunu onlara, bir “el kitabı” olarak hazırladım.
**
Bu kadar, “ben” dolu bir yazı kaleme aldığım içi özür dilerim. Ama bazı eleştiriler karşısında da yazmak zorundaydım. Zira; “sükut ikrardan gelir!” diye bir sözün olduğunu bilirim.
**
Sekseni aşan hayatımda, birikimlerimi, bildiklerimi, gördüklerimi aktarmaya gayret ediyorum. İyi mi yapıyorum, kötü mü yapıyorum bilemiyorum?
**
Ama şunu biliyorum; otuz küsur yıl yazdığım yazılar, bence bir hazine. Umarım çocuklarım, kitaplaştırır. Allah’tan bunlar arşivimde. Yaklaşık on yıl on öncesine kadarını, konularına göre tasnif ettim. Gerisi ay ve yıl olarak düzenli bir şekilde duruyor. Bu süreçte yaşadığım sağlık sorunları ve yaşım, yoğun tasnif çalışmama el vermiyor artık.
**
Dostlar, “işte geldik gidiyoruz, şen olası Halep şehri!” Bu kent güzel bir kent. Yaşamaya değer, hele hele Hisarcık’ta. Geçirdiğim rahatsızlığı biraz atlatayım, soluğu orada alacağım.
**
Hamd olsun, bu yıl iyi de bir meyve var. Kayısı dışında, ki bu sevgili eşimin tasarruf altında, diğer meyveleri birlikte yemekten zevk duyarız. Biz buradayız buyrun efendim.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
LİSE EĞİTİM SİSTEMİ GENÇLERİN İHTİYAÇLARINA CEVAP VERMİYOR
KADİR DAYIOĞLU
BEN
Mustafa Mete ÖZPINAR
TARİHİN ÇOK DEĞERTLİ İNSANLARI
Mustafa Göçer
TEMİZ ÜRETİCİ VE OLUMLU TÜKETİCİ OLMALIYIZ
Ali Rıza Navruz
ŞAHSIM VE ŞİİRİM ÜZERİNE YAZILANLAR…
Mustafa Cengiz
RAKAMLARLA KAYSERİSPOR KONGRESİNİN PERDE ARKASI-1
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM KOPUKLUĞU -4
Mustafa Acar
YARIM EKMEK, BİR ŞEFTALİ
Faruk Ergan
UTANMALISINIZ
İhsan Görücü
BİLMEDİĞİNİ BİLMEYENLERİ GEÇECEKSİN