Dün, kadim dostumuz, arkadaşımız, birbirimize has ismimiz ile hitap edecek kadar yakın olduğumuz Mustafa Şerbetçioğlu'nu kaybettik. Haberim o akşam oldu. Telefonun azizliğine uğradım.
Zira, perşembe sabahı, bağa temizlik için gittik. Telefonumu evde unutmuşum. Dostlar, haber için bana ulaşmak istemiş ama mümkün olmadı. Yoksa, "iki elim kanda olsa!", mutlaka cenazesine gelirdim.
Umarım, Mustafa, beni bağışlar. Dediğim gibi, "telefonun azizliğine uğradım!". Ne yaparsın, kısmet değilmiş.
Çok ağır hastaydı. Sık sık telefonla görüşürdük. Dışarı çıkabilme hali kalmamıştı. On beş gün kadar önce görüştüğümüzde, "artık yolun sonu gözüktüğünü, kılavuza gerek kalmadığını!" söylemişti. Bana da tavsiyesi; "Kadir, aman kendine iyi bak olmuştu!".
Son bir hafta, artık uyutmaya başlamışlar. Ali Albay söyledi; "telefonunu dahi kapatmışlar, durumu hiç iyi" değilmiş.
İşte Mustafa da "iki iyiliğin biri!" temennisine uydu, ölümü seçti. Aramızdan uçtu gitti. Çok centilmen, çok çelebi, çok iyi düşünebilen, çok iyi analiz yapabilen bir arkadaşımızdı.
Entelektüel yanı çok ağır basardı. Mülkiye mezunu idi. Gençliğinde "ülkücü hareketin" içinde bulunmuş. MHP'nin isim ve amblem değiştirdiği,1969 Adana kongresine Katılmıştı, delege olarak.
Sonra, zaman içerisinde, merhum arkadaşları Muzaffer Tok, Allah sağlıklı ömür versin, Hüseyin Cömert, Güray Altuner ve diğer arkadaşlarıyla, "hareketin" siyasi kanadından uzaklaştılar. Ama Sadi Somuncuoğlu, Nevzat Kösoğlu, Galip Erdem, Acar Okan, Ayvaz Gökdemir çizgisine oturup siyasetin dışında kalmayı tercih ettiler. Kültür ağırlıklı bir hayat sürmeye başladılar.
Mustafa, Kayseri'nin "yillisiydi!". Merkezin önemli hafızalarındandı. Çalışmalarımda ve yazılarımda Mustafa'dan çok yararlanırdım. Zira, bilgileri çok sağlamdı. İsim, aile, yer, yöreleri çok iyi anımsardı.
Hasılı kelam, Kayseri, kıymeti bilinmeyen bir yiğit, evladını kaybetti. Ne diyelim, elden bir şey gelmiyor. Ölüm, kapıyı çaldı mı, "dur arkadaş biraz bekle deme!" şansınız yok, artık.
"Kıvılcım Akademi", Ali'den sonra (Feyzioğlu) bir mensubunu daha kaybetti. Büyüklerin dediği gibi; "İki gün yatak, üçüncü gün toprak!" temennisi ile Mustafa'ya dualarımızı gönderelim. Nur içinde yatsın, aziz dostumuz ve arkadaşımız. Seni hiç unutmayacağız.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
TERÖRSÜZ BİR TÜRKİYE MÜMKÜN MÜ?
KADİR DAYIOĞLU
HİSARCIK MEYDANI
Mehmet Arpa
Sessizliğin Gücü: Hayatınızı Kurtaracak 6 Sözsüz Kural
Ali İhsan Öztürk
TURAN GENÇLİĞİ GEZİYOR
Ali Rıza Navruz
EDEBİYATÇI HARCI
Mustafa Acar
DUA
AHMET KARAASLAN
EHLİYET ALIYORUM, DİREKSİYONU HİÇ TUTMAMIŞTIM 2. BÖLÜM
Faruk Ergan
ÖMER M. KOÇ
HASAN ÇİFTÇİ
NEŞET ERTAŞ
Mustafa Cengiz
İNŞALLAH MİLLİLERİMİZ SAKAT DÖNMEZLER!...