“Kayseri’deki büyük ovaların (özellikle Develi ve Palas ovaları) çok eski jeolojik dönemlerde (Kuvaterner/4. Jeolojik Zaman) devasa birer göl olduğu bilimsel bir gerçektir.
Zamanla iklim şartlarının değişmesi, buharlaşma, tektonik hareketler ve Erciyes ile çevredeki dağlardan gelen alüvyonların bu çöküntü alanlarını doldurması sonucu göller kurumuş ve bugünkü verimli ovalara dönüşmüştür.”
“Kuvaterner (4. Jeolojik Zaman), yaklaşık 2,58 milyon yıl önce başlayıp günümüze kadar devam eden, Dünya tarihinin en son ve en kısa jeolojik dönemidir. Türkiye'deki bazı büyük volkanik dağlar (Ağrı, Erciyes, Nemrut vb.) bu dönemdeki volkanik faaliyetlerle son şeklini almıştır. Anadolu yükselmeye devam etmiş, akarsu vadileri ve bugünkü genel yer şekilleri büyük ölçüde belirginleşmiştir. “
Bu bir bilimsel bilgi olup, özellikle, Belediyelerimizin ve imar planı yapanların bilmesi gerekir. Mesela Kayseri ovası, doğu-batı; güney-kuzey yönlerden gelen çayların ve derelerin doldurduğu alüvyonların doldurduğu, sıvılaşma özelliği çok yüksek bir zemine sahip.
Ayrıca, Kayseri’yi kuşatan, irili ufaklı faylar var. Bunlar, kaç büyüklüğünde deprem oluşturur, bilemiyorum ama bildiğim bir şey var; altı ve büyüklüğündeki bir deprem Kayseri merkezinde çok önemli hasarlara neden olabilir.
Unutmayın, birkaç yıl önce, Kahramanmaraş ve Hatay’da vuku bulan, büyüklüğü 7,5 civarındaki bir depremin şehrimizde nasıl hissedildiğini biliyoruz. O tarihte biz İstanbul’da olduğumuz için olayı yaşamadık ama yaşayanlar çok etkilenmiş.
Yine Kayseri merkezde, kırk-elli yıl kadar önce, bina temellerinden su çıkar. Pompalarla, deşarj edilirdi. Yine Kayseri çanağında, sekiz on metre derinlikten, tulumba su çıkardı. Bunu çok iyi biliriz. Ama Büyükşehir başta olmak üzere, Melikgazi ve özellikle Kocasinan belediyelerinin çok iyi bilmesi gerekir.
Biliyorsunuz, Kocasinan Belediye binası bu nedenle “kazıklar” üzerine oturmuştu. Proje müellifi rahmetli Y. Mim. Vedat Dalokay böyle istemiş ve yine rahmetli, kurucu Başkan Ali İhsan Alçı uygulamıştı.
Benzeri bir uygulama Şehir Hastanesi’nde yapıldı mı bilmiyorum. Zira, o bölge zemini daha da kötü. Mesela, Kayseri OSB’de; Serbest Bölge de öyle. Tamamen, kurutulmuş sazlık ve haliyle turbo arazi üzerinde bunlar.
Anlarım, merkezde, üç beş metreden su çıktığını Memduh Başkan bilmeyebilir ama Çolakbayrakdar ve Palancıoğlu başkanların, şehrin yerlisi olmaları nedeniyle, iyi bilmeleri gerekir. Yok, onlar da bilmiyorsa, sorun kendilerinin.
O nedenle, özellikle yüksek binaların, nitelikli altyapıların projelendirilmesinde, “zemin” mutlaka dikkate alınmalı; temel buna göre yapılmalı. Belediyelerde yine mutlaka birer jeolog, jeofizikçi ve zemin mekaniği tahsili yapmış inşaat mühendisleri çalıştırılması gerekir.
Peki, çalıştırmasanız ne olur?
Şu olur, DSİ ile Yeni Sanayi arasına yapılan, battı-çıktı, yeraltı geçişi vs. imalatlarda zorluk çekersiniz; inşaat sürerken aklınıza gelir; “unutmuşuz!” mazeretine sığınır, hem iş gecikir, hem ihale kapsamında “zemin etüdü” olmadığından siz yapmak zorunda kalırsınız. Ondan sonra da gecikmeden dolayı özür dilersiniz.
Soruyorum, bu etütler için Büyükşehir, ilaveten ne ödedi?
Evet. Mühendislik ve mimarlık ciddi iştir. “Terzilik dediğin ne ki? Önü ile arkası, kolu ile yakası!” türünden değildir.
Çok yüksek binaların, özellikle Kocasinan Belediyesi sınırları içerisinde olması, beni çok ürkütüyor. Mesela, Erkilet altında ki; Şehir Hastanesi civarındaki yoğun ve yüksek yapılanma neyin nesi?
Yine mesela, Pervana yazısındaki yapılaşmayı görünce, tüylerim diken diken oluyor? Bu tür imara nasıl izin verilir? Anlamak mümkün değil.
Gidin bakın, “Sahabiye dönüşüm projesinde” ortaya çıkan manzaraya bir bakın.
Hiç olmazsa, bu noktada nokta koyun ve geri kalana yeni bir imar planı yapın.
Yazık ediyorsunuz, kent merkezine.
Oysa, dilimizde tüy bitti, “kent merkezinde bu denli yoğunlukta imardan vazgeçin”, diye.
Ama dinleyen olmadı. Ne diyelim?
AHMET KARAASLAN
GELMEDİN
Ali Rıza Navruz
GURBETTE YÜREĞİM
KADİR DAYIOĞLU
KAYSERİ OVASI
Nilgun Batıyeli
ŞALTER İNDİĞİNDE….
OZAN DERVİŞ/ İSMAİL KOÇAK
AĞLAYAN SEVGİ
Mustafa Cengiz
YOLUMUZ AÇIK SONUNA KADAR. BU YOLUN SONU SÜPER LİG!…
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
ÜLKEMİZ BU SIKINTILARDAN ÇIKABİLECEK Mİ?
Mustafa Göçer
YARIN DAĞLARDAYIM...
Mehmet Arpa
Nankörlüğe Karşı En Etkili Kalkan: Saygınlığı Koruyan 5 Duruş
Faruk Ergan
APO VE PEKER!