Bakmayın siz, bugün, Hürmetçi sazlığının kıymete bindiğine. Kayseri OSB’nin genişlemesi amacıyla yok edeceklerdi. “Dört tane kuş karnımızı doyuracak!” diyorlardı. Başta bu fakir olmak üzere, Doğa Bel’in desteği ile büyük büyük ölçüde yok edilmesine engel olduk. Engel olduk almasına ama “Kayseri büyüklerinin” hedefine de girdik. Sonunda Sanayi Odası’ndan kovulduk.
21’inci yüzyıla insanlık devasa “çevre sorunları” ile girdi. Tüm ülkelerin, tüm yönetimlerin öncelikli sorunu “çevre” iken, maalesef biz hiç dokunmuyoruz çevreye. Çevrenin önemli bir parçası olan sulak alan ve ormanların gözümüz gibi korunması gerektiğini yeni yeni anlamaya başladık. Bir kez daha tekrar ediyorum; “Sulak alanlar doğanın böbrekleri; ormanlar akciğeri”imiş.
Bir tarihte, “Kayseri’nin hiç mi hiç çevre sorunu yok!” deniyordu. Tahminim şimdi de aynı şeyi söylüyorlar…
Nereden mi biliyorum. Birincisi, yerel siyasilerin gündeminde yok. İkincisi de yirmi yıl kadar önce, İl Çevre Müdürlüğüne vekaleten bakan arkadaş, “Kayseri’nin çevre sorunu yok!” demiş, bir toplantıya katılan ve yurdun dört bir yanından gelen “çevrecilere!”
Misafirlerle otobüse bindik, başladık Kayseri’yi gezmeye. Geziye de Kayseri Sanayi Odası adına katılmıştım. Herkes bir şeyler anlatıyor. Gezerken, tam fırsatı, dedim, aldım elime otobüsün mikrofonunu ve başladım şehrimizin çevre sorunlarını anlatmaya.
Bir ara, yanılmıyorsam Bursa’dan gelen arkadaş; “Kadir Bey, siz öyle diyorsunuz ama dün bize, Çevre Müdürü, Kayseri’de bir çevre sorunu yoktur!” demişti...
Gezinin bir anında, vekil Çevre Müdürü; “Kadir Bey, şimdi OSB başkanının yanına gideceğiz, lütfen orada konuşmayın!” deyince, kafileyi terk etmiş; “rahat et, ne halin varsa gör!” demiştim.
Zira vekil Müdür, Başkanın OSB’yi genişleterek, Hürmetçi Sazlığını yok edeceğini biliyordu, kararlı olduğunu da; benim heyetin huzurunda bu konuyu açacağımı da...
Güya “yillisiyiz!” bu kentin ama burnumuzun dibinde ki, halk arasında Hörmetçi denilen Hürmetçi köyünün önemli bir “sulak alan”, “Kuş Cenneti” olduğunu bilmezdim, ta ki Ulusal Doğa Koruma ve Belgeselleme Derneği’nin o günlerdeki basın toplantısına kadar.
Zaman zaman Hürmetçi üzerinden Adana yoluna çıkarız. Bu esnada sulak ve bataklık alanda camızları ve koyun sürülerini görmemiz mümkün. O kadar. Yani ben şahsen burasını sıradan bir bataklık olarak bilirdim. Önemsemezdim... Başkan Özhaseki’nin o bölgede, “Kayseri’nin 50 yıllık su ihtiyacını karşılayacak rezervlerin olduğunu!” söylediği günlerde O da bilmiyordum...
Üstelik burasının, flamingolara, yılkı atlarına, leyleklere, kukumavlara, gelenilere evlik yaptığını hiç bilmezdim, Dernek tarafından hazırlanmış nefis broşürü görene dek. Yine Dernek’in yayınlarından öğrendiğimize göre: Hürmetçi Kuş Cenneti, “Avrupa Birliği Yolunda Natura 2000 Alanları” arasında anılan “Türkiye’nin Önemli Kuş Alanları”ından birisiymiş ve “Hürmetçi Sazlığı” olarak geçermiş. Diğerleri ise “Sultan Sazlığı” ve “Palas Gölü” imiş.
Hürmetçi Sazlığı; Afrika, Asya ve Avrupa “Kuş Yolları” üzerinde olup önemli bir yere sahipmiş. Dünya da nesli tükenmekte olan karaleylek, angıt, kaşıkçı, bıyıklı sumru, sürmeli ve mahmuzlu kızkuşu türlerinden bazıları bölgede, göç döneminde görülürmüş. Bazıları ise, burada ürermiş... Ayrıca burasının, Sultansazlığı’nın kurumasından sonra hâlâ ıslak kalabildiği için başta kuşlar olmak üzere “Yaban Hayatı” için önemi artıyormuş.
Kuş Cenneti’ne gelen suyun geçmişe göre azalması, bölgedeki meraların ve sulak alanların azalmasına ve bu da bölgede “kum fırtınaları” oluşmasına; Ovada açılan “drenaj kanalları” ise; su kaynaklarının kurumasına; meralara ıslak çayırlara gelen suyun azalmasına neden oluyormuş.
Tanıtım broşürün kapağı çok anlamlı... Ön planda masmavi bir su, flamingolar ve çayırlık alan. Geri planda 1.OSB ve en geride ise Bel-Sin ve OSB Camii. En tepede; “Hürmetçi Kuş Cennetine Hürmet” ve en altta “Hürmetçi Kuş Cenneti Korumayı Bekliyor”
OSB başkanı ve arkadaşları resimlere hemen “fotomontaj” dediler; Özhaseki’yi de yanılttılar; “Burada kuş muş yok!” dedirttiler. Allah’ın büyüklüğüne bakın ki, tam bu sıralarda, flamingolar geldi, yine o tarihte Anadolu Haber’de görevli Abdülmecit Avşar ve Mehmet Serbez, yanlarına İHA kameramanını alıp olayı görüntülediler ve akşam haberleri için yerel TV’lere servis yaptılar.
Biz de bugün; kainattaki tüm yaratılmışlara ve de “Hürmetçi Kuş Cennetine Hürmeten” ve “Bilenler bilmeyenleri haberdar etsin!” kelamı doğrultusunda bu konuyu tekraren kaleme aldık; hem de kaç kez.
O zaman, OSB’yi Adana yoluna bağlayan, Hürmetçi’in içinden geçen yolu genişletmek istiyorlardı. Sakın ola ki açılmasın demiş Karayollarını uyarmıştım. Mevzuat olarak mümkün değil ama iktidar gücünün nelere “kâdir” olduğunu biliyordum. Allah’tan Karayolları açmadı. Neymiş efendim, sanayici malını kısa yoldan Çukurova’ya taşıyacakmış.
Peki, Hürmetçi’nin güneyinden açılan yol kötü mü oldu?
Mustafa Cengiz
VE… FİKSTÜR GÜNÜ GELDİ ÇATTI…
Faruk Ergan
BAŞ TACI ETMEK
KADİR DAYIOĞLU
HÜRMETÇİ SAZLIĞI
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
TÜRKİYE BOŞ ZAMANINI NASIL DEĞERLENDİRİYOR?
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
AİDİYET-5
Mustafa Göçer
BUGÜN BİR KÖY ÜNİVERSİTESİNDEYDİM.
Ali Rıza Navruz
DELİ DEDİLER
Mustafa Mete ÖZPINAR
YARADANIN ADIYLA
Nilgun Batıyeli
BİR ROMAN KARAKTERİ NASIL HAYAT BULUR?
M. Kemal Atik
Hayat Irmağımız Neredeyse Yok Olup Gidiyor