Belediye imar uygulamaları ile ilgili geçmişte bir ufuk turu yapmak istiyorum. 18’inci madde uygulamasında, ne tür oyunların tezgahlandığına, “yüzük kaşı” gibi arsaların “ıspanak fiyatına” nasıl satıldığına bizzat tanık olan birisiyim.
Yanılmıyorsam, Cumhuriyet Mahallesi Kayseri’nin ilk imarlı bölgesi. “Boynuzunuz mu değecek!” gerekçesiyle yolları 15’den 10 metreye düşürülen Cumhuriyet Mahallesi’nde tek yeşil alan vardı; Havuzlu Han’ın olduğu yer... Burası da, 1957-60 satıldı. Yerine bu iş merkezi yapıldı...
Yine bu bölgede, enteresan bir imar kaymasına tanık olduk, 1973-77 arasında. Kavuncu İşhanı 3-4 metre öne çıkıktır. Amaç ise; hemen yan tarafında bulunan İşhanı’nın bulunduğu parseli tam parsel haline getirebilmekti. Parsel eksikti ve imar çapı verilemiyordu...
Kavuncu İşhanı’nın temeli eşilirken Belediyeden gelen talimat üzerine hafriyat her gün 40-50 santim kaydırılırdı. Rahmetli Murat Kavuncu ne çekmişti, bu kaydırmalardan... “Olmadı biraz daha, olmadı biraz daha!” diye diye Rahmetliyi anasından doğduğuna pişman etmişlerdi...
Daha sonra tamamlanan bu parsel, Tabaklarönü taraflarında bulunan bir eski evle takas edildi... Yine o dönem benzer bir takas da yıkılan Büyük Sinemanın karşısındaki, tek katlı dükkan ile yapılmıştı... Takas yapılan arsa da Tontar’daydı; yani Battalaltı’nda...
Erciyes Sitelerinin bulunduğu alan, Yavuz Taşçı öncesi imarda yeşil alandı. Bir bölümü, “Matakların ve Şenberberlerin tarlası” olarak bilinirdi. Tarlayı, kooperatif, bir “Sarı Mersedes” fiyatına satın aldı. Sonra imar değişikliği yapıldı ve mevcut siteler kondu. 1973-80 dönemi...
Büyükşehir Belediyesi yan tarafında bulunan Konak Sitesi’nin yeri de yeşil alandı; 1984-89 döneminde satıldı... Hem de iyi fiyata; o günün parasıyla 400 milyona...
Necmettin Feyzioğlu Kütüphanesi önünde bulunan bitişik nizam iki katlı yer de yeşil alandı. Bunun batısı hâlâ küçük bir yeşil alandır. Burası da 1973-80 döneminde, imar değişikliği yapılarak satıldı ya da takas edildi... Dikkat ederseniz hemen yanında ki bina sekiz katlı; burası ise iki... Neden acaba?
Necmettin Feyzioğlu Kütüphanesi deyince, burası ile de ilgili kafama takılan bir soru var. O da şu: Planda burası sit evdi. Bedeli sahiplerine ödendi. Kültür Bakanlığı aldı. DYP-SHP döneminde, yanılmıyorsam, Fikri Sağlar Kültür Bakanı idi... Bina devletçe restore edildi. İşin garibi, isim olarak Necmettin Feyzioğlu Kütüphanesi adı verildi.
Böyle ticareti hiç gördünüz mü? Hem parasını alacaksınız, hem restore edecekler ve hem de isminiz verilecek...
Yapı kooperatiflerinin yeşil alana giden eski arsaları satın aldıklarına çok tanık oldum. Sözgelimi, 1973-80 arasında, Çitoğlunun Değirmeninin (Hürriyet Mah.) batısında bulunan büyük bir alan, mezarlıktı, Yavuz Taşçı imar planında... Bizim de burada, çok hisseli dededen kalık bir tarlamız vardı, yedi dönüm kadar... Mezarlık alana giden arsaları bir yapı kooperatifi toplamaya başladı. Rahmetli Amcam ve babam da hemen satmıştı; bu fırsat bir daha ele geçmez diye!
Öyle ya! Mezarlığa ayrılmış alanı alacak enayi bir daha nasıl bulacaktık? Sonra anlaşıldı ki; enayi olan bizmişiz! Plan tadili yapıldı, binalar kondu, mezarlık alanına...
1984-1989 arasında, Vatan ve Millet Caddelerinin bulunduğu bölgedeki tek katlı binalar hazırlana imar planında yeşil alan olarak düşünülüyor; eski haline dönüştürülmek isteniyordu.
Gel gör ki, belediyeden gelen “tiyo” üzerine, mülk sahipleri, Başkanın yanına gittiler, imarın mevcut gibi düzenlenmesi ricasında bulundular... Sağ olsun Başkan da bunları kırmadı ve o çirkin yapılar, korundu; bu da yetmedi bir kat da ilave verildi...
Geçtiğimiz on beş yıl içerisinde; Hilton Oteli ve mücavirinin nasıl “dilim, dilim” satıldığını; Meydan TELEKOM civarının nasıl “ranta” dönüştüğünü; Sanayi Bölgesinde, eski İtfaiye’nin bulunduğu bölgenin satışının “nasıl direkten” döndüğünü, hatırlatmama gerek var mı? Buraya da bir rezidans/AVM kurulacaktı.
Haa... Unutuyordum; 1984-89 döneminde, Bürüngüz Camii etrafında yapılan kamulaştırma, Yargıtay’da sonuçlanma aşamasında iken, yani sonuçta bedel ödenecekken, Belediye son anda davadan vazgeçti, sahiplerine Onay Sineması civarında bazı parseller vererek “sulh” sağlandı...
Geçenlerde bir dostum anlattı. Daracık bağ yollarının birinde, “kar kürünürken” belediye kepçesi de, dostumuzun sürekli duvarını yıkarmış. “Yaptırta yaptırta iflahım kesildi!” diyor. Bu kış da öyle olmuş. Canı sıkılmış, “ALO Belediye” üzerinden şikayetçi olmuş. Gelmişler öçmüşler, biçmişler, “kar kalksın duvarınızı yaparız!” demişler.
Nihayet kar kalkmış, bahar gelmiş, tekrar hatırlatmış. Kulaklarının üstüne yatmak adeta “biz yıkmadık ki, kendin yaptırt!” der gibi bir tutuma girmişler. Israr, ısrar derken, uyduruk bir duvar yapmışlar. Ama geçip gitmemişler. Tam karşısında bulunan komşusunun duvarı da kendiliğinden yıkılmış. Gelmişken bari burasını da yapalım demişler. Ne güzel değil mi?
Güzel ama kazın ayağı öyle değil aynı kişiler, belediyeye ait kamyonlar “derevenk taşı” getirmişler. Güzelce, “çimento-kireç” harçlı duvar yapmışlar. Kendilerinin yıktığı duvarı çamur harçlı ve gelişi güzel; ama hatırlının ki çimento ve kireç harçlı!
Evet; “sordum ki koşunun oğlu belediye meclis üyesiymiş!” iyi mi, dedi. O nedenle, bu seçimlerde, görebilirsem, bir partiden meclis üyesi olmak için uğraşacağım. Ne mi yapacağım? Hiç! Ömrümün sonunda hiç olmasa bir gün görürüm. İnşallah ilk sıradan girerim de oradan Büyükşehir meclisine atlarım!” dedi.
Sonuçta; “Yok birbirimizden farkımız!” “siyaset halka hizmet eder!” bâtıl inancına asla itibar etmeyin; zira, “Siyaset, kendisini finanse edenlere hizmet eder!”; oyunuz sandığa girdikten sonra işiniz biter; bir sonraki seçimde hatırlanırsınız...
KADİR DAYIOĞLU
GEÇMİŞTE BİR UFUK TURU...
Ali Rıza Navruz
DAĞLAR
Bekir Oğuz Başaran
OLMADI, HİÇ, OLMADI
Ali İhsan Öztürk
ATEŞ YANlYOR, O DUMAN TÜTÜYOR
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
EN ÇOK SEVGİYİ, SEVMEYİ, SEVİLMEYİ SEÇİYORUM!...
Mustafa Cengiz
ERCİYES 38 FK’DA KONGRE GÜNÜ
Mustafa Göçer
FİDAN DİKİMİ ÜZERİNE
Mustafa Mete ÖZPINAR
DİRİLİŞ ZAMANI
Faruk Ergan
BAŞLAMADAN BİTİRMEK!
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
PROTOKOL ADABI