DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Nilgun Batıyeli
Nilgun Batıyeli
Giriş Tarihi : 08-09-2026 10:15

EGO İLE VİCDAN KARŞILAŞIP KUŞKUYA ÇARPINCA

Başında açık yüreklilikle itiraf edeyim ki bu satırları kaleme almamın nedeni, kişisel tutkumdan kaynaklanıyor.

Başlığa istinaden ego diyebilirsiniz tabi. 

Benim baş koyduğum bu konuya gelmeden önce, isterseniz birlikte bazı davranışlarımızı biraz irdeleyelim.

Aslında hepimiz, imkânımız ölçüsünde egomuz, keyfimiz ve tutkularımız için para harcıyoruz.

Bunda da yanlış bir şey yok.

İnsan elbette kendisi için de yaşayacak, eğlenecek, sevdiği şeylerin peşinden gidecek, kendini mutlu edecek.

Bakalım bunu biraz daha geniş bir çerçeveden düşündüğümüzde ve büyüklerden başlayınca ortaya ne çıkıyor:

Bir futbol taraftarını düşünün.

Takımının maçına gider, forma ve kombine alır, deplasmana gider, yayın paketine para öder.

Takımının başarısı için zamanını, parasını ve enerjisini harcar.

Takımı kazandığında “Kazandık!” der, mutlu olur.

Üstelik bunu yalnızca varlıklı insanlar yapmaz.

Ülkenin zengini de fakiri de imkânı ölçüsünde tuttuğu takıma gönül verir.

Versin de…Buna kimsenin itirazı olamaz.

Ama aklımıza şu soru da beraberinde gelmemeli mi?

Ülkemizin futbol kadar, hatta futboldan çok daha önemli meselelerine ne kadar gönül veriyor ne kadar zaman, para ve emek ayırıyoruz?

Bir de futbol kulüplerimizin başkanlarına ve yöneticilerine bakalım.

Bugün çoğumuzun hayatımız boyunca bir arada görmeyi bile hayal edemeyeceği paralar; futbolculara, transferlere, stadyumlara, reklamlara ve daha nice harcamaya ayrılabiliyor.

Elbette kulüplerin başarılı olması, taraftarını mutlu etmesi ve rekabet etmesi için bunlar doğal sayılabilir.

Ne de olsa geri dönüşü de küçümsenecek değildir.

Ama bu kadar büyük kaynakları yöneten insanların da kendilerine bir soru sorması
gerekmez mi?

“Takımımız için bu kadarını yapabiliyorsak, ülkemizin geleceği, üreticisi, genci, bilimi, eğitimi ya da başka bir ihtiyacı için de neden bir şey yapmayalım?”

Neden bir kulübün başarısının yanında, ülkenin genel ihtiyacına ve gururuna dokunacak bir başarıya da ortak olmayalım?

Belki bir okulun, bir öğrencinin, bir üreticinin, bir bilimsel çalışmanın ya da ülkenin geleceğine katkı sağlayacak bir projenin arkasında da bir kulübün adı, bir başkanın imzası ve milyonlarca taraftarın gururu olabilir.

İşte o zaman “Kazandık!” sözü yalnızca bir maçın sonunda değil, ülke adına yapılan gerçek bir işin sonunda da söylenebilir.

Siyasette de benzer bir durum var.

Bir siyasetçi yol yaptığında, hastane açtığında, havaalanı yaptığında ya da büyük bir proje açıkladığında alkışlıyoruz.

Seçim kazandığında “Kazandık!” diyoruz.

Peki gerçekten ne kazandık, kim kazandı?

Bu yatırım gerekli miydi, maliyeti neydi, vergilerimizle ne kadarını biz ödedik, başka hangi ihtiyaçlardan vazgeçildi ve sonuçta bundan kim, ne kadar yararlandı?

Hangi bedeller karşılığında buraya varılıyor?

Vaat edilenler yerine gelmeyince harcayacağımız mesai, yaşayacağımız umutsuzluk ve pişmanlık nerede kalıyor?

Bunların telafisini kim üstleniyor?

Siyaset elbette hayatımızın bir parçası. Ama desteklediğimiz kişinin ya da parti'nin başarısını, ülkenin gerçek kazancı sanmadan önce biraz da bunları sormamız gerekmiyor mu?

Şimdi biraz da dönüp günlük hayatımızdaki orta hâlli insanların tablosuna bakalım.

Gelirimiz sınırlı olsa bile bir kafede kahve içmenin, elde simit yerine bir kafede pastanın yanında çay söylemenin, ihtiyacımız olmayan bir tişörtü ya da ayakkabıyı almanın, arkadaşlarla bir akşam geçirmenin bir yolunu buluruz.

Hatta bazen ayakkabımız yırtık iken sigaranın yerlisini değil, yabancısını içmeyi;
son model telefonu alabilmek için kursağımızdan kısmayı da biliyoruz.

Çünkü bazen aldığımız şey ihtiyacımız değil, egomuzun bize verdiği bir emirdir.

Bütçemizi biraz zorluyoruz ama yine de kendimize, ölçülerimiz oranında küçük mutluluklar yaratıyoruz.

Öyleyse neden konu ülkeye, topluma, eğitime, bilime, tarıma, üretime, çevreye, kültüre ya da gerçekten kalıcı bir faydaya geldiğinde cebimizdeki akrep ortaya çıkıyor?

Kendimiz için bir şey istediğimizde “Nasıl olsa bir şekilde bulurum, ayarlarım” diyebiliyoruz da ülkenin geleceği söz konusu olduğunda neden ilk sorumuz
“Neden ?” oluyor?

Burada biraz durup kendimize bakmamız gerekmiyor mu?

“Neden ben?”
“Param nereye gidecek?”
“Bu kuruma neden güveneyim?”
“Bu kişiyi tanımıyorum, acaba ardında ne var?”
“Ya kötüye kullanılırsa?”

Bu soruların hepsi haklı sorular.

Zira kuşku duymak yanlış değil.

Tam tersine; araştırmak, sormak, hesabını istemek gerekir.

Bu, baştan sona her alanda sorgulamamızı gerektiren bir durumdur.

Ancak kuşku, yardım etmemek için mazeret değil; doğru yere yardım etmek için gerekçe olmalı.

Çünkü garip çelişkilerimiz de bizi takip ediyor…

Örneğin sokakta elini açmış bir insan gördüğümüzde, cebimizde ne kadar olduğuna bakmadan birkaç lira çıkarıp verebiliyoruz.

O anda vicdanımız harekete geçiyor.

Neden anlık bir ihtiyaca cevap verirken elimiz açılıyor da kalıcı bir fayda sağlayacak bir işe sıra geldiğinde elimiz titriyor?

İyilik yapmakla kalıcı bir iyiliğe yatırım yapmak aynı şey değil.

Bir öğrencinin eğitimine, bir üreticinin üretimine, bilime, sanata, çevreye, hayvanlara ya da ülkenin geleceğine yapılan katkı belki o gün gözümüzün önünde bir sonuç oluşturmaz.

Ama yıllar sonra etkisini çok daha büyük bir yerde gösterebilir.

Üstelik birini desteklemek için diğerinden vazgeçmek zorunda da değiliz.

Futbolumuzu sporu sevebiliriz…

Siyasetimizi destekleyebiliriz…

Kendimize kahve de ısmarlayabilir, fazladan yeni bir ayakkabı da alabiliriz.

Ama bütün bunları yaparken ülkemizin geleceği için ne ayırdığımızı da kendimize sorabiliriz.

Çünkü futbolcu gelir, gider.

Teknik direktör gelir, gider.

Kulüp başkanı değişir.

Siyasetçi değişir, iktidarlar değişir, partiler değişir.

Ama sizin ne zamanınız, nede harcadığınız para geri gelmez.

Ve sizin kalıcı önemli hiçbir şeyde de imzanız olmaz.

Tuttuğunuz takımın kulübünde kalacak birkaç kupa, birkaç madalya ve birkaç fotoğraf da zamanla solmaya mahkûmdur.
Bunların hangisi torununuza ve onun çocuklarına miras olarak bırakacak kadar değerlidir?

Hatta, bıraktığımız nedir?

Ben de kendi adıma küçük de olsa bir tercih yaptım.

Bir dernek üzerinden, ülke geneline bakarsak ufacık denebilecek ölçekte bir üretici destek projesini hayata geçirdim.
Ayrıntılarını, ilgilenenler için daha sonra paylaşacağım.

Oysa benim de şu sıralar bastırmaya çalıştığım iki yeni romanım var.

Bir roman yazarı olarak hedefim tanınmış bir yazar olmaksa, kaynaklarımı, ayırabileceğim her kuruşu onlara ayırabilirim.

Bunun da hiçbir yanlış tarafı da yok.

Ama ben buna para yatırmak yerine farklı bir tercih yaptım.

Hâlihazırda piyasada olan romanlarım eşliğinde, her bir kitabın masrafları çıktıktan sonra geriye kalan her kuruşunu dernek üzerinden üreticilere ulaştırmaya başladım.

Bugün bir kitap için 1.300 lirayı ölçü kabul ettik.
Şimdi soruyu size bırakıyorum.

Bir kahveye, bir yemeğe, bir alışverişe, bir eğlenceye ayırabileceğiniz 1.300 liradan kaç tanesini ülkemizin geleceğine katkı sağlayacak bir işe ayırmayı düşünürsünüz?

-Bir mi?
-Beş mi?
-On mu?
-Elli veya yüz mü?

Belki hiçbiri.

Bu da sizin tercihiniz.

Ama kendinize şu soruyu bir kez sorun:

“Neden ben?”

Sorusunun hemen yanında,

“Neden ben olmayayım?”

Sorusuna da verecek bir cevabımız var mı?

Ego ile vicdan karşılaşıp kuşkuya çarptığında, vicdanınızın sesini duyacağınıza ve doğru kararı vereceğinize inanıyorum.

 
 
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY410
  • 2BEŞİKTAŞ49
  • 3KOCAELİSPOR49
  • 4TRABZONSPOR47
  • 5AMED SPORTİF FAALİYETLER47
  • 6GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ47
  • 7CORENDON ALANYASPOR47
  • 8GENÇLERBİRLİĞİ47
  • 9FENERBAHÇE46
  • 10KASIMPAŞA46
  • 11ÇAYKUR RİZESPOR46
  • 12İSTANBUL BAŞAKŞEHİR44
  • 13SAMSUNSPOR44
  • 14ARCA ÇORUM44
  • 15ERZURUMSPOR44
  • 16EYÜPSPOR43
  • 17GÖZTEPE41
  • 18TÜMOSAN KONYASPOR40
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA