DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Nilgun Batıyeli
Nilgun Batıyeli
Giriş Tarihi : 15-07-2026 10:54

15 Temmuz: Hatırlamak mı, Kutlamak mı?

15 Temmuz...

Takvimde sıradan bir tarih değil.
O gece hayatını kaybeden tüm vatandaşlarımızı, güvenlik görevlilerimizi ve görev başında yaşamını yitiren herkesi saygı ve rahmetle anıyorum.

Yakınlarının acısını paylaşmak, hangi düşünceden olursak olalım ortak insani sorumluluğumuzdur.

Ancak yıllardır zihnimi meşgul eden ve hâlâ tatmin edici cevaplarını bulamadığım bazı soruları da sizlerle paylaşmak istiyorum.

15 Temmuz gecesi ben Didim-Akbük'deki yazlığımızdaydım.

Olayların televizyonlarda ayrıntılı şekilde yer almaya başlamasından önce, bir anda yükselen sela sesleriyle herkes gibi ben de bahçeye, sokağa, balkona çıktım.

Kısa süre sonra ellerinde pankartlar bulunan küçük bir grubun sloganlarla yürüdüğünü gördüm

. Ardından ise televizyonlardan bütün Türkiye'nin izlediği görüntüler ekrana yansımaya başladı.

Düşündükçe aklıma başka sorular da geliyordu.

O gece televizyon ve telefonlara gelen haberlere yansıyan görüntülerde, Türkiye'nin birçok ilinde benzer pankartlar, sloganlar ve sela’lar eşliğinde insanların neredeyse aynı anda sokaklara çıkmış olması herkes gibi beni de şaşırtmıştı.

İşte o günden beri kendi kendime şu soruları soruyorum:

Ankara'da başlatılan bu hain girişim gerçekten bu kadar gizli sahnelenmişken, Akbük gibi yüzlerce kilometre uzaktaki bir ilçede insanlar televizyon yayınlarından önce nasıl bu kadar hızlı organize olabilmiştir?

Selalar hangi bilgiye dayanılarak bu kadar kısa sürede her Camiden okutuldu?

Bu organizasyon nasıl bu kadar eş zamanlı gerçekleştirilmiştir?

Resmî açıklamalara göre girişimin arkasında FETÖ vardı.

Eğer durum buysa, yıllarca devletin en kritik kurumlarına kadar sızabilmiş böyle bir yapılanma nasıl bu noktaya kadar gelebildi?

İstihbarat mekanizmaları bu süreci neden önceden tespit edemedi?

Bir başka dikkatimi çeken nokta ise, daha ilk saatlerden itibaren çevremde tanıdığım da tanımadığım da birçok insanın "Bunu kendileri yaptı." şeklinde yorumlar yapmasıydı.

İnsanlar bu kanaate hangi bilgiye dayanarak ulaşmıştı?

Bu da cevaplanmayı bekleyen sorulardan biri olarak hafızamda yer etti.

Sonrasında yaşananlar ise trajediyi daha da büyüttü.

Boğaz Köprüsü'nde hayatını kaybeden siviller, olayın bütününü bilmeden emir-komuta zinciri içinde görev yaptığını söyleyen askerlerin de yaşamlarını yitirmesi, bombalamalar, ülkenin yaşadığı büyük travma...

Dönemin Cumhurbaşkanının halka seslenişinin zamanlaması da o geceyle ilgili yıllardır tartışılan başlıklardan biri oldu.

Aynı şekilde, Meclis'e ilk giden siyasi isimlerden birinin bugün iktidarın en sert şekilde eleştirdiği Özgür Özel olması da kamuoyunda sıkça dile getirilen ayrıntılar arasında hala yerini alıyor.

Bugün geriye dönüp baktığımda, cevabını aradığım en temel soru şudur:

Yıllarca "Ne istediler de vermedik?" denilen bir yapının devletin bu kadar kritik noktalarına ulaşmasına nasıl izin verildi?

Bu, büyük bir ihmal miydi? Devlet kurumlarının yeterince denetlenmemesi miydi?

Yoksa kamuoyunun hâlâ bilmediği başka gerçekler mi vardı?

Hangisi doğru olursa olsun, kaybeden yine suçsuz insanlar, aileler ve ülkemizin geleceği olmuştur.

O tarihten sonra her Perşembe verilen selalar...

Evet, bunun bir hatırlatma olduğu söylenebilir.

Fakat asıl soru şu: Neyi?

15 Temmuz elbette unutulmamalı; hayatını kaybedenler saygı ve rahmetle anılmalıdır.

Ancak bütün bu soruların gölgesinde bir başka soruyu da sormadan geçemiyorum:

15 Temmuz kesinlikle hatırlanmalı!

Peki kutlanmalı mıdır?

Bu sorunun cevabını, sorgulamaktan vazgeçmeyen her vatandaşın vicdanına ve iç sesine bırakıyorum.

………………….

Yazardan Kısa Bir Not

Yazılarımda kullandığım başlıklar, binlerce yıldır insanlığın ortak hafızasında yer etmiş mitlerden, destanlardan, hikâye ve sembollerden esinlenmektedir.

Ancak amacım mitolojiyi anlatmak değildir.

O zamandaki isimleri anmak hiç değildir.

Her yazı, insanlığın değişmeyen bir yönünü ele almaktadır.

Güç ve iktidar, umut, yeniden doğuş, ölümsüzlük arayışı, mücadele ve azim...

Çünkü isimler değişse de, çağlar değişse de insanın hikâyesi değişmiyor.

Asıl amacım da geçmişin adları ile bugünü ve geleceği sorgulamaktır.

Önümüzdeki yazılarımda da farklı semboller ve anlatılar üzerinden, insanlığın değişmeyen özelliklerini, meselelerini ele almaya devam edeceğim.

Keyifli okumalar dilerim.

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1AMED SPORTİF FAALİYETLER00
  • 2BEŞİKTAŞ00
  • 3CORENDON ALANYASPOR00
  • 4ÇAYKUR RİZESPOR00
  • 5ÇORUM00
  • 6ERZURUMSPOR00
  • 7EYÜPSPOR00
  • 8FENERBAHÇE00
  • 9GALATASARAY00
  • 10GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ00
  • 11GENÇLERBİRLİĞİ00
  • 12GÖZTEPE00
  • 13İSTANBUL BAŞAKŞEHİR00
  • 14KASIMPAŞA00
  • 15KOCAELİSPOR00
  • 16KONYASPOR00
  • 17SAMSUNSPOR00
  • 18TRABZONSPOR00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA