“Kelin ilacı olsa başına sürer” derler. İnsanın başkalarına akıl vermesi kolay, sıra kendisine geldiğinde ise aynı aklı uygulaması hiç kolay değil. Bunu kendimden biliyorum. Ama yine de deniyorum. Çünkü insanın içinde bulunduğu durum ne kadar zor olursa olsun, kendisi için yapabileceği bir şey mutlaka vardır.
Eskiden insanlara, yaşadıkları sorunlar karşısında daha kolay tavsiye verebileceğimi düşünürdüm. “Şunu yap, bunu dene, biraz uzaklaş, kendine zaman ayır” demek kolaydı. Fakat insan aynı şeyleri kendi hayatında yaşamaya başladığında, bildiği doğruları uygulamanın ne kadar zor olduğunu anlıyor.
Anladım ki mesele ne yapacağını bilmemek değildir. Mesele, onu yapacak gücü kendinde bulamamaktır.
Özellikle ruh sağlığı söz konusu olduğunda bunu daha iyi anlıyorum. Depresyon yalnızca üzgün olmak değildir. İnsan bazen hiçbir şey yapmak istemez, hiçbir şeyden zevk almaz, geleceğe dair umudunu kaybeder. Yapılması gereken en basit işler bile gözünde büyüyebilir. İnsan kendisini bulunduğu yerden çıkaracak gücü bulamadıkça, hayatın bütün yükü daha da ağırlaşır.
Her insanın kendisine karşı sorumluluğu da burada devreye giriyor.
Kendine “geçer” deyip durmak yerine, gerektiğinde yardım istemek gerekir. Bir doktorla konuşmak, bir uzmana başvurmak, yakınlarına ne yaşadığını anlatmak, yeniden ayağa kalkmak için küçük de olsa bir adım atmak gerekir. Bazen insanın kendisi için yapabileceği en önemli şey, güçlü görünmeye çalışmayı bırakıp gerçekten yardıma ihtiyacı olduğunu kabul etmektir.
Sen kendine sahip çıkmazsan, başkalarının sana uzattığı elin de sana ulaşması zorlaşır.
Bu, insanın bütün sorunlarını tek başına çözmesi gerektiği anlamına gelmez. Tam tersine, bazen insanın kendisi için vereceği en doğru karar, başkasından yardım istemektir. Fakat o ilk adımı atmak, kendisine sahip çıkmak ve “Ben böyle devam etmek istemiyorum” diyebilmek yine insanın kendi sorumluluğundadır.
Hayatın başka alanlarında da durum çok farklı değil. Başkalarına verdiğimiz öğütleri önce kendimiz uygulayabilsek belki birçok şeyi daha kolay aşacağız. Daha sağlıklı yaşayalım deriz ama kendimizi ihmal ederiz. Dinlenmenin önemli olduğunu söyleriz ama kendimize dinlenme fırsatı vermeyiz. Umudunu kaybetme deriz ama kendi umudumuzu korumayı unuturuz.
Oysa insan başkalarına karşı sorumlulukları olduğun önce kendisine karşı da sorumluluğu gelir.
Kendisini tamamen tüketen bir insanın başkalarına verebileceği şeyler de zamanla azalır, hatta yok olur
Kendine iyi bakmak bencillik değildir. Hatta belki tam tersine, sevdiklerine karşı yerine getirmen gereken ilk sorumluluktur.
Ben hâlâ her şeyi doğru yaptığımı söyleyemem. Zaten mesele de bu değil. Mesele, insanın düştüğünde bir daha kalkmayı denemesi. Bazen tek başına, bazen bir yakınının yardımıyla, bazen de bir uzmanın desteğiyle...
Yeter ki kendisinden vazgeçmesin.
İnsanın hayatında değiştirebildiği ilk şey çoğu zaman kendisidir. Yeter ki pes edip ''benden bu kadar'' demesin. İnsan, kendisi için atacağı küçücük bir adımın bile yarınını nasıl değiştirebileceğini unutmamalıdır.
Kendine karşı sorumlusun.
Çünkü sen kendine sahip çıkmazsan, kimse sana gerçekten yardım edemez.
Not: Mutlu azınlık bu yazıyı umursamasın. Zaten umursamayacaktır
Ali İhsan Öztürk
TÜRK DÜNYASININ GÖNÜL EVİ
Mustafa Mete ÖZPINAR
İNSANLIK ve MERHAMETİ TAŞIMAK
Nilgun Batıyeli
KENDİNE KARŞI SORUMLUSUN
KADİR DAYIOĞLU
ÇEVRE BİLİNCİ
Mustafa Cengiz
KaySERİspor SERİ’ye bağladı
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
BİR İMPARATORLUK DÜŞÜN, YENİLMİŞ, YENİLMİŞ... SONUNDA İŞGAL EDİLMİŞ!
M. Kemal Atik
DAHA ÇOK BİLGİYE, DAHA ÇOK AHLAKA VE HER ŞEYDEN DAHA ÇOK GÜVENE İHTİYACIMIZ VAR
Mehmet Arpa
GERÇEK GÜÇ NEDEN SESSİZDİR?
Ali Rıza Navruz
RÜZGÂRIMA KAFA TUTMA
Mustafa Acar
ZOR ADAM