Türkiye’de en çok tartışılan kurumların başında Millî Eğitim Bakanlığı ve bakan Yusuf Tekin geliyor hiç kuşku yok ki.
Uygulamaları, açıklamaları ile sürekli gündemde.
Müfredatta yapılan değişiklikler, milli bayramların kutlanmasına dair ötelemeler, Atatürk ile ilgili kitaplarda uygulanan sansür ve daha neler neler.
Yeni Eğitim ve Öğretim dönemi Pazartesi başlıyor.
Bu bağlamda 2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılında yapılması planlanan İş ve İşlemler belli oldu.
Millî Eğitim Bakanlığına bağlı resmî ve özel okul ve kurumlarda eğitim ve öğretim faaliyetlerinin Bakanlık politikaları doğrultusunda uygulama birliği içinde yürütülmesi, eğitim hizmetlerinin niteliğinin artırılması ve eğitim ortamlarının güvenli, etkin ve verimli şekilde yönetilmesi amacıyla 2023 yılından bu yana her eğitim öğretim yılı öncesi genelge hazırlanıyor.
Tarih 19 Ağustos 2026
Başlık "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" konulu genelge
YASAKLAR NELER?
Aslında bu genelge yasakları içeriyor.
Peki neler mi yasak?
1-Deneme sınavı 2-Cep Telefonu 3-MEB harici kaynak kitabı 4-Kaynak kitap önerisi 5-Veli ziyareti 6-Kayıt Parası 7-Öğretme seçimi 8-İlk okul sınav ve yazılı 9-Sınıf annesi uygulaması 10-Serbest kıyafet 11-Mazeretsiz açık liseye geçiş 12-Öğrenci görüntüleri Sosyal medya 13-Whatsup üzerinden ödev verilmesi 14-Okuma yazma törenleri Mayıs öncesi yasak 15-İlk okullarda karne yok 16-Öğretmenlerin önlüksüz görev yapması 17-Aidat adı altında yardım alınası 18-Okul dışı mezuniyet törenleri 19-Sınıf seçimi yasaklanırken, yeni dönemde kadın öğretmenlere yönelik yasaklar kapsamında tayt, t-shirt, kot pantolon ve mini etek giymeleri de yasaklandı.
Ayrıca kıyafet yönetmenliği bağlamında erkek öğretmenlerin uzun sakalı da yasaklar kapsamına dahil edildi.
EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILINA
İLİŞKİN İŞ VE İŞLEMLER…
14 Eylül 2026 Pazartesi günü başlayacak olan yeni eğitim öğretim yılı öncesinde de "2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler" konulu genelge, Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin imzasıyla yayımlanarak 81 ile gönderildi.
Satır başları mı?
Millî birlik ve beraberlik bilinci eğitim süreçlerinde güçlendirilecek.
"Güvenli Okul İklimi" kapsamında eğitim kurumlarında tedbirler eksiksiz uygulanacak.
e-Okul sisteminde otomatik gerçekleşen okul kayıtlarından dolayı velilerin kayıt ücreti ödemesi söz konusu olmayacak.
Okullarda cep telefonu kullanılmaması uygulamasına devam edilecek.
2026-2027 Eğitim ve Öğretim Yılında "Maarifin Kalbinde Oyun" teması esas alınacak.
Kutlamalarda pedagojik ve etik ilkeler gözetilecek.
Bakanlık dışında hazırlanan sınav niteliğindeki uygulamaların okullarda yapılmasına izin verilmeyecek.
"İşletmelerde Mesleki Eğitim ve Staj (MEB-İMES)" mobil uygulamasının kullanımı zorunlu olacak.
Bunlar Milli Eğiktim bakanlığının yeni döneme dair aldığı kararlar.
Peki bu konuda sendikaların talepleri neler?
ZORUNLU EĞİTİMDE EZBER BOZULMALI
2026-2027 eğitim-öğretim yılına sayılı günler kala Şuurlu Öğretmenler Derneği (ÖĞ-DER) Kayseri Şube Başkanı Metin Aydınözü’nden önemli bir çıkış geldi.
Eğitimin bir bütün olarak ele alınması gerektiğini ifade eden Aydınözü, okullar açılmadan eksiklerin giderilmesi gerektiğini belirtti.
OKULLAR TEMİZ, HAZIR OLMALI
Eğitim-öğretim yılının başlamasına kısa bir süre kala okullarımızın temizlik ve bakım hizmetleri konusunda yaşanan belirsizlikler kabul edilemez. Temizlik personelinin yeterli sayıda ve sürekli istihdam edilmesi, okullarımızın eğitim başlamadan önce hijyen açısından hazır hâle getirilmesi gerekir. Öğrencilerimizin sağlıklı bir ortamda eğitim görmelidir. Okulların temizlik hizmetleri dönemsel ve geçici çözümlere bırakılmamalı; her okulun öğrenci ve fiziki kapasitesine göre yeterli sayıda sürekli temizlik personeli görevlendirilmelidir.
EĞİTİM ÖDENEĞİ EŞİT OLMALI
Ücretli ve kadrolu ayırt etmeksizin tüm öğretmenlere ve okullarda çalışan hizmetli, memur gibi tüm çalışanları kapsayacak şekilde eğitim ödeneği asgari bir maaş tutarında verilmelidir.
Ekonomik krizle birlikte veliler özellikle çok sayıda çocuğu olan veliler onların kırtasiye ve okul elbisesi ihtiyaçlarına yetişememektedir. Bu yüzden de kırtasiye ve elbiseyi kapsayacak şekilde tüm öğrencilere de eğitim ödeneği verilmelidir.
ATAMA BEKLEYENLER
Türkiye'nin birçok bölgesinde öğretmen ihtiyacı devam ederken, eğitim fakültelerinden mezun olmuş ve yıllarca atama bekleyen öğretmenlerin bulunması ciddi bir çelişkidir.
Öğretmen açığı bulunan alanlar belirlenmeli, norm kadro planlaması gerçekçi biçimde yapılmalı ve öğretmen atamaları eğitim-öğretim yılının ihtiyaçları dikkate alınarak gerçekleştirilmelidir.
Atama bekleyen öğretmenlerin yaşadığı ekonomik, sosyal ve psikolojik mağduriyet daha fazla görmezden gelinmemelidir.
Öğretmenlik mesleği geçici ve güvencesiz istihdam politikalarıyla değil, nitelikli ve sürdürülebilir bir insan kaynağı politikasıyla güçlendirilmelidir.
ZORUNLU EĞİTİMDE
EZBER BOZULMALI
Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak, zorunlu eğitim konusunda bakanlığa tavsiyemiz şudur: Eğitim öğretim sistemi eskiden olduğu gibi 5+3+3 olarak yeniden tanzim edilmeli, eğitimin ilk 5 yılı zorunlu olup, kalan 6 yılı ise isteğe bağlı olmalıdır. 5 yıllık zorunlu eğitimden sonra isteyen kabiliyeti doğrultusunda istediği mesleğe yönlendirilmeli, tarım, hayvancılık, sanayi, teknoloji ve birçok alanda ara eleman sorunu bir an evvel çözüme kavuşturulmalıdır.
Çocuk işçiliği gibi söylemlerle hayatın gerçekleri göz ardı edilmemeli, geleceğin teminatı gençlerin daha erken yaşta meslek edinmeleri ve üretime katılmaları sağlanmalıdır. ÖĞ-DER olarak “önce ahlak ve maneviyat” anlayışıyla, öğrenciyi sadece sınavlara hazırlayan değil; hayata, mesleğe ve topluma hazırlayan bir eğitim sistemini savunuyoruz.”
OKULLARDA GÜVENLİK SORUNU
“Okullarımızda öğrencilerin ve öğretmenlerin güvenliğini tehdit eden olaylar artık münferit hadiseler olmaktan çıkarılmalı ve eğitim politikalarının önemli bir başlığı olarak ele alınmalıdır. Okul çevrelerinde uyuşturucu, şiddet, madde bağımlılığı, akran zorbalığı ve çeşitli güvenlik risklerine karşı daha etkin tedbirler alınmalıdır. Okullarımızın güvenlik görevlisi ihtiyacı karşılanmalı, okul yöneticileri ve öğretmenler güvenlik konusunda yalnız bırakılmamalıdır. Öğretmenin görevi öğrenciyi eğitmektir. Öğretmeni güvenlik görevlisi, psikolog, sosyal hizmet uzmanı ve disiplin mekanizmasının bütün yükünü taşıyan kişi hâline getirmek doğru değildir. Okul-aile-emniyet-yerel yönetim iş birliği güçlendirilmeli, okul çevrelerinde etkin ve sürekli güvenlik politikaları uygulanmalıdır.
KIYAFET YÖNETMELİĞİ
GÜNCELLENMELİDİR…
Önlük uygulaması eğitim sisteminin asli meselelerinin önüne geçirilmemelidir. Öğretmenin öncelikle ekonomik ve sosyal şartlarının iyileştirilmesi, mesleki saygınlığının güçlendirilmesi, çalışma şartlarının düzenlenmesi ve eğitim ortamlarının iyileştirilmesi lazımdır. Kıyafet konusunda bakanlık tarafından dayatmacı değil, mesleğin saygınlığına ve öğretmenin tercih hakkına da saygı gösteren bir yaklaşım sergilenerek önlük giyimi teşvik edilebilir ancak mecbur tutulmamalıdır. Kılık kıyafet kanunu güncellenmeli, öğretmenlerimizin mesleğin itibarına yaraşır bir şekilde, ahlaki değerlere, toplumun örf, adet ve geleneğine aykırı olmayacak şekilde giyinmelerine imkan verecek düzenlemeler yapılmalıdır. Başörtüsü serbestliği kamuda sadece sendikal bir eylemle değil, kanuni bir düzenlemeyle güvence altına alınmalıdır.
EĞİTİMDE İNSAN
MERKEZE ALINMALIDIR
Eğitim yatırımları sadece yeni okul binaları yapmak, teknolojik araçları artırmak veya fiziki şartları iyileştirmekten ibaret değildir. Asıl yatırım insana yapılmalıdır. Öğretmenin ekonomik ve sosyal şartları iyileştirilmeli, öğrencinin ahlaki ve psikolojik gelişimi desteklenmeli, aile eğitim sürecinin güçlü bir paydaşı hâline getirilmeli ve okul yöneticilerinin üzerindeki gereksiz bürokratik yük azaltılmalıdır. Eğitim politikaları günübirlik uygulamalarla değil, uzun vadeli ve bütüncül bir anlayışla oluşturulmalıdır.
ÇOCUKLARIMIZIN GELECEĞİNİ
GEÇİCİ ÇÖZÜMLERE BIRAKAMAYIZ
Şuurlu Öğretmenler Derneği olarak Millî Eğitim Bakanlığımızı, eğitim çalışanlarının, öğrencilerin, velilerin ve eğitim alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini daha fazla dikkate almaya çağırıyoruz.
2026-2027 eğitim-öğretim yılı; öğretmen açığının giderildiği, atama bekleyen öğretmenlerin mağduriyetlerinin azaltıldığı, eğitim ödeneğinin tüm eğitim çalışanlarına ve öğrencilere verildiği okullarımızın yeterli temizlik personeliyle eğitim yılına hazırlandığı, okullarımızda güvenliğin sağlandığı, 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin yeniden değerlendirildiği, mesleki eğitimin güçlendirildiği, öğretmenin itibarının ve çalışma şartlarının iyileştirildiği, öğrencinin akademik başarısı kadar ahlaki ve manevi gelişiminin de önemsendiği bir eğitim yılı olmalıdır.
Çocuklarımızın geleceğini günübirlik tartışmalara ve geçici çözümlere bırakamayız. Eğitim, bir milletin geleceğidir. Bu nedenle bütün eğitim paydaşlarını; öğrencilerimizin ve ülkemizin geleceği için daha nitelikli, daha güvenli, daha adil ve ahlak ve maneviyatı önceleyen bir eğitim sistemi oluşturmak üzere sorumluluk almaya davet ediyoruz. 2026-2027 eğitim-öğretim yılının öğretmenlerimize, öğrencilerimize, velilerimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.”
Uzatmaya gerek yok, sanırım MEB ve Sendikaların tavrı anlaşılmıştır…
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI GENELGESİ YAYIMLANDI
KADİR DAYIOĞLU
DÖNDÜK KÜRKÇÜ DÜKKANINA!
Mehmet Arpa
Kendine Zulmetmeyi Bırak: Yetersizlik İllüzyonu
Ali Rıza Navruz
Devre Arası Muhabbet
Ali İhsan Öztürk
AL ŞU MEGAFONU
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR KAZANDI, YÜZLER GÜLÜYOR…
Mustafa Mete ÖZPINAR
İNSANLIK ve MERHAMETİ TAŞIMAK
AHMET KARAASLAN
KÖSE DAĞI
Nilgun Batıyeli
EGO İLE VİCDAN KARŞILAŞIP KUŞKUYA ÇARPINCA
Mustafa Göçer
KOLAYCILIK CAZİP GELİYOR















