Malum son dönemdeki milletvekili ve belediye başkanlarına dair transferler gündemde.
AK Parti sandıkta kaybettiklerini öyle ya da böyle tek tek topluyor.
Bu konuya dair farklı yorumlar var.
Daha önce hatırlarsanız YRP il başkanı Ali Özcan, göreve gelir gelmez “Futbolcu transferi gibi bu olaya karşıyız!” diyerek yerel bazda ciddi bir tavır koymuştu.
Bugün sizlere Siyasi Etik bağlamında birkaç kelam.
Önce bir hatırlatma.
CHP'DEN AK PARTİ'YE GEÇEN
BELEDİYE BAŞKANLARI...
İlter Yeşiltaş @ilteryesiltas’ın paylaşımından:
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan, Aksu Belediye Başkanı İsa Yıldırım, Seydişehir Belediye Başkanı Hasan Ustaoğlu, Karkamış Belediye Başkanı Mustafa Güzel, Şehitkamil Belediye Başkanı Umut Yılmaz, Yenipazar Belediye Başkanı Malik Ercan, Hasankeyf Belediye Başkanı Hamit Tutuş, Altınova Belediye Başkanı Yasemin Fazlaca, Göle Belediye Başkanı Gökhan Budak, Hayrabolu Belediye Başkanı Tuncer Başoğlu, Karalar Belde Belediye Başkanı Hasan Turgut, Aşdağul Belde Belediye Başkanı Şenol Öncül, Serik Belediye Başkanı Kadir Kumbul, Sultanhisar Belediye Başkanı Osman Yıldırımkaya
KAPIDA SIRA BEKLEYENLER!
Evet…
Yenileri de kapıda sıralarını bekliyorlar.
Bunun vicdani sorumluğu bir yana, sizi o makamlara taşıyan CHP’li seçmenin oylarına nasıl bu kadar rahat ihanet edebiliyorsunuz?
Sizler de 6’lı masanın bir başka uzantısı mısınız?
Siyasette öylesine kötü bir dönem yaşanıyor ki, “At izi, it izine karışmış!” durumda.
Bu işin nereye varacağına dair de ciddi endişeler var.
Malum CHP’nin tepesinde Demokles’in kılıcı gibi sallanan bir “Butlan” mevzusu ve köşede bekleyen Kemal Kılıçdaroğlu gibi eski bir genel başkan var.
Mutlak Butlan mı, Şutlan mı?
Önümüzdeki seçim sürecinde göreceğiz ömrümüz var ise…
Benzer sorunlar şimdi de Saadet Partisi’nin etrafında dolaşmaya başlamıştı.
Dava Pazartesi günü düştü, ancak senaryolar bitmiyor!...
Bakalım Genel başkan Kayseri Milletvekili Mahmut Arıkan ve Saadet Partisinin Türk siyasi hayatındaki parlayışının önü nasıl kesilecek?
SP-YRP birleşmesi olacak mı?
Son dönemde dillendirilen “Cumhurbaşkanı Adayı”nı gerçekten muhafazakar oluşum sandıkta seçmene sunabilecek mi?
İLKESİZLİK VE
ONURSUZLUK
Kayseri 24, 25 ve 26. Dönem Milletvekili. Türk Tarih Kurumu Eski Başkanı. Kutlu Parti Genel başkanı Yusuf Halaçoğlu, son paylaşımlarından birisinde diyor ki; Türk siyasetinde maalesef etik olmayan, hem geçeni, hem de geçilen partiyi ilkesizliğe ve onursuzluğa ortak eden bir olay yaşanmaktadır.
Vatandaş tarafından bir partiden milletvekili veya Belediye başkanı seçilmiş kişiler parti değiştirmekte, bir kısmı soruşturulmaktan kurtulmakta, bir kısmı makam elde etmekte, bir kısmının borçlarından kurtulduğu iddiaları kamuoyunda yer almaktadır.
Aslında parti değiştirmek, kendilerini seçen vatandaşa büyük saygısızlık ve onursuzluktur.
Bu sebeple Kutlu Parti, milletvekili ve belediye başkanlarının parti değiştirmeleri halinde, milletvekilliği ve belediye başkanlığından istifa etmiş sayılmalarını önermektedir ve kendi programına bunu koymuştur.
İSTİFA ETMELERİ
GEREKMEZ Mİ?!...
Son yıllarda artan ve partisinden istifa eden ama milletvekilliği ve belediye başkanlığını başka partilerde devam ettiren vekil ve başkanları eleştiren Halaçoğlu, partisinden istifa eden milletvekili ve belediye başkanları için öneri.
Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu, bazı milletvekili ve belediye başkanlarının istifa sonrası başka partide devam etmelerini eleştirerek bir öneri sundu.
Halaçoğlu, “Milletvekili ve belediye başkanlarının parti değiştirmeleri halinde, milletvekilliği ve belediye başkanlığından istifa etmiş sayılmalarını öneriyoruz” dedi.
Halaçoğlu, “Türk siyasetinde maalesef etik olmayan, hem geçeni, hem de geçilen partiyi ilkesizliğe ve onursuzluğa ortak eden bir olay yaşanmaktadır. Vatandaş tarafından bir partiden milletvekili veya Belediye başkanı seçilmiş kişiler parti değiştirmekte, bir kısmı soruşturulmaktan kurtulmakta, bir kısmı makam elde etmekte, bir kısmının borçlarından kurtulduğu iddiaları kamuoyunda yer almaktadır.
Aslında parti değiştirmek, kendilerini seçen vatandaşa büyük saygısızlık ve onursuzluktur.
Bu sebeple Kutlu Parti, milletvekili ve belediye başkanlarının parti değiştirmeleri halinde, milletvekilliği ve belediye başkanlığından istifa etmiş sayılmalarını önermektedir ve kendi programına bunu koymuştur” ifadelerin kullandı.
YOK BÖYLE BİR SALTANAT!...
Dr. Naim Babüroğlu @NaimBaburoglu’ndan anlamlı bir paylaşım;
“Milletvekilliği en fazla 2 dönemle sınırlandırılmalı.
Milletvekili emeklilik hakkı tekrar düzenlenmeli.
4-5-6-7 dönem milletvekilliği mi olur?
Sonra belediye başkanı ol.
İmtiyazlı bir sınıf oluşturulmuş.
Demokrasi bu değil!”
SİYASET SADECE MAKAM VE
GÜÇ ELDE ETME ARACI DEĞİL
Ali YILDIRIM@ali63yildirim “Toplumların güçlü kalabilmesi; adaletin, ahlakın ve liyakatin korunmasıyla mümkündür.
Siyaset sadece makam ve güç elde etme aracı değil, millete hizmet etme sorumluluğudur.
Bu büyük ülkenin geleceği için; ranttan uzak, vicdan sahibi, dürüst, vakur ve dava şuuru taşıyan insanların ön planda olması büyük önem taşımaktadır.
Bir partinin gerçek gücü; parayla değil, emekle, samimiyetle ve milletin güveniyle büyümesidir.
Rüşvet, çıkar ilişkileri ve menfaat odaklı siyaset anlayışı toplumun devlete ve siyasete olan güvenini zedeler.
Parayla adaylık almak ya da seçmeni maddi çıkarlarla yönlendirmek, kısa vadede kazanç gibi görünse de uzun vadede hem siyaseti hem toplumsal huzuru yıpratır.
Milletin beklentisi; insan odaklı, adalet merkezli ve hizmet anlayışını esas alan bir siyaset kültürüdür.
Çünkü siyaset; ayrıştırmanın değil birleştirmenin, şahsi menfaatlerin değil millet menfaatlerinin adresi olmalıdır.
Siyasetin kendi değerlerinden ve temel ilkelerinden uzaklaşması, ülke yönetiminde ciddi kırılmalara yol açabilir.
Bu nedenle liyakatli, ahlaklı, sorumluluk sahibi ve milletin derdiyle dertlenen kadroların desteklenmesi; hem demokrasinin hem de ülkenin geleceği adına hayati bir gerekliliktir.”
SEN BENİ KOLLA,
BEN DE SENİ!...
CEM TOKER@tokcem "Ankara, İstanbul’da üst düzeyde olduğu gibi, taşrada da, yerel ölçekte, “İşadamı, iktidar partisi ve devlet yetkilileri” arasında sağlam bir “sen beni kolla, ben seni” çıkar dostluğu ve dayanışması vardır.
Bu ilişkiyi sürdürmeyi reddeden siyasi etik sahibi bir partiye de oy çıkmaz! Seçimi atlattıktan 3 hafta sonra OHAL’i kaldıran siyasi etik!!!
İnsan yazarken siyasetle uğraştığı için utanıyor...
Davutoğlu’nu tehlikeli bir hayalperest ve Batılılara çabuk inanan birisi olduğu için günahım kadar sevmem. Ama yiğidi öldür hakkını yeme. Siyasi etik ve kamuda şeffaflık yasalarını, her kamu görevlisinden mal beyanı önerdi. Erdoğan kabul etmedi.
“Siyasi Etik Yasası çıkarırsak, ilçe başkanı bile bulamayız” diyen siyasetçi ben değildim!!!"
SİYASET VE OMURGA
İsrafil BALCI@ibalci55 "Siyaset ve Omurga
Serap Yazıcı: Bir akademisyen. Öğretim üyeliği boyunca eminim etik ve ahlak üzerine çok konuşmuştur
Parti değiştirmiş, hiç umurumda değil, ama bir bilim insanı siyasi manevradan ziyade bilim ciddiyetini ve saygınlığını korumalı şu sözler zatıalilerine ait..."
**
SİYASET NEYLE YAPILIR?
Gözde@Asena1653 “Siyaset; fikirle, duruşla ve ilkeli bir omurgayla yapılır; rüzgâra göre saf değiştirerek değil.
Dün savunduğun değerleri bugün bir makam uğruna yok sayarsan, halk buna "siyasi tercih" değil, güven erozyonu der.
Makamlar ve sıfatlar geçicidir; ancak tutarsızlık tarihin hafızasından silinmez.
Unutulmamalıdır ki; bir siyasetçinin en büyük sermayesi koltuğu değil, halkın ona duyduğu sarsılmaz güvendir.
Güven ise kaybedildiğinde geri dönüşü olmayan tek makamdır.”
TRANSFER ET, YOK
OLMAZSA İÇERİ AT!
Evet…
Bu da bir başka garabet siyasetimizde.
Bir ara epey meşhurdu.
Belediyelere Kayyım atanıyordu.
Sonradan iş transferlere döküldü.
O da yetmedi, transfer olmak istemeyen ya da “Ağır abi” gibi davrananlar için “Silivri Modeli” ortaya çıktı.
Baktılar olmuyor, tıkıyorlar içeri.
ETİK YASASI ŞART!
Türk siyasetinde er ya da geç "Siyasi Etik Yasası" olmalıdır!
Seçildiği partiden istifa eden belediye başkanı ve meclis üyeleri dönem sonuna kadar bağımsız kalmak zorunda.
Kendisine, seçmenine saygının bir örneği olmalı.
Başkasının oyu ile seçim kazanıp, başka partiye hem siyasi, hem de ekonomik bağlamda ikbalini kurtarmak adına geçmenin hiçbir tarifi yok siyasette.
Bu nedenle görevi ne olursa olsun seçildikten sonra başka partiye geçen kim olursa olsun belediye başkanlığından ve meclis üyeliğinden de istifa etmelidir!
Milletvekilleri de aynı şekilde olmalıdır!
Bu kadar seçmenine saygısızlığı durduracak bir fren olmalı, eninde-sonunda!
Benim oyumla seçil, kendini ve yedi sülaleni futbolcu gibi yaptığın bir transferle ömür billah garantiye al.
Belki size yakışıyor ama size oy veren seçmene yakışmıyor!...
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
HEMŞİRELERİMİZ HAK ETTİĞİ DEĞERİ BEKLİYOR
KADİR DAYIOĞLU
SIRADA TÜRKÜLER VAR
Ali Rıza Navruz
SİTEMNÂME.. /16-19/
Mustafa Mete ÖZPINAR
SADAKAT ve MUTLU AİLE NİĞMETTİR
Şaban Külhancıoğlu
MAHALLEMİZ 'BİR TANE'YDİ
Mustafa Cengiz
ÖZÜR DİLEYİNCE BU İŞ BİTİYOR MU?
Ahmet Sıvacı
ANNELER GÜNÜ ÖYLE Mİ?
Mustafa Göçer
DOĞA KÖRLÜĞÜNDEN UYANMALlYlZ
Faruk Ergan
KİMSE DUYMADAN
Bekir Oğuz Başaran
DEĞİŞMEM GAZELİ















