DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Ali İhsan Öztürk
Ali İhsan Öztürk
Giriş Tarihi : 12-08-2026 00:18

DEMOKRASİLERDE SESSİZLİK DE BİR TERCİHTİR!

#İhsanDüşünmedenEdemiyor
DEMOKRASİLERDE SESSİZLİK DE BİR TERCİHTİR!
Demokrasilerde sadece siyasi partiler yoktur.

Parlamento vardır.
Siyasi partiler vardır.
Sendikalar vardır.
Meslek örgütleri vardır.
Barolar vardır.
Üniversiteler vardır.
Akademisyenler vardır.
Basın ve medya kuruluşları vardır.
Sivil toplum kuruluşları vardır.
Dernekler ve vakıflar vardır.
İş dünyası ve meslek kuruluşları vardır.
Düşünce kuruluşları vardır.
Dini cemaatler ve farklı inanç toplulukları vardır.
Kültür ve sanat kuruluşları vardır.
Gençlik ve kadın örgütleri vardır.

Bütün bu yapıların ortak bir özelliği vardır:

Toplumun bir kesimini temsil ederler.

Ülkenin gündemini takip ederler.
Dünyada yaşanan gelişmeleri değerlendirirler.
Yeni bir düzenleme varsa görüşlerini açıklarlar.
Yeni bir proje varsa desteklerini veya çekincelerini ortaya koyarlar.
Yanlış gördükleri uygulamalara itiraz ederler.
Doğru gördüklerini desteklerler.

Çünkü demokrasi sadece sandıkta oy kullanmak değildir.

Demokrasi aynı zamanda;

konuşabilmektir,
sorabilmektir,
eleştirebilmektir,
itiraz edebilmektir,
öneri sunabilmektir,
kamuoyu oluşturabilmektir.

Hatta gerektiğinde;

“Burada yanlış yapıyorsunuz.”

diyebilmektir.

Türkiye’de de çok sayıda siyasi parti, sendika, dernek, vakıf, meslek örgütü, STK, cemaat, tarikat, akademik yapı ve farklı toplumsal oluşum bulunuyor.

Peki son dönemde ülkenin geleceğini doğrudan ilgilendiren bu kadar önemli gelişme yaşanırken…

NEDEN BU KADAR SESSİZİZ?

Neden meydanlarda yıllarca konuşanlar bugün konuşmuyor?

Neden toplum adına söz söyleyen kurumlar bugün görüşlerini açıklamıyor?

Neden destekliyorsanız “destekliyoruz” demiyorsunuz?

Neden çekinceniz varsa “şu noktalara dikkat edilmelidir” demiyorsunuz?

Neden karşıysanız “karşıyız” diyemiyorsunuz?

Eğer bizim göremediğimiz olumlu bir taraf varsa…

Lütfen anlatın.

Biz de görelim.

Eğer ülke adına doğru ve hayırlı bir gelişme olduğunu düşünüyorsanız, bunu kamuoyuyla paylaşın.

Ama eğer sizin de bizim gördüğümüz gibi olumsuzluklar, riskler ve ciddi çekinceler gördüğünüz halde susuyorsanız…

İşte o zaman benim için mesele çok daha büyüktür.

Çünkü susmak da bir tercihtir.

Ve bazı durumlarda suskunluğun da bir vebali vardır.

Ben burada kimseyi suçlamıyorum.

Ama soru soruyorum:

Sizi susturan bir baskı mı var?

Bir siyasi baskı mı?

Ekonomik bir baskı mı?

Kurumsal bir kaygı mı?

Yoksa sizleri lehte veya aleyhte görüş açıklamaktan alıkoyan başka bir güç mü var?

Yoksa yıllardır söylediğimiz o anlayış mı hâkim oldu?

“Bana dokunmayan yılan bin yaşasın.”

Eğer öyleyse durum daha da vahim.

Çünkü bugün size dokunmayan mesele, yarın sizin kapınıza gelebilir.

Demokrasinin gücü sadece iktidarın ne söylediğinde değil, toplumun ne düşündüğünün duyulabilmesindedir.

Siyasi iktidarlar da toplumun farklı kesimlerinin ne düşündüğünü bilmelidir.

Çünkü gerçek bir demokratik yönetim;

sadece alkışlayanları değil,
itiraz edenleri de dinler.

Sadece destekleyenleri değil,
çekincesi olanları da dikkate alır.

Sadece kendi çevresinden gelen fikirleri değil,
toplumun tamamından gelen sesleri duymalıdır.

Sivil toplumun görevi iktidarın yanında veya karşısında olmak değildir.

Sivil toplumun görevi, gerektiğinde millet adına konuşabilmektir.

Yanlış gördüğüne yanlış,
doğru gördüğüne doğru diyebilmektir.

Bugün Türkiye’nin önünde çok önemli bir dönem var.

Bu dönemde toplumun bütün kesimlerinin düşüncelerini açıkça ortaya koymasına ihtiyaç var.

Ben özellikle siyasi partilere, sendikalara, STK’lara, meslek örgütlerine, akademisyenlere, derneklere, vakıflara ve toplumun kanaat önderlerine sesleniyorum:

Lütfen konuşun!

Lehteyseniz neden lehte olduğunuzu anlatın.

Aleyhteyseniz neden karşı olduğunuzu anlatın.

Çekinceniz varsa çekincelerinizi ortaya koyun.

Olumlu gördüğünüz tarafları söyleyin.

Risk gördüğünüz tarafları söyleyin.

Ama susmayın!

Çünkü bugün susarsanız, yarın konuşmanın hiçbir anlamı kalmayabilir.

Ve unutmayalım:

Demokrasilerde sadece söylenen sözlerin değil, söylenmeyen sözlerin de bir anlamı vardır.

Benim tedirginliğim tam olarak bu:

Türkiye’de neden bu kadar sessizlik var?

Yoksa gerçekten…

“Bana değmeyen yılan bin yaşasın” mı diyoruz?

#Demokrasi
#SivilToplum
#Milliİrade
#Kamuoyu
#Türkiye
#İhsanDüşünmedenEdemiyor

NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1AMED SPORTİF FAALİYETLER00
  • 2BEŞİKTAŞ00
  • 3CORENDON ALANYASPOR00
  • 4ÇAYKUR RİZESPOR00
  • 5ÇORUM00
  • 6ERZURUMSPOR00
  • 7EYÜPSPOR00
  • 8FENERBAHÇE00
  • 9GALATASARAY00
  • 10GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ00
  • 11GENÇLERBİRLİĞİ00
  • 12GÖZTEPE00
  • 13İSTANBUL BAŞAKŞEHİR00
  • 14KASIMPAŞA00
  • 15KOCAELİSPOR00
  • 16TÜMOSAN KONYASPOR00
  • 17SAMSUNSPOR00
  • 18TRABZONSPOR00
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA