MEKÂNIN CENNET OLSUN HACI ABİ…
Yıl 2011…
Turan Evleri’nin daha ilk yılları…
1990’lı yıllardan beri tanıdığım Ahmet Abi, Turan Evleri ile ilgili bazı sorular sordu.
Sonra bana:
“Başkan, sekiz evin eşyaları, ihtiyaçları neyse yaz.” dedi.
Hikâyesi uzun…
Onu da zamanı geldiğinde anlatacağım.
Aradan zaman geçti.
Bir gün Ahmet Abi aradı:
“Arkadaşlarla Turan Gençliği’ni ziyaret etmek istiyoruz.”
O dönem Asmalı Konak’ta, Tıp Fakültesi’nde okuyan öğrencilerimiz kalıyordu.
Bir grup iş insanıyla geldiler.
İçlerinden bazılarını daha önceden tanıyordum ama fazla iletişimimiz olmamıştı.
Onlardan biri de Hacı Abi idi.
O günlerde öğrenci evlerimizdeki eşyalar gerçekten derme çatmaydı.
Kırık dökük malzemeler, eski kanepeler…
Gençlerimizi o şartlarda misafir etmeye çalışıyorduk.
Aradan birkaç gün geçti.
Hacı Abi aradı:
“Başkan, adres ver. Gençlere bir şeyler göndereceğim.”
Birkaç evimizin adresini verdik.
Sonra kamyonlar geldi…
İhraç malı yataklar, güzel koltuk takımları, kanepeler…
Gençlerimizin evleri bir anda değişmeye başladı.
Ama Hacı Abi’nin Turan Gençliği’ne katkısı sadece bunlarla sınırlı değildi.
Bir süre sonra Talas Anayurt Mahallesi’nde, bugünkü adıyla Mevlâna Mahallesi’nde, Necip Topuz Abi’nin AKM Düğün Salonu’nda büyük bir program yapacaktık.
O programdan önce bir binanın bodrum katında toplanıyorduk.
Turan Gençliği adına ilk defa böylesine büyük çaplı bir toplantı düzenleyecektik.
Üniversiteden hocalarımız…
İş insanları…
Turan Gençliği’nin yanında olmak, maddi ve manevi destek vermek isteyen gönül insanları…
Herkes oradaydı.
Toplantı devam ederken bazı arkadaşlarımızın telefonları çalmaya başladı.
Gelen telefonların ardından bazıları toplantıdan ayrılıyordu.
Hacı Abi de bir telefon aldı.
Telefondaki kişiye kızgın bir şekilde:
“Hayır kardeşim! Biz sizin köleniz değiliz. İstediğimiz yere gideriz. Nereye gideceğimize siz mi karar vereceksiniz?”
dedi.
Sonra yanına gittim.
“Hayırdır Abi?” dedim.
“Bizim burayı terk etmemizi istiyorlar.” dedi.
O an Hacı Abi’yi biraz daha yakından tanımıştım.
Sözünü esirgemeyen, dik duran, gönlüyle hareket eden bir adamdı.
Sonra kürsüye çıktı.
Gençlere hitaben bir konuşma yaptı.
Ve o günden sonra…
Hacı Abi, Turan Gençliği’nin Hacı Abisi oldu.
Siz nasıl bilirdiniz, bilemem…
Ama biz iyi bilirdik.
Turan Gençliği onun desteğini uzun yıllar gördü.
Nice öğrencimizin hayatına dokundu.
Nice evladımızın duasına girdi.
Ve yıllar sonra vefat haberini de yine bir evladımızdan duyduk:
“Hocam, duydun mu? Hacı Abi vefat etmiş…”
Cenazesine katıldığımda düşündüm…
İnsan bu dünyadan giderken ardında ne bırakıyor?
Mal mı?
Mülk mü?
Makam mı?
Yoksa…
Birilerinin duasını mı?
Hacı Abi’nin ardında;
O evlerde kalan evlatlarımızın duaları var.
O gün gönderdiği yataklarda uyuyan, kanepelerinde oturan gençlerin hatıraları var.
Ve yıllar sonra bile onu “Hacı Abi” diye hayırla anan bir Turan Gençliği var.
Biz seni unutmayacağız Hacı Abi.
Turan Gençliği seni hep “Hacı Abi” olarak bilecek ve hatırlayacak.
Rabbim yaptığın iyilikleri kabul etsin.
Geride bıraktığın evlatlarımızın dualarını ruhuna ulaştırsın.
Mekânın cennet olsun Hacı Abi.
Seni hep hayırla yâd edeceğiz.
Allah rahmet eylesin.
KADİR DAYIOĞLU
BOP PROJESİ ve MEMDUH BÜYÜKKILIÇ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
HEP 50 TL'LİK ALIYORUM BENİ HİÇ ETKİLEMİYOR!...
Mehmet Arpa
Başkalarını Memnun Etmeye Çalışırken "Kendimizi" Nasıl Kaybettik?
AHMET KARAASLAN
ÇAĞLAYAN İLKOKULU’NDAN ANIM (3)
Mustafa Göçer
BANA HEM SÜPRİZ HEM DE BENİM İÇİN EN BÜYÜK ÖDÜL OLDU
Ali Rıza Navruz
HELE BİR KAVAL ÇAL
Ali İhsan Öztürk
MEKÂNIN CENNET OLSUN HACI ABİ…
Mustafa Cengiz
MİLLİ ARAYA ZİRVEDE GİRMEK İSTİYORUZ!
Faruk Ergan
ANLAYABİLMEK
Nilgun Batıyeli
KENDİNİ DEV AYNASINDA GÖRME