#İhsanDüşünmedenEdemiyor
Kimse kendisini vazgeçilmez zannetmesin…
Ne ben…
Ne sen…
Ne de bir başkası…
Çünkü insanlar gelir, görevini yapar ve zamanı gelince çekilir.
Geriye ise ya bıraktığı eser kalır ya da derin bir sessizlik…
Son günlerde elimden geldiğince yazıyorum.
Konuşuyorum.
Düşündüklerimi paylaşmaya çalışıyorum.
Fakat içimde hep aynı soru dolaşıyor:
“Neden hep birkaç kişi konuşuyor da, binlercesi sadece dinlemekle yetiniyor?”
Oysa bir milleti ayağa kaldıran şey; birkaç güçlü ses değil, milyonlarca uyanık vicdandır.
Bir öğretmenin susması, bir öğrencinin yolunu karartabilir.
Bir yazarın susması, bir fikrin yetim kalmasına sebep olabilir.
Bir akademisyenin susması, ilmin eksilmesine…
Bir gencin susması ise geleceğin sessizleşmesine…
Hepimiz aynı gemideyiz.
Bu memleketin havasını soluyor, suyunu içiyor, aynı bayrağın gölgesinde yaşıyoruz.
Öyleyse sorumluluk da ortak olmalı.
Bugün ben konuşuyorum diye yarın da konuşabileceğimin garantisi yok.
Hayatın ne getireceğini, kaderin önümüze ne çıkaracağını hiçbirimiz bilmiyoruz.
İşte bunun için herkes bulunduğu yerden bir kandil yakmalı.
Karanlığa kızmak yerine bir ışık olmalı.
Çünkü tek bir kandil etrafını aydınlatır…
Binlerce kandil ise karanlığı ortadan kaldırır.
Tanrı, insana akıl vererek onu diğer varlıklardan üstün kıldı.
Allah kalemi, ilmi, adaleti ve hakkı yüceltti.
Bize düşen; verilen bu nimetlerin hakkını vermektir.
Unutmayın…
Bir millet, yalnızca askerleriyle korunmaz.
Öğretmeniyle yükselir.
Bilim insanıyla güçlenir.
Sanatçısıyla incelir.
Çiftçisiyle doyar.
İşçisiyle üretir.
Genciyle geleceğe yürür.
Herkes kendi nöbet yerini terk ederse, en güçlü kaleler bile içeriden çöker.
Onun için kimse “Benim yapacağım küçük bir şeyden ne olur?” demesin.
Irmaklar damlalardan,
Medeniyetler emeklerden,
Devletler adaletten,
Milletler ise sorumluluk sahibi insanlardan doğar.
Bugün omuz vermeyenlerin, yarın yükün ağırlığından şikâyet etmeye hakkı olmaz.
Gelin…
Bekleyen değil, harekete geçen olalım.
Konuşan değil, aynı zamanda üreten olalım.
Şikâyet eden değil, çözümün bir parçası olalım.
Çünkü biz yalnız bugünün değil; yarının da emanetçisiyiz.
Ve unutmayalım…
Kişiler fanidir.
Makamlar geçicidir.
Şöhret rüzgâr gibidir.
Fakat millete adanmış samimi bir ömür, nesiller boyunca yaşamaya devam eder.
Tarih, çok konuşanları değil; konuştuğu kadar üretenleri ve ürettiği kadar iz bırakanları hatırlar.
Ali İhsan Öztürk
KİMSE KENDİNİ VAZGEÇİLMEZ ZANNETMESİN
Mustafa Cengiz
BU SEZON MAÇLAR DAHA TEMPOLU OLACAK!
KADİR DAYIOĞLU
KAYSERİ’DE YENİ PARTİ
Faruk Ergan
SAHTE OLANLAR!
Ali Rıza Navruz
BİR DOST ESERİ: /Nesrin Göçmen/
Mustafa Göçer
EŞİT YURTTAŞLIK ÜZERİNE:
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
SANAYİCİLERİMİZ ALIN TERİYLE KAZANDIĞINI FAİZE VERİYOR!...
Mustafa Mete ÖZPINAR
İSLAM DÜNYASI YILLARDIR YIKILMAK İSTENİYOR
Nilgun Batıyeli
TOPLANTI
Abdullah Ayata
GERÇEK SANATÇILAR NEREDE?