DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
AHMET KARAASLAN
AHMET KARAASLAN
Giriş Tarihi : 20-09-2026 11:16

ÇAĞLAYAN İLKOKULU’NDAN ANIM (3)

23 Nisan Bayramı töreninde okunmak üzere okullardan en iyi şiir okuyan öğrencileri seçiyorduk. Her okulu temsilen birer öğretmen jürü üyesi olarak ilköğretim müdürlüğünde toplanmışlardı. Benim okul, mahalle olmasına rağmen Tatvan’ın bir köyü ve öğrencileri Türkçeyi zor konuşuyorlardı. Yine de bir öğrenci ile buraya katılmak zorundaydık ve okulu temsilen de ben de jürü üyesi olarak gelmiştim. Okullarında anasınıfıyla her sınıftan şiir okumada birinci olarak seçilen öğrenciler gelmişlerdi.

Uluer İlkokulu’ndan Benim oğlu, Alparslan anasınıfının birincisi olarak yarışmaya katılıyordu.

Ben hariç, tüm jürü üyesi olan öğretmenler hangi öğrencinin şiiri daha güzel okuduğuna bakmadan kendi öğrencileri, ya da samimi olduğu öğretmenin öğrencisine yüksek puan veriyorlardı. Böyle tüm yarışmalarda okullar arasında müthiş bir rekabet vardı. “Okulumun adı duyulsun” diye en başta müdürler arasında yarış vardı. Hiç kimse en iyisine değil de kendi öğrencisinin birinci seçilmesini istiyordu. Daha çok somut eserlerle yapılan yarışmalarda, öğrenciler arasından seçilenler okuldaki o konuda yetenekli öğretmenler tarafından gözden geçirilip çocuk seviyesine göre değişiklikler yapılarak resmi yazıyla üst makamlara gönderilirdi.

Bu şiir okuma yarışmasında Tatvan ilkokullarının Ana sınıfıları arası birincisi Uluer İlkokulu’ndan Alparslan Karaaslan oldu. Daha sonra yarışmada birinci olanlar için YİBO’da düzenlen törende Alparslan’a şifreli bir çanta verildi.

Mithat Taş adında biri Bitlis’e Milli Eğitim Müdürü olarak atandmıştı. Çağlayan İlkokulu müdürü Mehmet Pirinç, onun Adıyamanlı hemşehrisi ve tanıdığı olduğu için tanışmak üzere Bitlis’e gitmişti. Mithat Taş’ın da sol görüşlü olduğunu öğrenince artık beni, koruyacak kimsenin kalmadığını düşünmeye başladım.

Eylül ayı okullar açıldığında Mehmet, “tam teşekkülü bir hastanenin bulunduğu yerde görev yapması gerekir” sağlık raporu alarak Mersin’e gitmişti. Böylece okulda ben ve Nail olmak üzere iki öğretmen kalmıştık. İlköğretim müdürü, müdürlük görevini bana teklif etti, kabul etmedim. Gelen resmi yazıların cevaplanması gerektiğinden yazılara cevap vermek zorunda kalıyordum. Yazıların altına “Çağlayan İlkokulu öğretmeni” diye imza atıyordum.

Eylül ayı içinde benden daha kıdemsiz yeni gelen öğretmenler, merkeze atanıyorlardı. Ben de bir dilekçe ile atamamın Uluer İlkokulu’na olmasını talep ettim, bir sonuç çıkmadı.

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle öğrenciler “cumhuriyet” konulu şiir yazacaklar, ilçe birincisi olan öğrenci törende o şiirini okuyacaktı. Oklumda beşinci ve dördüncü sınıflaradaki öğrencilere şiiri nasıl yazacaklarını anlattım. Onların bir ders içinde yazdıklarını kontrol ettim. En güzel yazanın bir tek cümlesi vardı. Köyde Türkçe’yi konuşamıyorlardı ki, şiir yazabilsinler!

“Böyle yarışmalarda öğrencilerin adına müdürler ve öğretmenler yarıştığına göre ben de bir şeyler yapmalıyım” diyerek öğrenci seviyesine göre yazdığım “cumhuriyet” şiirini ağabeyisi İlköğretim müdürlüğünde hizmetli olan Nezahat isimli dördüncü sınıf öğrencisinin adına bir üst yazı ile İlköğretim Müdürlüğüne gönderdim.

Komisyon şiirleri incelemiş, Çağlayan İlkokulu öğrencisi şiirini beğenmişlerdi. İlköğretim müdürü beni çağırdı:

— Hocam, sizin okulun öğrencisinin şiiri komisyonca beğenildi, birinci seçildi ama okulunuzun öğrencileri o şiiri yazamazlar. Okulunuzda Türkçe’yi o kadar güzel bilen birisi çıkmaz. Ben ikinci olan öğrencinin şiirini kabul edeceğim…

Ben, bu tür yarışmaların hangi şartlarda yapıldığını kendisinin de bildiğini söyledim:

— Sayın müdürüm, yarışmaya gönderilen eserlerin hiçbirinin de öğrenciye ait olmadığını siz de biliyorsunuz. Hocam bir kere de okulumuzun adı duyulsun. Nasıl olsa ikinci olarak seçtiğiniz şiir de öğrencinin değildir.

O da bana hak verdi, Cumhuriyet bayramına kadar Nezahat’e şiiri iyice okuttum. Törende şiiri okuyarak ödülünü aldı.

Benim Arıdağ Köyü’nde başlatılan soruşturmam tamamlanmıştı. Disiplin kurulunda teftiş kurulu başkanı Erdal Eşiyok, bana on sekiz ay terfi durdurma cezası önermişti. İl Hukuk işleri müdürü, millî eğitim müdürü, merkez okullarından Gazipaşa İlkokulu Müdürü Namık bey, diğer üyeler ise böyle ağır cezayı gerektirecek suç olmadığını söylemişlerdi.

Disiplin kurulundaki tartışmayı, üye Namık bey bana anlatmıştı. Hatta “Erdal Eşiyok’un burnunu boka batırdık çıkarttık!” demişti.

Bana “uyarı cezası” kesinleştikten sonra, Nazmi Barut, Uşak’a öğretmen olarak tayin olunca, teftiş kurulu başkanı Erdal Eşi Yok, millî eğitim müdürlüğüne vekâlet ediyordu.

23 Aralık 1983 Cuma günü ilköğretim müdürü Selahattin Menteş beni çağırmıştı. Vali Yılmaz Ergun imzasıyla “gerekli belgeleri zamanında istenen yere vermediğinden uyarı cezası ile cezalandırıldığıma” dair suç ile bir cezayı bana tebliğ etti.

26 Aralık 1983 pazartesi ilköğretim müdürü Selahattin Menteş Beni yeniden daireye çağırmıştı, ben içeri girince:

— Bu bu itoğlu it müfettişler seni ne kadar çok seviyorlar!..

Bir dolap çevirmekte oldukları belli idi.

Ben:

— Evet hocam, çok severler...

Elime bir zarf uzatarak:

— Hemen yazıp verecekmişsin.

Zarfı açıp okudum, üç gün önceki aldığım ceza ile ilgili soruşturmanın yeniden savunmasını istiyor, savunma yazısında tarih bile yoktu. “Okulda öğretmenlere baskı yaparak eğitim ve öğretimi engellediğim, emrim altındaki öğretmenlere kötü muamele ettiğim, okulun parasını zimmetime geçirdiğim, devlet tarafından verilen kitapları öğrencilere para ile sattığım...” iddiaları vardı.

Ben:

— Hocam, bu soruşturma ile ilgili cezayı Cuma günü aldım. Bu iddialara karşı savunma yazısına eklemem gereken evde belgelerim vardır. Hem savunma hakkım bir haftadır. Bunu eve götürüp belgelerimi ekleyerek yazıp getireyim, diyerek çarşıya çıktım.

Tarihsiz savunma yazısının öylece bir fotokopisini aldım. Üç gün önce aldığı cezanın, tarihsiz savunma yazısının fotokopisini ve diğer belgeleri ekleyerek savunmasını yazdım. Savunmamda “Teftiş kurulu başkanı olarak bu soruşturmanın kapandığını, uyarı cezası aldığımı bildiğini, savunma yazısında tarih konulmadan bana baskı amacıyla ve kötü niyetle yapıldığını, ayrıca bu durumu gerekli yerlere şikâyet edeceğimi...” yazdım.

Bir dilekçeye gerekli belgeleri ekleyerek Erdal Eşiyok’u valiliğe şikâyet ettim.

Sabah ilköğretim müdürüne verdikten hemen sonra Erdal Eşiyok, müdürün yanına gelerek savunmayı istemiş. “Keşke eline verip eve göndermeseydin, hemen burada yazıp verseydi...” demiş.

Bir ay kadar bir süre geçmişti, herkes, Erdal Eşiyo@k’un müfettişler arasında yapılan sınavda Türkiye’de en düşük dereceyi almış olduğunu söylüyorlardı. Birkaç gün sonra da istifa ederek Mersin’de bir dershaneye öğretmen olarak gittiği söyleniyordu.

DEVAM EDECEK

AHMET KARAASLAN

AHMET KARAASLAN

DİĞER YAZILARI TATVAN ANlLARlMDAN TATVAN ÇAĞLAYAN İLKOKULU ANILARIMDAN (2) HASRETİM DUHA KOCA OĞLU DELİ DUMRUL KÖPEĞİN NESİ OLUYORSUNUZ? KANADI KIRIK KUŞ… 1978 YILINDAN BİR TAYİN İLE İLGİLİ ANIM KÖSE DAĞI 1978 BİTLİS HİZAN SENATÖR SEÇİMLERİ 1982 YILI BİTLİS BİR ANIM HASRETİM EMEK VE GÖZYAŞI ORMANDA PANİK MUTLULUKLA YAŞA ÇOCUK ŞIH VE KÖYLÜ KADIN HÂKİMİYET SÛFİ DÜNYASI ARZUM AYFER’İM HELE… HÂKİMİYET NAZAN’IM BEN OLACAĞIM BİZİM EŞEK ŞIH VE KÖYLÜ KADIN AŞK YARASI AŞK YARASI ATATÜRK POLİS NAZAN GEL ERCİYES’ TEN BAŞBUĞ’A BAŞBUĞUM BENİ GELMEDİN BİZİM EŞEK GÖMÜRGEN'DEN DERLEMELERİMDEN KÖSE DAĞl MASALI KARAGÖZLÜM BİZİM EŞEK HASRETİM KAZAN ÖLDÜ! GİZLİ GİZLİ… YÂR DİYORUM ÇOCUK 2 ÇOCUK 1 GÜN DOĞMADAN  NELER DOĞAR!.. BİR BAŞKA ÇOBAN TÜRKÜSÜ EY TÜRKOĞLU TÜRK TÜRK TÜRK… ANADOLU EFSANESİ SABRET ÖĞRETMENİM ÖĞRETMENİM (1) GELEMİYORUM SAÇLARIN NE HABER? BİR ÇEKİRDEK BİR ORMAN ŞİMDİ ERCİYES’TEN BAKIŞ KAYSERİ (2) KAYSERİ (1) HÂKİM BEY SAĞANAK SAĞANAK ERCİYES KAYSERİ TÜRKÜLERİ SEN GİDERKEN ÖĞRETMENİM (1) BİR ÇEKİRDEK BİR ORMAN ATATÜRK  ORMANDA PANİK GELEMİYORUM ÇOCUK GELMEDİN KITMİR’İN SOYUNDANDIR ETTİLER SUSTUK  NE YAPALIM?..  HIRSIZLARIN SAYISI NE ZAMAN ARTMIŞ? AHMET KARAASLAN'IN ÖZGEÇMİŞİ ESERLERİ DİYORUM  İÇİNE NASIL ETTİN? ÖĞRETMENİM (1)  BİR ÇEKİRDEK BİR ORMAN  NE KADAR DERSEN BAYAĞIDIR YİYİN BEYLER  BEN BÖYLE BİRİYİM... GELEMİYORUM AHVALİMİZ  İÇİNE NASIL ETTİN? MUKADDİME HABİB KARAASLAN EKMEK VE GÖZYAŞI NE YAPALIM?... ÖĞRETMENİMSİN-1 MONİKA GERÇEKTEN HARİKA DOKTOR DER Kİ EŞEĞE MERTEBE VERİLMEZ… BEN BÖYLE BİRİYİM... YARISlNl BELLEDİM ÇOCUK 1 TEPEGÖZ ARANAN MEZİYET CAHİL TOPLUMUN AHVÂLİ ÇOCUK 1 KAYSERİ TÜRKÜLERİ BEN BÖYLE BİRİYİM DERSLER BİR ÇEKİRDEK, BİR ORMAN TÜRKÇÜYÜM VE TÜRK'ÜM BEN... EY TÜRKOĞLU TÜRK TÜRK TÜRK… CAHİL TOPLUMUN AHVÂLİ ORMANDA PANİK YAŞASIN HAKİMİYET ÖĞÜT GÜN DOĞMADAN NELER DOĞAR!.. ANADOLU EFSANESİ ASKER MEKTUBU 50. YILA DESTAN ANADOLU EFSANESİNİN HİKÂYESİ BAYRAĞIM 50. YILA DESTAN NERDESİN KEMÂL'İM?.. ATATÜRK'TEN GELDİ BİZE ATATÜRK ÖĞRETMENİM 1 ÇOCUK 1 BİR ÇEKİRDEK BİR ORMAN
NAMAZ VAKİTLERİ
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1GALATASARAY613
  • 2BEŞİKTAŞ512
  • 3KOCAELİSPOR612
  • 4CORENDON ALANYASPOR611
  • 5TRABZONSPOR610
  • 6AMED SPORTİF FAALİYETLER510
  • 7KASIMPAŞA610
  • 8ÇAYKUR RİZESPOR59
  • 9GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ68
  • 10FENERBAHÇE57
  • 11ARCA ÇORUM67
  • 12İSTANBUL BAŞAKŞEHİR67
  • 13GENÇLERBİRLİĞİ67
  • 14TÜMOSAN KONYASPOR64
  • 15SAMSUNSPOR54
  • 16ERZURUMSPOR54
  • 17EYÜPSPOR53
  • 18GÖZTEPE52
Gazete Manşetleri
Yol Durumu
BURÇ YORUMLARI
  • KOÇ
    Koç Burcu
  • BOĞA
    Boğa Burcu
  • İKİZLER
    İkizler Burcu
  • YENGEÇ
    Yengeç Burcu
  • ASLAN
    Aslan Burcu
  • BAŞAK
    Başak Burcu
  • TERAZİ
    Terazi Burcu
  • AKREP
    Akrep Burcu
  • YAY
    Yay Burcu
  • OĞLAK
    Oğlak Burcu
  • KOVA
    Kova Burcu
  • BALIK
    Balık Burcu
ANKET OYLAMA TÜMÜ
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA