Birisi Bektaşî’nin
Akşama misafirin,
Olduğunu duymuş ya;
Uğramış karpuzcuya:
— İyi karpuzun var mı?
Misafire çıkar mı?
Karpuzcu güler yüzle,
Demiş ki: — Baba, izle.
Bana itimat et de,
Kurabiye hepsi de...
Şu tümden kurabiye,
Misafirle otur ye.
Birkaç karpuz okkalar,
Birisini torbalar.
Akşam yemekten sonra,
Bektaşî de gururla
Getirmiş karpuzunu.
Bıçağın bir ucunu,
Batırınca yarılmış;
Pis bir koku yayılmış.
“Foş” diye akmış pis su,
Burun delmiş kokusu!
Kokuşmuş, çürük içi,
Mahcup olmuş Bektaşî.
Sabah kalkarak erken
İşyerine giderken,
Karpuzcunun yanına,
Varınca cüzdanına,
Çıkarmış el atarak,
On milyon uzatarak:
— Al bu parayı usta,
Dengin yok bu hususta.
Tebrik ederim seni,
Billâh şaşırttın beni...
Adam demiş: — Dur hele,
Ne ilgim var tebrikle!
Hayrola baba, eren
Bu tebrik beni neden?
Bektaşî demiş: — Hayret!
Bu ne büyük kerâmet (?)
O karpuzu delmeden,
Kabuğunu kesmeden,
İÇİNE NASIL ETTİN?
Bu tebriği hak ettin!
Ali Rıza Navruz
BEN RÜZGAR OLMALIYIM
Mustafa Cengiz
BOZDUR BOZDUR HARCA LİMİTLERİ
Bekir Oğuz Başaran
OLMADI, HİÇ, OLMADI
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
SEÇİM OLUR MU, OLURSA NE OLUR?
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM İNCELİKLERİ -2
Mustafa Mete ÖZPINAR
İÇİMİZDEKİ SAHTE MÜSLÜMANLAR
KADİR DAYIOĞLU
ATATÜRK BULVARI
Ömer Faruk Kotay
DURDURUN DÜNYAYI, İNECEK VAR!!
Çınar Can Özyürek
GAYRİMENKUL PİYASASI
M. Kemal Atik
Düşünce ve Eylem Kıskacında Erdemli İnsan