Piyasalardaki durum malum.
Ekonominin başta enflasyon, cari açık, iç borçlar gibi kalemlerdeki tablosunu bilmeyen yok.
Dış borçlara girmiyorum bile.
Zaman zaman bu köşede Oda başkanlarının finansman ile ilgili serzenişlerini de veriyorum.
Bugün bu konuya dair önemli bir isim.
Hemşehrimizden önemli bir serzeniş.
Diyor ki TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu:
"Gördüğüm en büyük sıkıntı, finansmana erişim"
ANADOLU'YU DOLAŞIYORUM…
Peki bunu nerede söylüyor Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu?
Başkentte.
Reel Sektör ve Finans Sektörü Diyalog Güçlendirme Toplantısında.
Peki ne diyor?
"Anadolu'yu sürekli dolaşıyorum, her hafta 1 veya 2 ilimizdeyim. Gördüğüm en büyük sıkıntı, finansmana erişim.
Kredi faizlerimiz uzun süredir çok yüksek seyrediyor.
Üstelik iş sadece faizle de bitmiyor" dedi.
Devam ediyoruz ayrıntıları vermeye.
ENFLASYON, HEPİMİZİN
ORTAK DÜŞMANIDIR…
İş dünyası olarak, enflasyonla mücadele programını desteklediklerini belirten Hisarcıklıoğlu, şöyle konuştu:
"Enflasyonun, hepimizin ortak düşmanı olduğunu biliyoruz.
Düşük enflasyon olmadan ne yatırım olur ne öngörülebilirlik olur ne de kalıcı büyüme olur.
Programın başarıya ulaşmasını gönülden istiyoruz.
Ama bu desteği verirken, sahada yaşadıklarımızı da açık yüreklilikle paylaşmak boynumuzun borcu.
Anadolu'yu sürekli dolaşıyorum, her hafta 1 veya 2 ilimizdeyim. Gördüğüm en büyük sıkıntı, finansmana erişim.
Kredi faizlerimiz uzun süredir çok yüksek seyrediyor.
Üstelik iş sadece faizle de bitmiyor.
Komisyonlar, masraflar, dosya ücretleri derken firmalarımızın katlandığı maliyet, ilan edilen faizin de üzerine çıkıyor.
Kayseri'deki mobilyacım, Denizli'deki tekstilcim bana bunu anlatıyor.
Bu sıkıntıyı en derinden yaşayan kesim, KOBİ'lerimiz.
Unutmayalım: Bu ülkede işletmelerin yüzde 99'undan fazlası KOBİ. İstihdamın yaklaşık dörtte üçünü, ihracatın üçte birinden fazlasını onlar taşıyor.
KOBİ demek, Anadolu demek; KOBİ demek, istihdam demek.
Onların finansmana erişimi tıkanırsa, sadece bir bilanço kalemi bozulmaz. Mahalledeki dükkan kapanır, ilçedeki atölye durur, gencimiz işsiz kalır."
ÜRETEN TARAFI İLE
FİNANSE EDEN TARAF
Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin üreten tarafı ile finanse eden tarafını aynı masaya oturttuklarını aktardı.
Hisarcıklıoğlu, Edirne'den Kars'a, ülkenin her köşesinden gelen reel sektörün temsilcilerinin salonda yer aldığını kaydederek, "Yanımda da bu ülkenin en büyük bankalarının genel müdürleri var.
Bu buluşmayı çok önemsiyorum.
Zira reel sektör ile finans sektörü, bir kuşun kanatları gibidir.
İkisi de güçlü olmalı ve birlikte hareket edebilmeli ki kuş uçabilsin. Değerli genel müdürlerimize ayrıca teşekkür ediyorum.
Sıkıntılı günlerde reel sektörün yanında duruyorlar.
Her zaman söylüyorum, iyi ki kamu bankalarımız var.
Bugün de bu davete icabet edip, 367 oda ve borsamızın başkanıyla bir araya gelmekten çekinmediler.
Dost, kara günde belli olur.
Dünya büyük bir dönüşümden geçiyor.
Serbest ticaret dönemi fiilen bitti.
Herkes kendi sanayisini koruyor, kendi üreticisini kolluyor.
Ticaret artık sadece ekonomi değil; güç ve güvenlik meselesi haline geldi. Böyle bir dünyada üretim kapasitesi, bir ülkenin en kıymetli hazinesidir.
O yüzden firmalarımızı, milli servetimiz olarak görüyoruz ve bu zorlu dönemde onları korumak zorundayız.
Böyle bir dünyada firmalarını nefessiz bırakan hiçbir ülke, sanayisini koruyamaz.
Rakiplerimiz üreticisine ucuz ve bol finansman sağlarken, bizim üreticimizin eli kolu bağlı kalırsa, bu yarışta geri düşeriz.
Bakın tablo ortada.
Biz bölgemizin sanayi deviyiz" diye konuştu.
İTALYA İLE ÇİN ARASINDAKİ
COĞRAFYADA SANAYİ DEVİ!
İtalya ile Çin arasındaki coğrafyanın sanayi devinin Türkiye olduğuna değinen Hisarcıklıoğlu, "Ama son dönemde sanayide hızla kan kaybediyoruz.
Bir ülke sanayisini kaybederse, geri kazanması nesiller alır.
Onun için diyoruz ki: Şirketlerimizi bugün koruyacağız; yarın çok geç olur.
Bu kapsamda, Cumhurbaşkanımızın dün müjdesini verdiği 1 trilyon liralık yeni imalat sanayi yatırım paketi için, şahsım ve camiam adına şükranlarımı sunuyorum.
Bu paket, devletimizin reel sektörün sesini duyduğunun en somut göstergesidir" ifadelerini kullandı.
POLİTİKA FAİZİ İLE KREDİ FAİZLERİ
ARASINDAKİ MAKAS DARALMALI
En önemli sorunlardan birisi de bu sanırım.
Makroekonomik şartların, düzenlemelerin, kredi büyüme sınırları nedeniyle bankaların da birçok alanda elinin kolunun bağlı olduğunu bildiğini söyleyen Hisarcıklıoğlu, "Ama derdimizi birbirimize doğru anlatırsak, birlikte hareket edersek, bu çerçevenin iyileştirilmesi için ortak ses olabiliriz.
Örneğin ticari kredilerde büyüme sınırlarının gevşetilmesini, KOBİ kredileri için tamamen kaldırılmasını birlikte talep edebiliriz.
Bugünkü toplantının asıl kıymeti de budur.
Beklentilerimizi de kamuoyunun huzurunda kısaca paylaşayım; enflasyon nihayet düşüş patikasına girdi, jeopolitik riskler de yatışıyor.
Bu tablo, politika faizinde indirim için uygun bir zemin oluşturuyor.
Merkez Bankamızdan bu yönde adımlar bekliyoruz.
Politika faizi inerken, bankaların da elini taşın altına koyması lazım. Politika faizi ile kredi faizleri arasındaki bugün yaklaşık 20 puan olan makasın da daralmasını bekliyoruz" şeklinde konuştu.
73 BİN FİRMAMIZA 100 MİLYAR TL
ÜZERİNDE KREDİ KULLANDIRDIK
"Nefes Kredisi ile 73 bin firmamıza 100 milyar liranın üzerinde kredi kullandırdık" şeklinde konuşan ve ihracatçıyı rahatlatmak için reeskont kredi imkanlarının belirgin şekilde artırılması gerektiğine dikkati çeken Hisarcıklıoğlu, şu ifadelere yer verdi:
"KOBİ'lerimize, kredi tahsisinde pozitif ayrımcılık bekliyoruz.
Kaynak kıtsa, önceliği en çok ihtiyacı olana verelim.
Nitekim birlikte neler başarabildiğimizin en güzel örneği ortada; Nefes Kredisi.
Son 20 yılda Kredi Garanti Fonu'muzla ve bankalarımızla el ele verdik ve 12 nefes kredisi programını başarıyla tamamladık.
Son bir yılda yeniden başlattığımız Nefes Kredisi ile 73 bin firmamıza 100 milyar liranın üzerinde kredi kullandırdık.
DAHA NELER YAPILMALI?
Ama talep, bunun en az on katı.
Bu tablo bize iki şey söylüyor:
-Birincisi, sahada finansman ihtiyacı, görünenden çok daha büyük.
-İkincisi, birlikte çalışınca hızlı ve etkili çözüm üretebiliyoruz.
Daha iyisini yapabiliriz.
Nefes'i yılda bir-iki kez başvurulan bir can suyu olmaktan çıkarıp, düzenli işleyen, kurumsal bir KOBİ finansman kanalına dönüştürebiliriz.
Limitleri büyütebilir, vadeleri uzatabilir, daha çok firmamıza, daha uygun şartlarla ulaştırabiliriz.
Niyet var, tecrübe var, altyapı var; gerisi el birliği.
Bugün toplantımızın kapalı bölümünde başkanlarımız söz alacak; şimdiden 70'e yakın söz talebi var.
Toplantı sonrasında da odalarımız, borsalarımız ve firmalarımızla bankalarımız arasında 500 civarında birebir görüşme gerçekleştireceğiz. Yani bugün burada sadece konuşmayacağız; sahanın sesini doğrudan muhatabına ulaştıracağız, sorun çözeceğiz.
Bir elin nesi var, iki elin sesi var.
Reel sektör ile finans sektörü birbirini anlarsa, çözemeyeceğimiz sorun yoktur.
Diyalogdan, istişareden, ortak akıldan vazgeçmeyeceğiz.
GÖRÜNENDEN ÇOK DAHA BÜYÜK
Sanırım bu kadar yazı içindeki en vurucu tespit ve talep şu:
Sahada finansman ihtiyacı, görünenden çok daha büyük.
Herkes sorunu biliyor, ama çözüm ile ilgili birçok konu başlığı tıkanmış durumda.
İktidarın seçimi falan beklemeden para musluklarını önce üreticiye ve çalışana, buna paralel emekliye açması şart.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
EN BÜYÜK SIKINTI, FİNANSMANA ERİŞİM!
Ali Rıza Navruz
BULUNUR
Mustafa Göçer
O KADAR ÇOK FİDAN DİKİLEBİLECEK YER VARKİ
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
AİDİYET-8
Mustafa Mete ÖZPINAR
VATAN SİYASET OLSUN DİYE TENKİT EDİLMEZ
Nilgun Batıyeli
15 Temmuz: Hatırlamak mı, Kutlamak mı?
Osman Karakebeli
TEMMUZ ALEVİ
Mustafa Cengiz
BAŞKAN NE SÖYLÜYOR, NASIL ANLAMALIYIZ?!
Mustafa Temizer
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİ DOĞRU OKUMAK!..
KADİR DAYIOĞLU
AHBAP SORUŞTURMASI ve BİR ANI















