Türkiye’nin şu andaki en önemli konu başlığı: Ekonomi.
Gurubu bulunan partilerin Salı oturumlarında da gündem ekonomi idi, net bir şekilde.
Sanırım herkesin bu konuya daha ciddi bir şekilde ağırlık vermesi ve hiçbir alanda sağlanamayan Milli mutabakatın ekonomi üzerinde acilen sağlanması şart.
Bir türlü taşlar yerine oturmuyor.
Bir bakıyorsunuz faizler düşüyor, bir bakıyorsunuz faizler coşuyor.
Nas ekonomisi ile faizle mücadele edilmeye başladığı noktadan epey uzak bir tablo çiziyor şu anda iktidar.
Dövizin geldiği nokta malum.
Savaş nedeni ile Orta Doğu’da yaşananlar sonrasında Mazot-Benzin-Gaz başta olmak üzere petrol ürünleri coşmuş durumda.
ADALET, ŞEFFAFLIK,
LİYAKAT OLMAZSA!
DEVA Partisi genel başkanı Ali Babacan'dan faiz kararı yorumu:
“Adalet, şeffaflık ve liyakat olmazsa ekonomi olmaz!”
Babacan: “Böylesine sıkıntılı bir dönemde Merkez Bankası, Maliye, Hazine açık, şeffaf ve çok sağlam bir ekonomik politika açıklaması yapmalıdır.
Kur, faiz, enerji fiyatları konusunda sağlam bir çerçeve oluşturulmalıdır.
Acilen bir tarım masası, enerji masası kurulmalıdır.” dedi.
Babacan, bu önemli konuya dair değişik zaman dilimlerinde yaptığı açıklamalardan birisinde şunları kaydetti:
“2023 seçimlerinden bu yana tam iki buçuk yıl geçti.
Faiz de enflasyon da hala yüzde 30’un üzerinde.
O günden bu yana enflasyonla mücadele adına yaptıkları yüksek faiz, yüksek vergi ve baskılanan ücretler ile maaşlardan ibaret.
Halkımızın feryadı büyük:
Geçinemiyoruz.
Hep söyledik, söyleyeceğiz; adalet olmazsa, şeffaflık olmazsa, liyakat olmazsa ekonomi olmaz.”
Biliyorsunuz bir zamanlar AK Parti’nin kuruluşundan beri önemli görevler üstlendi partide.
AK Parti’nin A takımının önemli kurmaylarından birisi idi.
Yıllarca beraber yol yürüdüler.
Ekonomide tek patron konumunda idi nerede ise.
Sonrasında yollar ayrıldı ve kendi partisini kurdu.
İngiliz Kraliyet ailesi ile olan yakın ilişkileri var.
Abdullah Gül ile olan yakınlığı ile de biliniyor.
KAMUDA TASARRUF,
YAPISAL REFORMLAR
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, enflasyonla mücadelenin sadece faiz artırarak değil, kamuda tasarruf ve yapısal reformlarla (adalet, liyakat, şeffaflık) mümkün olacağını savunmakta.
Türkiye şartlarını biliyor.
Ekonomin kuralları da malum.
Kendisinin görev yaptığı dönemdeki Türkiye ile bugün ki Türkiye arasındaki farkları mukayese ediyor.
Uygulanan politikalar arasındaki farklılıklar ve çelişkiyi gözler önüne seriyor.
Kartopundan çığa dönüşün Dış borç ve faiz sarmalarının günün birinde çevrilemeyeceğine dair de ciddi endişeleri var.
Bunu da her fırsatta dillendiriyor zaten.
Faiz kararlarının bu temel prensiplerden bağımsız alındığında ekonomik düzelme sağlamayacağını belirten Babacan, özellikle Merkez Bankası'nın arka kapı döviz satışları ve yüksek faiz politikalarına dair de önemli göndermelerde bulunarak, sık sık uyarılarda bulunuyor.
EN ÖNEMLİ İDDİA...
Bu arada diyor ki Ali Babacan: ‘Sayın Erdoğan, en yüksek faiz ödeten devlet başkanı olmuştur’ şeklinde konuştu.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan 49 Milyar Dolar İddiasında ise "Merkez Bankası'nın arka kapıdan 49 milyar dolar döviz sattığını ve bunun akıbetini sorgulanması gerektiğini" söyledi.
Peki bu konuda durum ne?
DEVA Partisi Genel Başkanı Babacan, sadece Türkiye’nin Ocak ayında 454 Milyar TL yani yaklaşık 10 Milyar Dolarlık bir faiz ödemişi yaptığını da açıkladı.
Ali Babacan: “Ocak ayında faize ödedikleri rakam 454 milyar lira.
Bir ayda ödenen gelmiş geçmiş en yüksek faiz rakamı bu.
Hey gidi Erdoğan hey!
Faizin düşmanıydı, ‘nas var’ diyordu.
Cumhuriyet tarihinin, devlet hazinesinden en yüksek faizi ödeyen Cumhurbaşkanı olarak tarihe geçti.”
Bunun sadece Ocak ayına ait olduğuna değinen Babacan Türkiye’nin Dış borçları ile birlikte ödediği faizlerin ekonominin en büyük kamburu olduğunu ve bu nedenle de işçiye, memura, emekliye, asgari ücretliye vermediklerini iade etti.
49 MİLYAR DOLARIN AKIBETİ?
Bu arada 49 Milyar Dolar iddiasında ise "Merkez Bankası'nın arka kapıdan 49 milyar dolar döviz sattığını ve bunun akıbetini sorgulanması gerektiğini" söyledi.
Sorularına devam ediyor Babacan;
İktidar, üç yılda beceremediği hangi konuyu geri kalan iki yılda çözüme kavuşturabilir?
Hiçbirini.
Sorunlar daha da büyümeden mümkün olan en kısa sürede erken genel seçime gidilmelidir.
Üretmeyen bir Türkiye, güçlü bir Türkiye olamaz.
Ali Babacan: “Cumhurbaşkanı en son ne zaman ekonomiyle ilgili bir toplantıya başkanlık yaptı?
Niye yapmıyor?
Çünkü o fotoğrafı verdiği anda sorumluluk üzerine yıkılacak.
Sorumluluğu Cevdet Yılmaz'ın, Mehmet Şimşek'in üzerine yıkmak için o fotoğrafı vermiyor.“
ARA ZAM HAKLARIDIR...
Sorun belli.
Vatandaş geçinemiyor.
İşte Babacan'ın önerisi:
Ara zam, asgari ücretlinin de emeklinin de hakkıdır.
“Ben ara zam vermiyorum” demek kul hakkına girmektir.
Böyle ekonomi yönetimi olmaz.
Önce vicdan olacak, adalet olacak.
Bu hükümet, 3 yılda başaramadıklarını 2 yılda nasıl başaracak?
Enflasyonu düşürmek ve orada tutmak bir bilimdir ama aynı zamanda bir sanattır.
Anadolu’da “zanaat” nedir?
İşi bilmektir, toz yutmaktır.
Çıkrıkçılar Yokuşu'nun, Mahmutpaşa'nın, Yeşildirek'in piyasa mekanizmasını bilmektir.
Şu andaki ekonomi yönetimin en büyük eksiği, Türkiye'deki reel sektörü, piyasaları bilmemeleridir.
HESAP VERECEKLER...
Güncele dair bir tespit sonrasında finali ekonomideki çözüme dair öneriler ile bitiriyoruz.
"Sahada silahlar konuşurken, masada barışı konuşamazsınız.
İsrail’in Lübnan’a yaptığı saldırılar derhal durmalıdır." şeklinde konuşan Babacan,"Netenyahu ve Katz, İsrail hükümetinin kendi sıkışmışlığını,
Türkiye üzerinden perdelemeye çalışıyor.
Haddinizi bilin!
Fitne fesat üretme çabanız beyhudedir.
Siz, uluslararası hukuku ihlal ediyorsunuz, savaş suçu ve insanlık suçu işliyorsunuz.
Er veya geç hesap vereceksiniz."
BABACAN'IN FAİZ VE EKONOMİ
KONUSUNDA TEMEL GÖRÜŞLERİ
Peki kendisi iktidara gelince ne vadediyor.
Yazımızın final bölümünde isterseniz bunlara da bir göz atalım.
Madem eleştiri var, çözüm yolları ve önerilen, uygulanacak politikalar neler?
Ali Babacan'ın faiz ve ekonomi konusundaki temel görüş ve önerileri:
Enflasyonla Mücadele: Sadece faiz artışı yeterli değildir; kamuda tasarruf ve liyakatli yönetim şarttır.
Enflasyonla mücadele sadece faiz artırmakla olmaz; kamunun da tasarruf etmesi gerekir.
Tasarruf istiyorsanız, Avrupa Birliği'nde 28 ülkenin uyguladığı kamu ihale yasasını getirip Türkiye’de uygulayın. Bu kadar basit.
Adalet ve Şeffaflık: "Adalet, şeffaflık ve liyakat olmazsa ekonomi olmaz" diyerek, kararların şeffaf bir merkez bankası eliyle alınması gerektiğini vurgular.
Faiz Politikası Eleştirisi: Erdoğan döneminin Türkiye'ye en yüksek faiz ödeten dönem olduğunu belirterek, "Hani faiz sebep, enflasyon sonuçtu?" diyerek politika değişimlerini eleştirir.
Ekonomik İyileşme: Doğru adımlarla 6 ayda ekonominin nefes alacağını, 2 yıl içinde enflasyonun tek haneye ineceğini öne sürer.
ALIN SİZE ÇÖZÜM:
Ali Babacan'ın Faiz ve Ekonomi Konusundaki çözüm önerisi mi?
Kısa ve öz.
Uzatmaya gerek yok.
Devlet yönetiminde temel üç ilke vardır.
1) Adalet ilkesi.
2) Ehliyetli, liyakatli kadrolar ilkesi.
3) İstişare ilkesi.
Bu üç ilkeyi uyguladığınız her alanda Türkiye başarıdan başarıya koşar.
Ahmet Sıvacı
ANNELER GÜNÜ ÖYLE Mİ?
Mustafa Göçer
DOĞA KÖRLÜĞÜNDEN UYANMALlYlZ
Ali Rıza Navruz
SON GECE UYKUSU
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR İÇİN “OLMAK YA DA OLMAMAK!” ZAMANI!
Faruk Ergan
KİMSE DUYMADAN
Şaban Külhancıoğlu
YERYÜZÜNÜN YEDİEMİNLERİ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
YAŞLILIĞIMDA BENİ YALNIZ BIRAKMA…
KADİR DAYIOĞLU
DEPREMSELLİK
Mustafa Mete ÖZPINAR
İSLAM ŞİİRİ
Bekir Oğuz Başaran
DEĞİŞMEM GAZELİ















