Bazı insanlar güzel konuşmayı bilir.
Bazıları yazmayı, bazıları güzel giyinmeyi.
İnsanların, türlü türlü yetenekleri vardır ama..
En güzel insan; Haddini, kendini, edebini bilendir.
**
EN GÜZEL İNSAN…
Etrafını en çok eleştiren, yargılayan, küçük gören kişiler;
Aslında kendi içlerindeki utançlarla yüzleşmekten en çok korkan kişilerdir...
Kişilik, hayatının son anında bile duruşunu bozmamaktır...
**
KADER...
Önüne geçemediğin tek şey kaderdir.
Seni yaşama bağlayan aslında bir mucizedir.
Bugün yaşadığın her şey dünden kalma sebeplerdir.
Ve aslında hayat dediğin,
''Yaşayabildiğin kadar güzeldir ''
CAN YÜCEL
**
ÖYLE BİRİ YOK...
"Onun, beklediğiniz kişi olmadığını anlayacak ve ayrılacaksınız.
Çevrenize bakacaksınız.
Her şey kapkara görünecek.
Küllerden başka bir şey kalmamış olacak.
Bir yangın sonrası gibi.
Ve size mutluluk verecek başka birini
aramaya koyulacaksınız."
"Peki bulacak mıyız?"
"Hayır."
"Neden?"
"Çünkü öyle biri yok."
JEAN-LOUİS FOURNİER
**
YALNIZLIK
İlber Ortaylı’dan yalnızlık hakkındaki tespiti;
Seyahatte, kafanı boşaltmışken iyi düşünürsün; bir yerden bir yere giderken iyi düşünürsün; yürürken, yemek yerken iyi düşünürsün.
Tuvalette bile düşünürsün yahu!
Ama iyi düşünmek için esasen yalnız kalmak gerekir.
Bu temel şarttır, yalnız kalmayı bilmek gerekir.
Yalnız kalmayı bilmeyen milletlerden fazla bir şey çıkmaz.
Mesela iyi bir düşünür çıkmaz.
Maalesef biz Türklerin böyle bir kabiliyeti yok, bu yüzden de bizden iyi düşünür pek çıkmıyor.
Aptal olduğumuz için mi?
Estağfurullah.
Ama şu var; Türk yalnız kalamaz, milletimizde böyle bir huy yoktur.
Beraber ders çalışır, beraber yazı yazar, beraber gezmeye gider, beraber aylaklık eder.
Türkler sinemaya bile tek gitmez; yalnız kalmayı bilmez, sevmez.
Yalnız olmamanın getirdiği garantiye, yani tehlikeden uzak yaşamanın konforuna güvenir.
Ama işte bu garanti de yaratıcılığı sakatlar, iş çıkarma kabiliyetini azaltır.
Yalnız kalamayan insanın düşünce ve gözleme kabiliyeti yarım oluyor.
Bu yüzden ben insanlara yalnız kalmayı öğrenmelerini öneriyorum.
Yalnız kalmayı bilmek iyidir, önemlidir; Türkiye gibi bir yerde avantajdır.
Zira evlilik müessesesi bile bizde yalnız kalmamak üzerine kurulmuştur.
Halkımız evliliğin gerçek mahiyetini anlamaz. Evlenince, kumrular gibi dip dibe oturmaları gerektiğini zanneder.
Öyle şey olur mu? Biraz da birbirinden ayrı duracaksın.
Nefes alacak, aldıracaksın.
Evlilik sürekli dip dibe duracak, yan yana yürüyecek bir şey değildir.
Çok açık ki bunun da artık anlaşılması lazım.
Tabii herkesin kendisini, yaşamının onda sekizinde aynı yerde bulması da evlilikle bağdaşmaz.
Sen yalnız kalabiliyor musun?
Yalnızken sıkılıyor musun, yoksa kendini daha iyi mi tanıyorsun?
**
GÖRECEKSİNİZ.
Umudum var, Göreceksiniz.
Bir gün yaptıklarınız gerçekten işe yaramış,
Dilediğiniz her şey gerçekleşmiş olacak.
Dönüp bakacaksınız geriye ve güleceksiniz başınızdan geçenlere.
Ve kendinize: Bunların hepsini nasıl atlattım? diye soracaksınız.
Sadece, umudunuzu asla kaybetmeyin!
Sadece, hayal kurmaktan vazgeçmeyin!
Ve asla eksik etmeyin yaşamınızdan Sevgiyi...!
JANCARİ CAMPİ
**
BAZEN, KENARA ÇEKİLMELİ....
Zaaflarınızı asla belli etmeyin....
Buralar insanların size sızacağı ve hükmedeceği yerler olacak.
Yapabiliyorsanız bu çatlakları sıvayın , yapamıyorsanız da gizleyin..
“İnsanlar tarafından sürekli erişilebilir olmak sizi onların gözünde değersizleştirmekten başka işe yaramaz.
Bırakın bazen insanlar sizin yokluğunuzla sınansınlar.
Bir şeyin değeri, o şeyin yokluğunun çokluğu ile belirlenir.
Bazen, çekilmeli kenara.
BALTASAR GRACİAN
**
VEFA NEYDİ?
Neydi Vefa?...
Unutmamaktı...
Zor günde sırt dönmemek,
Kapıları örtmemekti...
Dostun ağlarken gülmemek,
Her acıya onunla göğüs germekti vefa...
Lâf değil...
Vefa ne bir semt, ne de sadece apartman adı,
Vefa dostunla hemhal olmaktı...
Yaralıya merhem,
Susuza su...
Ve; Vefa "Anlamak"...
Bir diken için, bir gülü atmamaktı. Alıntı
**
BU DA YALAN.!
Denir ya aşk iki kişilik, yalan !
Aşk, bile bile delilik.
Birde hayat müşterektir denir..
Bu da yalan.!
Çünkü aşk acısı hep tek kişilik.
CEMAL SÜREYA
**
ALIŞIK DEĞİLİM...
“Bir gün mutlu olacağım diye çok korkuyorum;
Hayır bünye alışık değil, hasta falan olurum ”
ICARUS
**
EŞEK DEYİP GEÇMEYİN
-Eşek bir defa gittiği yolu asla unutmaz. Bu yüzden değerli ve makbul kurban sayılan “develere kılavuzluk” yaparlar.
-Eşek, bir mühendis gibi yokuşları matematiksel bir eğimle katederek, kısa mesafeleri de virajlar alarak çıkar.
-Eşek, bir kere düştüğü çukura ikinci kez düşmediği gibi, bir kere bastığı bataklığa bir daha basmaz.
-Eşek, sıpasını doğururken kimseden yardım almaz, bakımını ve eğitimini kendisi verir.
-Eşek, kendine iyilik yapanı da, kötülük yapanı da asla unutmaz.
-Eşeğin gözleri harikadır, yakından bakınca içinde kaybolursunuz. Bu yüzden bazı insanımsı yaratıklara eşek demek, eşeklere yapılmış hakaret olur.
Bu vesile ile Cumartesi neşemiz, bu konuya dair;
1950’li yıllarda Amerikalı mühendisler gelmiş Türkiye’ye.
“Küçük Amerika olacağız!” diye ilk heveslendiğimiz günler.
Bir kısım imar çalışmalarına rehberlik ediyorlarmış.
O zamanlarda bizde yol güzergahını belirleyecek alet yok, eleman yok.
Nafia mühendisleri eşeği yokuşa sürüyorlar, arkasından elemanlar şeritmetre çekiyor ve eşeğin ayak izlerine kazık çakıp istikamet belirliyorlarmış .
Bunu gören Amerikalı mühendis, pratiği kavrayamamış ve sormuş:
– Ne yapıyorlar böyle?
– Rampada yolun güzergahını belirliyorlar.
– Nasıl yani, anlayamadım?
– Eşek % 7 eğimin üstüne çıkmaz. Biz de eşeğin izinde kazık çakıp rampada yol güzergahı belirliyoruz. demişler.
Amerikalı katılarak gülmeye başlamış. Yatışınca da sormuş:
– Peki, eşek bulamayınca ne yapıyorsunuz?
Yetkili cevap vermiş:
– Amerika’dan mühendis getirtiyoruz.!…
**
ESKİDEN...
"Her şeyden az,
İnsandan çok vardı eskiden...”
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR GÜNDEM YARATMAYA ÇALIŞIYOR!
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
BBP’DE MUSTAFA DİRMEN, BAŞKAN SEÇİLDİ
KADİR DAYIOĞLU
ULAŞIM
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
1.İLETİŞİM HATASI, YANLIŞ TANIŞMA
Ali Rıza Navruz
AKŞAM ACILARI
Mustafa Mete ÖZPINAR
KUR’AN-I KERİM’DE OLMAYANLAR
Mustafa Göçer
NEDEN BU KADAR ÇOK ÇALIŞIYORUM?
M. Kemal Atik
BİR HÜZNÜN ARDINDAN
Şaban Külhancıoğlu
ANNELER GÜNÜ KAPİTALİZMİN TUZAĞI MI?
Mustafa Temizer
TÜRKİYE BİR HUKUK DEVLETİ Mİ? BU ÇAĞRI NEDEN ENGELLENİYOR?















