Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu’nun her söylemi olay aslında.
Türk Tarih Kurumu eski Başkanı ve halen Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu, ilimizde milletvekilliği yapmış bir isim.
Türk Tarih Kurumundaki hizmetleri malum.
Sonrasında siyasi hayatımızdaki önemli katkıları.
Şimdilerde bu görevi Kutlu Parti genel başkanı olarak devam ettiriyor.
Başta Ermeni yalanları olmak üzere tarihimize dair bir çok gerçeği çakma tarihçilerin yüzüne tokat gibi çarpan,
TBMM’de de görev yaptığı dönemlerde tarihe ışık tutarak bunların TBMM’de belge altına alınmasında önemli bir pay sahibi.
Halaçoğlu, son dönemde yaşananların aslında Türkiye'nin yakın tarihinde yabancı olmadığı başlıklar olduğuna dikkat çekerek, Millî Mücadele döneminde de benzer kırılmaların yaşandığını hatırlattı.
O yıllarda da dışarıdan medet umanlar, milletin ortak direniş ruhuna sırt çevirenler, kişisel veya hizipsel hesabı öne alanlar bulunduğunu söyleyen Halaçoğlu, bugün benzer eğilimlerin farklı ambalajlarla yeniden ortaya çıktığını savundu.
Sosyal medyayı aktif olarak kullanan bir isim.
Önemli değerlendirmeleri var.
Gündemde malum ABD ve İsrail’in İran saldırıları ön plana çıkmış durumda.
Bu konuya dair değerlend6irmeleri son derece önemli.
Ufuk açıyor.
Dünden, bugünden tarihi gerçeklerden bahsediyor.
Bakın neler söylemiş?
Hazır mısınız?
Başlıyoruz…
HAÇLILARA KARŞI MÜCADELE
Dinlerin doğuşu, hayatımıza girişi ile birlikte bu süreçte epey kanlı geçti.
Kanlı geçmeye de devam ediyor.
Özelikle biz Türklerin islamiyeti kabul edişi ile birlikte gelinen nokta son derece önemli bir yol ayrımı.
Bu bağlamda bir Tarihçi gözü ile Yusuf Halaçoğlu tarihi sürece dair diyor ki;
Dün Anadolu Selçukluları, Zengiler, Eyyubiler, Osmanlılar Ehl-i Salip Haçlılara karşı mücadele etmişti.
Öldüler, şehid oldular, ama boyun eğmediler, sonuçta onları defettiler.
Bugün de Ehl-i salib’i temsil eden İsrail ve ABD’ye karşı aynı mücadeleyi İran yerine getiriyor.
Ancak o dönemle bugün arasında çok büyük bir fark var.
Ehl-i salib’e o tarihte hiç bir Müslüman yardım etmemiş, hiç bir hrıstiyan ülke de karşı çıkmamıştı.
Ne gariptir ki bugün, ehl-i salib’e ilk karşı çıkan Hristiyan İspanya, destek ise Müslüman olarak nitelendirilen kimi devletler.
Ülkesinde ABD’ye üs veren Müslüman ülkelerden İran’a saldırı karşısında İran da haklı olarak o ülkelerdeki Abd üslerine füze atıyor.
Maalesef Türkiye de dahil Müslüman ülkeler İran’ı kınıyor, İsrail ve ABD’ye tek kelime etmiyor.
İRAN KİME KARŞI SAVAŞIYOR?
Peki İran kime karşı savaşıyor?
Filistin’de 72 bin sivili (12 bini çocuk) öldüren, onları aç bırakan, İran’da 168 küçük okul çocuğunun üzerine bomba atıp katleden canilerle ve Epstein pisliklerinin failleriyle.
Ama ne yazık ki bugün kendisine din adamı diyen reziller, siyonistleri ve emperyalistleri İran’a tercih ediyor.
Hem de hiç gitmedikleri, bilmedikleri İran’ı kötülüyor, sanki kendileri çok temizmiş gibi.
Halbuki İran’da da camilerde beş vakit ezan okunuyor, namaz kılınıyor.
Aynı Allah’a dua ediliyor, aynı Peygamber’e inanılıyor, aynı Kur’an okunuyor.
Bu kafayla emperyalistlere karşı biz müslümanız diyenler daha çok eziliriz.
Bütün ambargo ve baskıya rağmen, dünyanın efesi biziz diyenlere kök söktüren İranlı kardeşlerimizi kutluyor, mücadelelerinde başarılar diliyorum.
SİYONİSTLERİ İRAN’A
TERCİH EDİYORLAR!...
Ne kadar acı değil mi!...
Aynı zamanda Türk Tarih Kurum Başkanlığı da yapmış olan Kutlu Parti Genel Başkanı Yusuf Halaçoğlu İran’a olan desteği dile getirerek İran’ın yerine ABD ve İsrail’in tarafında olan din adamlarına tepki gösterdi.
Diyor ki Halaçoğlu, “İran’da aynı Allah’a ve Peybamber’e inanılıyor…”
Kutlu Parti Genel Başkanı ve Türk Tarih Kurumu eski Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu Ortadoğu’da yaşanan savaşta emperyalist ADB ve İsrail’e destek veren din adamlarına tepki gösterdi.
Halaçoğlu, “Ne yazık ki bugün kendisine din adamı diyen reziller, siyonistleri ve emperyalistleri İran’a tercih ediyor. Hâlbuki İran’da da camilerde beş vakit ezan okunuyor, namaz kılınıyor.
Aynı Allah’a dua ediliyor, aynı Peygamber’e inanılıyor, aynı Kur’an okunuyor” dedi.
DÜNDEN BUGÜNE TARİHÇE…
Halaçoğlu, “Günümüz haçlı savaşı. Dün Anadolu Selçukluları, Zengiler, Eyyubiler, Osmanlılar Ehl-i Salip Haçlılara karşı mücadele etmişti.
Öldüler, şehid oldular ama boyun eğmediler, sonuçta onları defettiler. Bugün de Ehl-i salib’i temsil eden İsrail ve ABD’ye karşı aynı mücadeleyi İran yerine getiriyor.
Ancak o dönemle bugün arasında çok büyük bir fark var.
Ehl-i salib’e o tarihte hiç bir Müslüman yardım etmemiş, hiç bir Hıristiyan ülke de karşı çıkmamıştı.
Ne gariptir ki bugün, ehl-i salib’e ilk karşı çıkan Hıristiyan İspanya, destek ise Müslüman olarak nitelendirilen kimi devletler.
Ülkesinde ABD’ye üs veren Müslüman ülkelerden İran’a saldırı karşısında İran da haklı olarak o ülkelerdeki ABD üslerine füze atıyor.
Maalesef Türkiye de dahil Müslüman ülkeler İran’ı kınıyor, İsrail ve ABD’ye tek kelime etmiyor.
Peki, İran kime karşı savaşıyor?
Filistin’de 72 bin sivili (12 bini çocuk) öldüren, onları aç bırakan, İran’da 168 küçük okul çocuğunun üzerine bomba atıp katleden canilerle ve Epstein pisliklerinin failleriyle.
Ama ne yazık ki bugün kendisine din adamı diyen reziller, siyonistleri ve emperyalistleri İran’a tercih ediyor.
Hem de hiç gitmedikleri, bilmedikleri İran’ı kötülüyor, sanki kendileri çok temizmiş gibi.
Halbuki İran’da da camilerde beş vakit ezan okunuyor, namaz kılınıyor.
Aynı Allah’a dua ediliyor, aynı Peygamber’e inanılıyor, aynı Kur’an okunuyor.
Bu kafayla emperyalistlere karşı biz Müslümanız diyenler daha çok eziliriz. Bütün ambargo ve baskıya rağmen, dünyanın efesi biziz diyenlere kök söktüren İranlı kardeşlerimizi kutluyor, mücadelelerinde başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.
İRANLI KARDEŞLERİMİ
KUTLUYORUM!
Halaçoğlu 'Dünyanın efesi biziz diyenlere kök söktüren İranlı kardeşlerimizi kutluyorum' diyerek tarafını da net bir şekilde belli etti.
Yusuf Halaçoğlu, İsrail ve ABD’yi hedef alan açıklamasında İran’ın yürüttüğü mücadeleyi “günümüz Haçlı savaşı” olarak nitelendirdi.
Müslüman ülkelerin tutumunu eleştirdi.
Eski Türk Tarih Kurumu Başkanı eski milletvekili Yusuf Halaçoğlu, sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşımda Orta Doğu’daki gelişmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerini sürdürüyor.
İsrail ve ABD’ye karşı yürütülen sürece değinen Halaçoğlu, İran’ın pozisyonuna destek verirken, bazı Müslüman ülkelerin tutumunu sert sözlerle eleştirdi.
Halaçoğlu İran'a, "Bütün ambargo ve baskıya rağmen, dünyanın efesi biziz diyenlere kök söktüren İranlı kardeşlerimizi kutluyor, mücadelelerinde başarılar diliyorum" açıklamasıyla desteklerini iletti.
“LİYAKAT OLMADAN
ZAFER OLMAZ!...”
Halaçoğlu, yaşananların yalnızca bölgesel bir çatışma değil; aynı zamanda "ümmet", "mezhep", "savunma sanayii", "millî birlik" ve "iç cephe güvenliği" başlıklarında yıllardır ertelenen gerçeklerle yüzleşme süreci olduğunu ifade etti.
Halaçoğlu'nun bu savaşla ilgili yorumunda en dikkat çeken vurgu, İslam ülkelerinin ortak bir siyasal irade üretememesi oldu.
Halaçoğlu’na göre yaşanan son kriz, aynı inanç dünyasına mensup devletlerin ortak tehdit karşısında birleşemediğini, çıkar hesaplarının ve mezhep temelli ayrışmaların hâlâ belirleyici olduğunu ve bunun yalnızca bugünün meselesi olmadığını, Osmanlı'nın çözülme döneminden Millî Mücadele yıllarına kadar uzanan tarihsel kırılmaların bugüne taşınmış bir uzantısı olduğunu dile getirdi.
Halaçoğlu'na göre, aradan geçen yüz yıla rağmen tarih bilinci yeterince güçlendirilemediği için toplum aynı sınavlarla yeniden karşı karşıya kalıyor ve aslında bu nedenle hem eğitim sisteminde hem de kamu söyleminde millî şuurun ve tarihî muhasebenin daha güçlü biçimde yer bulması gerekiyor.
SADECE DUA ETMEK
YETERLİ Mİ?!...
Halaçoğlu’na göre durum tablosu içinde öne çıkan ana başlıklar mı?...
Millî Mücadele'ye gönderme yaparak bu işi körükleyen İsrail yanlısı çevreler ile birlikte bizim açımızdan da hayati önemi bulunan Savunma sanayii vurgusu dikkat çekici.
Tam bir yol ayrımı aslında yine ve yeniden.
Zira, "Sözde dindarlık" ile maskelerin düştüğü ve mezhep ayrılıklarının bedelinin ağır bir kanla ve toprak kaybı başta olmak üzere maddi ve manevi yıpranma ile boğulduğu bir ortamda Türkiye için iç cephe uyarısı ile de Millî değerler ve tarih eğitimi çağrısına paralel olarak "Dua yeter ama tek başına yetmez" mesajı…
Kutlu Parti Genel Başkanı Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu'nun değerlendirmesi, son ABD–İsral–İran gerilimini yalnızca dış politika başlığı olarak değil;
Türkiye'nin iç bütünlüğü, savunma kapasitesi, tarih bilinci ve siyasî tutarlılığı açısından okunması gereken bir kırılma olarak ele aldı.
Halaçoğlu, İslam dünyasındaki dağınıklığın, mezhep ayrılıklarının, savunma alanındaki yetersizliklerin ve iç cephedeki güven bunalımının artık daha açık görüldüğünü savunurken;
çözümün ise millî eğitim, liyakat, güçlü devlet aklı, yerli savunma kapasitesi ve sahici toplumsal birlikten geçtiğini ifade etti.
BU SAVAŞ GÖSTERDİ Kİ...
Halaçoğlu’nun bu tespitlerini bir başka yazı esilesi ile de kullanmıştım.
Ancak kendi değerlendirmeleri ile de finali yine bu tarihi tespitler ile yapacağım.
Diyor ki Kutlu parti genel başkanı Yusuf Halaçoğlu;
Son ABD/İsrail ile İran savaşı gösterdi ki :
1- İslâm devletleri birleşemez
2- Kendi kendine yeten savunma sanayiiniz olmazsa, kimse size çıkarı olmadan destek vermez
3- Müslümanız diyenlerin gerçek Müslüman olmadıkları ve siyonizm savunucusu oldukları
4- Ortaçağdan kalma mezhepler arası düşmanlığın devam ettiği ve Müslümanların akıllanmadığı
5- Türkiye’nin bir savaşa girmesi halinde bazı dindar geçinenler başta olmak üzere bazı kesimlere güvenilemeyeceği
6- İçinizdeki ayrılıkçı terör gruplarının, ister ismine terörsüz Türkiye de deseniz, siz ne yaparsanız yapın, fırsat doğduğunda düşman tarafında yer alacağı
7- Ümmet adı altındaki Ortadoğu devletlerine güven duyulamayacağı
8- Birlik ve beraberlik için Millî değerlerin gençlere öğretilmesinin şart olduğu
9- Liyakatli insanların yönetiminde ancak düşmana karşı başarı kazanılabileceği
10- Dua ile düşmanla baş edilemeyeceği
11- Ülkemizde İsrail sevicilerin sanıldığından fazla olduğu
12- Aynı Allah’a, aynı Peygambere, aynı kitaba inanan Şiileri, milyonlarca müslümanı katleden, soykırım yapan siyonistlerden ve Epstein canavarlarından daha kötü gören sözde dindarlar gördük.
Aslında biz bu maddelerdeki durumları, Millî Mücadeleyi verirken de görmüştük. Belli ki yüz yıl geçmiş olmasına rağmen, geçmişten ders almamışız. Ders almadığımız ve bu konuda yeterli eğitimi vermediğimiz için maalesef tarih tekerrür ediyor.
Mustafa Cengiz
ERCİYES 38 FK’YA 2. LİG YAKIŞIR!
KADİR DAYIOĞLU
OKULDA VAHŞET
Mustafa Göçer
ACIMIZ ÇOK BÜYÜK. ÜZÜNTÜDEN UYUYAMIYORUM.
Ali Rıza Navruz
T A N I Y A L I M: GÜLTEN AKIN *Ö: 4 Kasım 2015 /Mavi Ses/
Mustafa Mete ÖZPINAR
ALLAH’IN YARDIMI
M. Kemal Atik
AİLE BAĞLARIMIZI KOPARAN ŞER DUYGULAR
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
KARAMUSTAFA’DAN “TURİZMDE KAYSERİ MODELİ” ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER
Bekir Oğuz Başaran
MECÂLİS-İ ŞUARÂ
AHMET KARAASLAN
ŞIH VE KÖYLÜ KADIN
HASAN ÇİFTÇİ
31 MART OLAYI (13 NİSAN 1909)















