Daha önce "Üç Değerli Unsur " adı altında Vatan, Millet ve Devlet unsurlarının değerinden bahsettiğim yazımı hatırlamanızı rica ederim.
Bizim için ise olması gerekenin bu kutsal değerlere sahip çıkılması olduğunu düşünüyorum.
Bazı insanlarımız da bu üç değerli unsur için ise maddi ya da başka türlü bir kazanç için yapılan bir edebiyat ve kazanç aracı olduğunu düşünür.
Hani derler ya " Vatan, Millet Sakarya Edebiyatı" yaparak malı götürüyor diye çok klasikleşmiş ve maddeci bakış açısıyla yorum yapanları da biliriz.
Ama bu değerlerin de birçok insanımız için bir " Sevda Sembolü " olduğunu anlamıyorlar sanırım.
Bazı sebeplerden dolayı çok uzun bir süredir ara vermiştim kısa yazılar yazmaya.
Bu sefer konumuz 15 Temmuz. Mesela 15 Temmuz olunca her bir siyasal unsuru bir kenara bırakıp sadece üç değerli unsur olan Vatan, Millet ve Devlet unsurlarına odaklanmanızı rica ederim.
Bazılarına göre senaryo, tiyatro ve oyun olarak görülen 15 Temmuz meselesinde öncelikle milletin tarafında olup bağlı ve bağımlı olduğum milletime bir kıyak çekmek isterim.
Milletin derdi ile dertlenen sevdalı bir yazar olarak açlıktan ölse bile sevdasından vazgeçmeyen bir yazarın satırları bu.
Cumhuriyet tarihinde eşine az rastlanan bir durumun 15 Temmuz 2016 tarihinde millet içinde değerleri için canından vazgeçenlerin, koruyanların, savunanların ve yaşatma çabası içinde olanların yaptıklarının bir destan yazması bize onur verir.
Kahramanlıklar ile dolu öz geçmişimizde birçok insan milletten umudunu kesmişken Millet yine büyüklüğünü gösterdi.
Ne demektir tankların önüne yatmak.
Ne demektir kurşunların üzerine yürümek. Ne demektir bir kişinin uçağı çağırıp ona meydan okuması ve ne demektir candan vazgeçmek.
Olumlu yönde bu millette ne söylesek azdır ve gerçekten de çılgın yönlerimiz de çok fazla.
Bu Türk milletinin Yüce Yaratıcı tarafından özel bir kod ile yönlendirilip bir varlık amacının olduğuna da inanıyorum.
Türk milletinin bu " Son Ergenekon" una sahip çıkarken birçok dünya toplumunda olmayan özelliklerini yine göstermesi umudun varlığına işaret.
Samimi ve damardan bir vatanseverin gözyaşı dökeceği ve tüylerin hazırola geçeceği bir duruma da 15 Temmuzda şahit olduk.
15 Temmuzda birden toplumda karşıt gibi görünen bazı unsurlarında değer ve kutsallık için bir arada olduğunu da gördük.
Milli birlik ve beraberlik için birleşimi gördük.
Vatan, Millet ve Devletin ne kadar değerli olduğunu gördük.
"Temmuz Alevi" derken de aynı zamanda " Ateş ve Kan"a yabancı olmadığımız bir durumu da ön plana çıkarırken yine milletimiz içindeki kayıplarımız ile çekilen bir acının varlığına da vurgu yapıyorum. Yine içimizde yer alan hainlerin yaktığı canlar ve yerlere vurgu yapıyorum.
Bu milletin de en büyük çilesinin beslenilen devşirmeler, hainler ve insanlıktan çıkmışlar tarafından kaynaklandığını da hatırlatmak isterim.
Alemde şer bitmese de bizlerde de er'in bitmeyeceğini unutturmayacağız.
Osman Karakebeli
TEMMUZ ALEVİ
Mustafa Cengiz
BAŞKAN NE SÖYLÜYOR, NASIL ANLAMALIYIZ?!
Mustafa Temizer
15 TEMMUZ DARBE GİRİŞİMİNİ DOĞRU OKUMAK!..
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
DAHA DA ACISI KALPLERİ DE MÜHÜRLENMİŞ DURUMDA!...
Ali Rıza Navruz
P U T K I R A N
KADİR DAYIOĞLU
AHBAP SORUŞTURMASI ve BİR ANI
Mustafa Mete ÖZPINAR
ZAMAN SU GİBİ AKIYOR
Bekir Oğuz Başaran
FARUK NAFİZ ÇAMLlBEL
Mustafa Göçer
FİDAN SULAMAK SEVAPTIR
M. Kemal Atik
Geçmiş İle Bugünün Yan Yana Yürüdüğü Meydan: Cumhuriyet Meydanı