Yurdumuzun değerli ve yıllar önce günümüzle ilgili ilginç ve gizemli olduğu düşünülen 2023 adlı söz ve müziği ile dikkat çeken merhum Barış Manço nun " Halil İbrahim Sofrası" adlı bir yapımı olduğunu birçoğumuz bilir. Yaptığı müziklerde çok mânidar ve ders alınması gereken mesajlar veren ve "Nazar Eyle" parçasıyla öz geçmişimize dair destani bir olguya da kendince değinen Barış Manço nun " Halil İbrahim Sofrası" adlı parçasında bir söz dikkatimi çeker. Bu söz ise " Bir kavga başlamış ki nasip kısmet uğruna" sözüdür.
Sadece günümüzü değil, bütün bir insanlığın geçmişine baktığımızda büyük maddi kazançlar uğruna çatışmaların, savaşların, entrikaların, siyasi yöntem ve stratejilerin olduğunu öğreniyoruz. Burada şu toplum ya da bu toplum ayrımı yok. Burada da büyük çaplı bir nasip kavgasının da var olduğunu keşfedenler olabilir. Bu durum için bir yandan da insan veya toplumun ihtiyaç meselesi bir etken. Çok da kusursuz olmayan insanın doğası da bir etken ki insan, toplum ve yönetimleri eksileri ve artıları ile düşünüp kabul etmek de dogruya ulaşmak adına önemli olduğunu düşünebiliriz. Düşünebiliyor muyuz geçmişten günümüze, bütün bir yeryüzünde bir nasip kısmet kavgasının yönetimleri, düzeni, hayatları, toplumları nasıl etkilediğini. Büyük balıkların küçük balıkları nasıl yediğini de düşünürken dünyada bu kavgada yok olan toplumların ya da milletlerin varlığını da bir düşünelim. Hazine değerindeki topraklarda var olmanın güçlü olmakla ve birçok alanda gelişme ile ilgili olduğunun da farkında olmak gerekir.
Bir önceki cümlelerde bahsettiğim nasip kısmet kavgasının büyük boyutu iken bir sınır içinde yaşayan toplulukların içinde de nasip kısmet kavgasının da farkına varıyoruz. Bir yönetim içinde bile pastadan pay alma çabası içinde kazananlar ve kaybedenler olurken bunun olumsuz bir şekilde topluma yansımasına da şahit oluyoruz. Birilerinin kazanırken kaybedenlerin veryansın ettiğini de yaşayarak da öğreniyoruz ki bu durumu nimetleri bol olan bir evin içinde şiddet oranı düşük ya da yüksek bir iç savaş örneği gibi bir tablo ortaya çıkıyor.
Bir de bu duruma toplumsal yaşam içinde bakalım, iş hayatı içinde, ticaret hayatı içinde, toplumsal hayatın birçok alanı içinde ve toplumun en küçük yapı taşı olan ailelerin birçoğunda bu duruma şahit oluyoruz. Bazı atasözleri bile bu durumdan bahsederken " Biri yer, biri bakar. Kıyamet ondan kopar" sözü de bu durum için geçerli değil mi? Bu durumun olumsuz sonuçları için ise kavga, çatışma, ayrılık, dargınlık, bağların kopması durumuna da şahit olurken buradan ders alıp buna göre de bir düzenin oluşturulması da söz konusu. Toplum içinde onda var bende yok, onlarda var bizde yok gibi söylemlerin etkisini ve sonucunu hiç düşünüyor muyuz? Her alanda bir iddiacılık ve gösteriş çılgınlığının toplumsal etkisi çok olumlu değilken bazı çevreler için de maddi kazanç unsuru. İnsan kaynakları başlığı altında bazı insanlar için birçok insanın bir kaynak ve kazanç unsuru olduğunu da anlıyoruz. Bazı insanların kazançları için bir insan pazarı içerisinde bazı durumlarda insanın da bir pazar unsuru olduğunu fark ediyoruz. Bu pazar içinde insan kazanma ve insan kaybetme de söz konusu. Sermaye, mal, mülk, koltuk, taht, tarla, arazi gibi birçok unsuru madde çatısı altında düşünüp insanı ayrı olarak ele aldığımızda insan-madde ilişkisinin de bu konunun merkezinde olduğunu anlıyoruz. İnsan - madde ilişkisi içinde de kazanan ve kaybeden, kullanan ve kullanılan ve kâr - zarar hesabını da ele aldığımızda çok olumsuz sonuçların varlığını da öğrenmiş oluyoruz.
Birde bu nasip kısmet konusunu başka bir boyutta düşünelim. Mesela iyilik, doğruluk, adalet, insaf, vicdan, merhamet, onur, ahlak gibi konularda ele aldığımızda geçmişten günümüze toplum ayrımı yapmadan nasipli ve nasipsiz insanların da varlığına şahit oluyoruz. Bir de bu değerler ve olguların var oluş amacını da keşfetmiş olabilir birçok kişi bu yazıda. Bir de bu dünyaya yalan dünya diyoruz, gelip geçici bir misafir olduğumuzu biliyoruz, bu dünyanın bir sınav yeri, bir eğlence, bir aldatmaca mekânı olduğunu kutsal kitapta öğrenirken bu yönden de bir kâr - zarar hesabını da yapmamız gerekiyor sanırım. Herkesin erdemlere ve değerlere bağlı kalması dileğiyle bir yazıya daha son veriyorum.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
HAYATIMIZDA EN BÜYÜK HEDİYE VE ZENGİNLİK…
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM İNCELİKLERİ -4
Mustafa Cengiz
TÜRK FUBOLUNDA KARA PARA VAR MI?
Mustafa Mete ÖZPINAR
BİRLİK ve BERABERLİK OLMALI
Ali Rıza Navruz
GİTME KAL
KADİR DAYIOĞLU
GECİKMİŞ BİR VEFAT HABERİ
Mustafa Temizer
NEDEN YAPTINIZ?
Faruk Ergan
AKRAN ZORBALIĞIYMIŞ!
Mustafa Göçer
DOĞA KÖRLÜĞÜ
Bekir Oğuz Başaran
OLMADI, HİÇ, OLMADI