Sanırım bu söylem size pek yabancı gelmedi.
Çin’de Mao için söylenirdi bu söz genellikle.
Son dönemlerde bu uygulama Türkiye’de de epey popüler.
Mao Zedong'un siyasi stratejisinde klasik "böl, parçala, yönet" (divide and conquer) taktiği yerine, toplumu ve rakipleri kontrol altına almak için "çelişkileri kullanma" ve "tek bir bütünü ikiye bölme" felsefesi temel alınır. Mao'nun Çin'i dönüştürürken kullandığı temel yöntemler şunlardır: Sınıflara Ayırma ve Kutuplaştırma: Kırsal reformlarda toplumu; toprak ağaları, zengin köylüler, orta köylüler, yoksul köylüler ve tarım işçileri şeklinde beş sınıfa ayırdı. Yoksul köylüleri toprak ağalarına karşı kışkırtarak güç dengesini değiştirdi ve kendi tabanını sağlamlaştırdı.
Kitleleri Kitlelere Kırdırma (Kültür Devrimi): 1966-1976 yılları arasında, parti içindeki rakiplerini tasfiye etmek için geleneksel parti bürokrasisine karşı gençleri ve öğrencileri (Kızıl Muhafızlar) ayaklandırdı.
Türkiye günceli mi?
Başta toprak bütünlüğü olmak üzere siyasi partilere üst üste çekilen operasyonlar sizde de önemli çağrışımlar yapmıştır eğer kıyısından, köşesinden siyasetle ilgileniyor, gündemi takip ediyor ya da ülkenin geleceğine dair endişeleriniz var ise…
DİVİDE ET İMPERA
BÖL, PARÇALA YÖNET
Önce bir tanımlayalım, ya da tanımlarına bakalım.
Aslında küçük lokmalar haline getirmek demek en kestirme tanımı ile ama biz biraz daha geniş tutalım mı perspektifi, tarihi süreci ve diğer alt başlıkları ile birlikte. Böl, parçala ve yönet, rakiplerin birleşmesini engelleyerek veya grupları birbirine düşürerek zayıflatmak ve bu sayede kontrolü ele geçirmek anlamına gelen tarihi bir güç stratejisidir.
Kökeni Latinceye "Divide et impera" olarak dayanan "böl ve yönet" (veya böl ve parçala yönet), tek bir kaynağa veya tek bir kişiye atfedilmeyen tarihsel bir yönetim stratejisidir.
Tarihsel Köken: Kavramın ilk olarak Büyük İskender'in babası II. Philip tarafından kullanıldığı rivayet edilse de, Roma İmparatorluğu döneminde ve Antik Yunan'da devletleri zayıflatmak için yaygın biçimde uygulanmıştır. Bu kavram, siyasetten bilgisayar bilimlerine kadar birçok farklı alanda karşınıza çıkar:
Siyaset ve Strateji: Egemen güçlerin veya sömürgecilerin, hedef kitleleri etnik, dini veya sosyal farklılıklar üzerinden bölerek kendi çıkarlarını korumak için kullandığı bir yöntemdir.
Modern Siyasete Girişi: Bu ifade ilk kez siyaset literatürüne, ünlü İtalyan düşünür Niccolò Machiavelli'nin 1532 yılında yayımlanan Prens adlı eserinde, hükümdarlara iktidarlarını korumak için verdikleri taktikler arasında girmiştir. Tarih boyunca Roma İmparatorluğu'ndan, Osmanlı İmparatorluğu'na ve İngiliz sömürge dönemine kadar pek çok farklı devlet tarafından uygulanmış ve günümüzde daha çok emperyalist veya otoriter siyasete karşı kullanılan evrensel bir siyasi kavram halini almıştır.
Bilgisayar Bilimi: Karmaşık problemleri daha küçük, çözülebilir alt parçalara ayırarak ve her birini tek tek çözerek sonuca ulaşan temel bir algoritma yaklaşımıdır.
Psikoloji ve Sosyal Dinamikler: Toplulukların veya ekiplerin ortak bir amaç etrafında toplanmasını engellemek için uygulanan bir manipülasyon taktiğidir.
TAKTİK, TAKTİK ÜSTÜNE…
Göbels taktikleri ile epey yol yürüdüler.
Halen de yürüyorlar.
Türkiye’de denenmiş ve hepsi de başarısız olmuş ne kadar model varsa tekrar ve yine, sonuçlarını bile bile bu milletin başına bela ettiler.
Ülkenin kaybettiği, vatandaşın kaybettiği, daha da fakirleştirme politikaları ile gelinen nokta tam bir Cumhuriyetten kaçış, tek adam rejimi ile sultanlık ya da monarşinin temel taşlarının döşenmesi şeklinde sürüyor.
Zaman zaman dillendiriyorum bu köşede.
Türkiye’de son çeyrek yüzyılda gizli bir el mahareti yerli işbirlikçiler sayesinde Cumhuriyetin 100 yıllık kazanımı ne varsa sattı savurdular.
Maden arama hikayesi ile taşımız, toprağımız, dağımız, ovamız delik deşik.
Bir de üstüne üstlük borç sarmalını yüklediler mi garip-gurabanın, fakir-fukaranın sırtına.
KARAR VE ETKİLERİ…
Mutlak butlan kararı sonucu ile neler yaşandı?
Özgür Özel ve mevcut yönetimin tedbiren görevden uzaklaştırıldığı bildirildi. Kemal Kılıçdaroğlu’nun geçici olarak parti yönetimine döndüğü ifade edildi. 38. Olağan Kurultay’ın hukuken geçersiz sayılmasına karar verildiği aktarıldı. Süreç boyunca mahkemenin geçici kayyum atama yetkisinin bulunduğu belirtildi. Bu kapsamda yeni seçilen parti yönetiminin görevden düşeceği ve sürecin kurultay öncesi döneme döneceği ifade edildi. Kurultayda alınan kararlar, yapılan seçimler ve tüzük değişikliklerinin geçersiz sayılacağı kaydedildi.
CHP’NİN YAŞADIKLARINI NASIL
YORUMLAMAK LAZIM?
Klasik bir deyiş vardır;
“Onun başına gelenler, Pişmiş tavuğun başına gelmedi!” diye…
İşte öyle bir şey.
Nerede ise meydan savaşı.
AK Parti CHP’yi ve Cumhuriyetin yıpratmak için elinden geleni yapıyor.
Biliyorlar ki Türkiye’nin en önemli çimentolarından birisi ve Demokrasinin yılmaz savunucusu CHP.
Biliyorlar ki seçimi kazanmanın tek yolu ve iktidarın devamının da garantisi CHP’yi yerle yeksan etmek.
Bu bağlamda Cumhuriyet Halk partisi içeriden, dışarıdan sürekli bombalanıyor.
Piyasada “Adam çok!”
Siz adam dediğime bakmayın.
O sözün gelişi.
Kimsenin kalıbına falan bakıp “Adam” sıfatı yüklemeyin.
İcraatlarına, söylemlerine, eylemlerine, akçeli işlerine, U dönüşlerine bakın.
Dün söylediklerini bugün yalıyor mu, yutuyor mu? ona bir bakın.
Makam, mevki, koltuk için kaç takla atıyor onu bir irdeleyin.
Mutlak butlan kararı sonrası CHP eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun il ve ilçe binalarındaki fotoğrafları tek tek kaldırılıp çöpe atılıyor. Edirne Merkez ilçe Başkanlığı bunlardan birisi.
YORUMSUZ/YORUMLAR...
Zafer partisi genel başkan Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Türk siyaseti ağır bir demokrasi ve devlet krizinden geçmektedir. Cumhuriyet Halk Partisi ile ilgili alınmış olan mutlak butlan kararı, siyasete, demokratik siyasete karşı yapılmış bir saldırıdır. Yaşananlar seçimlerde Kuzey Kore seçimler, Rusya seçimleri gibi formalite seçimlerin Türkiye’de de yapılmak istendiğini göstermektedir. Bu yaşananlar, iktidarın Türkiye’yi otoriter, hegemonik bir tek parti rejimine sürükleme kararı içerisinde olduğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
**
Fatih Erbakan: (CHP Butlan Kararı) "İktidar, 'Karşımızda İmamoğlu gibi, Yavaş gibi yüksek oy alan isimler olmasın, karşımızda kazanma ihtimali olmayan Kılıçdaroğlu'nu görelim' diyerek mecburen bir siyasi mühendislik yapmaya yöneliyor."
**
BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş “Mutlak butlan kararı gelirse parti yönetme yetkisi o günkü kongre divanın başkanına verilmek zorundadır.
O günkü kongre divanı başkanı kim? Ekrem İmamoğlu.
Yani Butlan davası gelirse genel başkanlık Sn. İmamoğlu’na devredilmelidir.”
**
Mansur Yavaş@mansuryavas06 "Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
**
CHP’ye mutlak butlan kararı çıkmasının ardından, Muharrem İnce’nin Kemal Kılıçdaroğlu için yıllar önce söyledikleri gündem oldu.
"Kim sarayın adamı, kim sarayla mücadele ediyor bunu zaman içerisinde anlarsınız…"
**
Mutlak butlan kararı sonrası Fatih Altaylı'nın 1 yıl önce Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yaptığı efsane haklı konuşma yeniden gündem oldu:
"Kemal Kılıçdaroğlu, Recep Tayyip Erdoğan'a ve AKP'ye can simidi olmak için yeniden siyasete girmek istiyor... 13 Seçim Kaybettin Be Kardeşim! İnsanda Biraz Utanma Duygusu Olur!”
**
Anayasa Hukukçusu Prof. Şule Özsoy boyunsuz “Mutlak butlan kararı çok partili hayatı bitirme kararıdır. Kabul edilemez. Kabul etmiyoruz. Tanımıyoruz”
**
Deniz Zeyrek: "Butlan kararı kısa vadede Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu'na yarar. Uzun vadede Özgür Özel'e ve CHP'ye yarar.
Özgür Özel'in dünkü vakur duruşu, çevremden biliyorum, insanları olumlu etkiliyor."
**
Avukat Cemil@avcemilcicek
Şimdi size “mutlak butlan” kararına karşı, bir avukat ve hukukçu olarak CHP’nin acilen ne yapması gerektiğini kısa ve öz şekilde yazacağım:
1– CHP, kurumsal olarak bu kararı temyize taşımamalı.
2– Doğal olarak bu karar derhal kesinleşmeli.
3– Karar kesinleşince CHP delege üyeleri imza toplayarak derhal olağanüstü kurultay kararı almalı.
4– Kurultay’da AKP’li kayyum Kemal Kılıçdaroğlu aday olamayacağından, Genel Başkan da olamamış olacak.
5– Her ihtimale karşı yedek parti kurulmalı. Kurultaya onay verilmezse, Cumhurbaşkanı adayı Mansur Yavaş ilan edilerek derhal herkes yeni partiye geçiş yapmalı. Bunun en kısa ve net çıkar yolu budur!
AKP’ye asla teslim olmayacağız.
**
Mehmet Tezkan (@tezkanmehmet): Hukukçular buna ne diyebilir bilmiyorum. İktidar tek başına seçime girmek istiyor "Mahkeme dedi ki bu hukuka aykırı koşullar oluşmamıştır, delegelerin iradesi fesada uğramamıştır, somut delil bulunamamıştır. Zaten siyasal partiler kanununda mutlak mutlak uygulaması yoktur. Bu konuda tam yetkili seçim kuruludur diye bir kararı var. Bu karara itiraz ediliyor. Bu mahkeme itirazı reddedebilir veya alt mahkemeye bu da bak diyebilirdi, doğrudan karar alıyor ve bütün hepsini iptal ediyor. Tamamen siyasi bir karar, hukukçulara soracaksınız ama ne diyeceklerini bilmiyorum, çok önceden planlanmış, düşünülmüş, tasarlanmış, saati dakikası bile planlanmış. Herkes her şeyi biliyordu. Ne yazık ki bütün muhalefeti dağıtma kararı bu. İktidar herhalde tek başına seçime girmek istiyor"
**
Ne kadar acı değil mi?
Kemal Kılıçdaroğlu: "Mutlak butlan kararı ülkemize ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne hayırlı olsun."
Bahçeli “Türkiye’de çok şey değişecek. Cumhurbaşkanının bir yardımcısı Alevi biri de Kürt olmalıdır” demişti.
Alevi belli oldu.
Kürdü de zaten Dünya alem biliyor değil mi?
Türk’ün Türkiye’de adı yine yok…
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
BÖL, PARÇALA, YÖNET!...
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM HATASI, YANLIŞ TANIŞMA (2)
Mustafa Mete ÖZPINAR
KUL HAKKINI TANIYIN, KUL HAKKINDAN SAKININ
KADİR DAYIOĞLU
DEMOKRATİK STANDARTLAR...
Mustafa Göçer
ŞEHİRLERİN ETRAFI ORMAN OLMALI
Ali Rıza Navruz
YAĞMURLU BİR SEVDA MATALl
Mustafa Cengiz
KAYSERİ VE ERCİYES 38 FK, KADERİNİ BEKLİYOR
Faruk Ergan
SUSMAK!
Çınar Can Özyürek
Anadolu'nun Parlayan Yıldızı Kayseri
M. Kemal Atik
BİR HÜZNÜN ARDINDAN















