“Pek dini inancımız yoktu. Babam Müslüman, annem Hıristiyan’dı.
Bizim evde yalan söylemeyeceksin, çalmayacaksın, vicdanını temiz tutacaksın, insanlara yardım edeceksin.
Bunlar konuşulurdu, işte bunlar bizim dinimiz oldu.” Yıldız Kenter.
Böyle bir ailede yetişen çocuk sadece insan olur ve insan yakmaz.
Yaşam biçimi; Bir bireyin veya topluluğun dünya görüşünü, değer yargılarını, ilgi alanlarını ve davranışlarını yansıtan temel hayat tarzıdır.
Günlük alışkanlıklar, tüketim tercihleri, boş zaman aktiviteleri ve sosyal ilişkiler bu kavramı oluşturur. TDK
İnsan sosyal bir varlıktır, yaşamak için her şeye gereksinim duyar.
Gıda, eğitim, sağlık, konut, ulaşım, demokrasi, inanç ve başkaca sosyal aktiviteler, medeni dünyada yaşayan insanların ihtiyaç duydukları temel maddeler olmazsa olmazlardır.
Eğitim ve sağlık devletin insanlara eşit ve ayrım yapmaksızın vermekle zorunlu olduğu temel görevidir.
Yaşamak için gereksinim duyulan diğer ihtiyaç maddeleri, insanın gelir durumu, ahlaki yapısı, dini inancı, içinde taşıdığı vicdan ve buna benzer özelliklere göre azalır veya çoğalır.
İnsan kendisinin olmayan yaşam malzemelerini, hak etmediği değerleri, nasılsa kimse görmez diye haram yemektense, bu benim değil almamalıyım diyebilmesi genleriyle direk ilgilidir.
Yalan söylüyor, kandırıyor, kusurlu mal üretiyor ve satıyor, görevini yapmadığı halde kamu kaynaklarını kullanıyor, inanç pazarlıyor veya dindar görünüyor, yaptığı kötülüklerden dolayı vicdani rahatsızlık duymuyor, akraba ve komşusuna yardım etmek gibi insani meziyetleri gelişmemiş, fakat “yaşam biçimiyle” dürüstlük timsali olduğunun kibrini yaşamayı sürdürüyor.
Bazı görgüsüzler de var ki, sanki dünya onların etrafında dönüyor, dünyaya geliş sebebi insan olmaya gerek duymadan da yaşanabilir, nefes alınır verilir, diğer canlılar yok edilir, rant uğruna doğa talan edilir, yaşam biçimi bu yönde gelişmiş ve içinde canavar barındıran şahısların, isteseler bile insanlaşması tekeden süt çıkarmak kadar zordur.
Yaşam biçimi; Genellikle kültürün, bazı durumlarda inançların ve az da olsa ideallerin şekillendirdiği bir kavramdır.
Adamın kültüründe ve yaşam biçiminde saygınlık yoksa önüne gelene hakaret eder, küfür eder, AR damarı çatlamış utanmaz, Cumhuriyet ve Atatürk’e şükran duymaz, yandaşlarıyla şifreli anlaşır, en önemlisi başkaları tarafından hep kullanılır, aldığı eğitim ve kültür böyle olunca yaşam kalitesi gelişmez.
İnancının gereğini yerine getirmez, yazılarında veya yorumlarında görüşüne uyan insanlar çukurlarda yaşasa bile onları baş tacı eder, eleştirmez ve hakkı savunmayı öncelemez.
İdeallerinde insan ve çocuk sevgisi gereği kadar gelişmemiştir, kadının gelişmesi, özgürleşmesi, donanımlı olması, ekonomik bağımsızlığa kavuşması onun için ideali değil, ancak kabusu olabilir.
Yetiştiği ortam ve aldığı eğitimin merkezinde kadın diye bir insan yoktur.
Kadın evde oturur, çocuk doğurur, hizmetçilik yapar, gülmez, konuşmaz, şayet kızı veya eşi hasta olursa sadece o zaman kadın doktor bulmak için tüm hastaneleri dolaşır.
Resim, sanat, müzik, ağaç, çiçek, böcek, her şeyi düşman ve şeytan olarak görür, tüm yaratılanları yaratandan ötürü severiz dediğine inanma.
Dindar olduğunu söyleyen ve ahlaklı yaşamaya ihtiyaç duymayan yaratıklar, riyakarlıkta çağ atlamıştır.
“İnançlı olduğunu söyleyen cemaat, yaşam biçimi olarak halkı kandırmasaydı 500 kilo altını kaptırmazdı.” Faruk Ergan
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
İHRACAATTA 5 AYDA 1 MİLYAR 590 MİLYON DOLARI GÖRDÜK-2
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR’U KÜME DÜŞÜR…MELİKGAZİ BASKETBOL’Ü KAPAT.BİZE ANCAK BU YAKIŞIR
KADİR DAYIOĞLU
SAYDAMLIK!..
Faruk Ergan
YAŞAM BİÇİMİ
Ali Rıza Navruz
HASRETİM SANA
Mustafa Mete ÖZPINAR
HAKİKATİ GÖREREK YAŞA
Mustafa Göçer
SENDE BU KADAR FİDAN DİKMESEYDİN!...
Ahmet Sıvacı
YAZMASAM ÇILDIRACAKTIM
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
GÜÇLÜ İLETİŞİM SAĞLIKLI İLİŞKİ DEMEKTİR.
Mustafa Acar
DURAK