Düşünce ya da düşünebilmek insanın doğuştan beri var olan bir yeteneğidir.
Bir sonuca varabilmek amacıyla karşılaştırmak, incelemek, üretmek, zihni yetiler oluşturmak, muhakeme etmek, akıldan geçirmek, sağlıklı ve doğru sonuca varmak için de düşünebilmek gerekmektedir.
İnsan olanın veya ben insanım diyenlerin yapması gereken ve olmazsa olmaz önceliği düşünmek olmalı.
Düşünme yetisi gelişmeyen tüm insanların bulunduğu makamda doğru sonuca varabilmesi, ülkesinin ve ailesinin geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etmesi beklenmemelidir.
Son günlerde yaşanılan sorunları, çözüm yerine günü kurtarmaya çalışan yöneticilerin düşünmeden ve o günün önemine binaen bir şekilde verdikleri mesajlar düşüncesizliğin ürünü olarak karşımıza çıkmaktadır.
Devlet adamlarının fevri davranışlarının sonucu olarak bin düşünüp bir konuşması gerekirken, bir konuşup bin düşünmelerine neden olmaktadır.
Sayın Cumhurbaşkanı İstanbul seçimlerinde slogan olarak kullanmıştı, “Sisi’mi İmamoğlu’mu” demişti.
O zamanlarda muhatap olarak görmediğimiz Mısır Devlet Başkanını, günümüze baktığımızda Mısır ziyaretinde Sisi’ye araba hediye ettik.
Bilal Erdoğan’ın olur olmaz yerlerde, görev ve sorumluluğu olmadığı halde konuşmaları düşünce ürünü mü?
Dışişleri Bakanı Sayın Hakan Fidanın, CHP Genel Başkanı Sayın Özgür Özel’e “artık haddini bil” söylemi de, akıl süzgecinden geçirilmeden ve düşüncesizce söylenmiş bir söz olarak görüyorum.
Zira Ana Muhalefet Parti Genel Başkanı, iktidarı eleştirmek, kendince doğruları anlatmak ve İktidar Parti Yöneticilerinin icraatlarına muhalefet etmek için halk tarafından yetkilendirilmiştir.
Üstelik Dışişleri Bakanı, siyasi çekişmelerin dışında kalmaya özen göstermeli ki, daha sağlıklı düşünebilme ve hariciyede daha etkin olabilmek için tüm partilerin desteğine ihtiyaç duyabilir.
Toplumun büyük çoğunluğu tarafından kabul görmeyen ve tepki gören açıklamalardan bir diğeri, Sayın Devlet Bahçelinin grup toplantısında verdiği mesajdır.
“Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama, Demirtaş yuvasına” dönene kadar kararımız net vurgusunu yaparak “bize düşen saygı gösterilmesini istemek” dedi.
Bu açıklama etraflıca düşünülmeden, halkın vereceği tepkiyi ölçme gereği duyulmadan, en önemlisi Şehit ailelerinin acısını içinizde hissetmeden ve empati yapmadan söylenmesi, toplumun büyük çoğunluğunu derinden yaralayan bir istek olarak tarihe geçmiştir.
Makam ve kariyeri ne olursa olsun düşünülmeden söylenen sözler, söyleyeni veya muhatabı zor durumda bırakmaktadır.
Bazı dostlarımın düşünmeden hakkımda söyledikleri olumsuz cümleler ve kendilerince yapmak istedikleri kinaye, düşüncelerime yaptıkları saldırganlık, karşılaştığımız anlarda yapmacık gülüşler, riyakarlık içeren iltifatlar ve üslubu bozuk olanlar beni rahatsız etmektedir.
Yapılması veya yapılmaması gerekenleri derinlemesine düşündükten sonra karar vermek, müsterih olmanızı veya nedamet duymadan yaşamanızı kolaylaştıracaktır.
Etnik kimlik ve inançlar üzerinden siyaset yapmak, konuşulmaması gereken ortamda ettiğin bir cümlelik söz, siyasi hayatınızın yok olmasına ve yaşamınız boyunca üzerinizde bir leke olarak kalmasına, seçilerek oturduğunuz koltuktan kalmanıza ve toplumun bir kesimi tarafından yok sayılmanıza vesile olabilir.
Toplum yaşamında insanlar, düşünmeye özellikle eleştirel düşünmeye özendirilmezler.
Kurulu düzeni yönetenler ve yanlıları, düşünen insandan çekinirler, bu kavramlar bizim toplum için hiç de yabancı değildir.
Bu günlerde eskisi kadar geçerli olmasa bile, çocukluğumuzda başlayan Türk insanına tavsiyeler şöyle, “düşünmesen daha iyi edersin” zira senin yerine düşünen özel eğitimli ve kandırmayı alışkanlık haline getirmiş bir kesim vardır.
“Düşünebilme yetisinin sadece insana verilmesine rağmen, düşünmeden yaşayanlara insan denilemez.” Faruk Ergan
Mustafa Cengiz
ÜÇ İHTİMALLİ BİR MAÇ DAHA!
Ali Rıza Navruz
BİR DELİBAN VAKTİ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
LAYIK OLDUĞU, HAK ETTİĞİ MUAMELE GÖSTERİLMEYEN KADINLARIMIZ-1
KADİR DAYIOĞLU
BÂKİ KULLAR
AHMET KARAASLAN
ANADOLU EFSANESİ
Mustafa Mete ÖZPINAR
İSLAMİYET KAİNATA GÖNDERİLDİ
Mustafa Göçer
BUYURUN TARTIŞALIM
Faruk Ergan
KADINLARIMIZ
Ömer Faruk Kotay
ARABESKİN BABASI…
Osman Karakebeli
KİMDEN VE NEYDEN YANAYIZ