Yaptıklarımızın veya yapamadıklarımızın bedelini ödüyoruz.
Ben senin bu davranışına, bu zulmüne, beni yok saymana, kimseyi umursamadığına ve bu kadar pişkin olmana akıl erdiremiyorum.
Sizin yaptığınız her düzeysiz uygulamaya katlanmamızı ve alkış tutmamızı istiyorsunuz ya, eleştirilmeye, size doğruları anlatanlara veya nezaketsiz yaşam biçiminizden dolayı uyarıda bulunanlara dudak bükmenize pes doğrusu diyorum. İnsanları ciddiye almanızı ve tüm fikirlerin değerli olduğunu içselleştirmenizi istiyorum.
Sizin bilerek ve isteyerek verdiğiniz maddi ve manevi zararların bedelini şahsım olarak ödemeye hazırım, zaten istemeyerek de olsa ödüyorum, ama çocuklarımı ve torunlarımı da bedel ödemek zorunda bırakmayın.
İşler öyle bir boyut kazandı ki, kulaklarımla duydum, ağzım açık dinledim.
Gökhan Günaydın, “ Kamu kaynaklarını ve siyasi nüfuzunuzu kullanarak yakınlarınızı devlet kadrolarına sınavsız doldurmaya hiç mi utanmıyor musunuz” sorusu üzerine, Grup Başkanvekili Özlem Zengin, “yaptığımız işlerle gurur duyuyoruz, utanmıyoruz ve utanacak bir iş yapmıyoruz dedi”.
Bu kadar pervasız konuşmaya, bu itici dili kullanmaya, bu toplumun mağdur kesimini yok saymaya ve en önemlisi bu şekilde yaşamaya az da olsa utanması gerekmez mi?
Lütfen kusura bakmayın ama bu utanmazlığın bedelini siz ödeyeceksiniz, nasıl ödeyeceğiniz konusunda bir tahmin yürütemem ama belki sandığa gömülürsünüz.
İnsanlar ticari hayatta, sosyal hayatta, eş seçiminde ve en önemlisi arkadaş seçiminde hata yaparsa, yanlış tercih kullanmanın maddi veya manevi olarak bedelini öder. Devlet yönetiminde kurallar belli, insanların vatandaşlık görevleri vardır.
Vergi verir, vatan savunmasına gider, mesleğini gururla icra eder ve zamanı gelince istediği partiye oy kullanır.
Devleti yönetecekleri belirledikten sonra, onlara güvenmeyi, eğitim, sağlık, temel gıda, ulaşım ve barınmanın da içinde olduğu yaşam gereksinimleri için hizmet almayı bekler.
Görgüsüz ve ölçüsüz harcamalar için, kamu kaynaklarını kullanarak bir kesimin ibadet yapması (kamu parasıyla hacca gitmek) için, lüks otellerde toplantı tertipleyip gösteriş yapmak için veya taraf etrafını kamuda istihdam etmek için vatandaşına bedel ödetenleri etrafından uzaklaştırıp, en ağrından bedel ödetmeniz gerekir.
Bu olumsuzlukların giderilmesi için, zehrin panzehiri olarak devlet terbiyesi almış, donanımlı, dünyayı tanıyan, iç ve dış siyaseti çok iyi bilen cevherler vardır, devletimin gücü bunları arar, bulur, göreve getirir ve liyakatsızlık ortadan kalkar.
Devleti yöneten en yetkili kişi, Sayın Cumhurbaşkanı olduğuna göre, maiyetinde bulunan tüm görevlilerin başarısı veya başarısızlığının faturası kendisine kesilir.
Sayın Cumhurbaşkanı “Suriye’ye her türlü desteği vereceğiz” demiş.
Her türlü desteği vermeniz gereken halk, Türk Halkı olmalı ve öncelikle kalkındırmanız gereken Ülke’de Türkiye Cumhuriyeti olmalı, zira bu Türk Milletinin oylarını alarak, Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanısınız.
Siz de dahil olmak üzere aile reislerinin bakmakla yükümlü olduğu ve sorumluluğunu taşıdığı insanlar öncelikle aile fertleridir, komşuya yardımcı olmak da çok özel hasletlerimizden bir tanesi fakat evinizin içindeki tüm sorunları çözdükten sonra akrabanıza ve komşularınıza yardımcı olabilirsiniz.
“Ailesinden görmediği değeri siz verirseniz, ölçü ve saygı sınırlarını aşarlar, üstelik de utanmazlar.” Faruk Ergan
Faruk Ergan
UTANMALISINIZ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
HESAP VERECEĞİNE İNANAN, ZULMÜ MEŞRULAŞTIRAMAZ!
KADİR DAYIOĞLU
LEYLEKLERİ DE KÜSTÜRDÜK!
Mustafa Göçer
FİDANLAR DİKELİM. ŞEHİRLER RENKLENSİN
Ali Rıza Navruz
BIRAKIP DA GİTTİN NEDEN
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM KOPUKLUĞU -2
Mustafa Mete ÖZPINAR
ZULÜM ALTINDA EZİLENLER
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR’DA DÜN SÖYLENENLER UNUTULDU…
İhsan Görücü
BİLMEDİĞİNİ BİLMEYENLERİ GEÇECEKSİN
M. Kemal Atik
Tasavvuf Terminolojisinde VECD