Nasrettin Hoca’nın dillere destan Parayı veren düdüğü çalar fıkrasını bilmeyen yoktur.
Hikaye kısaca şöyle yaşanmıştır. Çocuklar, pazara giden Nasrettin Hoca’nın etrafını sarmıştır, Hoca bana düdük al demiş biri, diğer çocuklar sırayla bana da, bana da, bana da demişler, ancak bir çocuk elinde parayla koşarak gelmiş, bana düdük al diyerek parayı Hoca’ya vermiş. Hoca Parayı alarak pazara gitmiş, Hoca akşam pazardan dönünce çocuklar etrafını sarmış ve her biri düdüğünü istemiş, ancak Hoca cebinden bir tane düdük çıkartarak parayı veren çocuğa vermiş. Diğer çocuklar hep bir ağızdan bağırmış, hani bizim düdüğümüz? Nasrettin Hoca gülerek, parayı veren düdüğü çalar çocuklar demiş.
Eskiden Para’yı veren düdüğü çalıyordu, günümüzde Parayı bastıran istediği sahte Diplomayı çalıyormuş.
Ülkemiz sahte diploma skandalıyla çalkalanırken, diploma satışları zamlı fiyatlarla devam ediyormuş.
Pek çok akademisyen, psikolog, komiser, vs sahte diploma ile görev aldıkları ortaya çıkmış.
Üst düzey siyasi isimlerin de adının geçtiği skandal, bir şikayet sitesindeki yorumlarla gündeme gelmiş.
Sahte diploma piyasasında fiyatlar şu şekilde işlem görüyormuş.
Ortaokul diploması 80 bin lira, Lise diploması 120 bin lira, Üniversite diploması 200 bin liraya satılıyormuş.
Sahte diplomalara sahip olan ileri zekalı uyanıklara, rahatlıkla iş bulabildikleri gibi bürokrat veya akademisyen olma yolları da açılmış oluyormuş.
Sevgili dostlar, bir kişiye veya bir gruba beddua etmeyi kendimce acziyet sayarım.
Hukuk ve tam demokrasinin olduğu ülkelerde sistem kimsenin talimatına ve isteğine göre çalışmaz.
Yüce Mahkeme ve Yargıçlar kimseye karşı keyfi davranmaz, Yasalar ne emrediyorsa yargılama sonucu tutuklanır veya aklanırlar.
Hukuk devletlerinde alın teri dökülerek alınan diploma iptal edilemeyeceği gibi, hatırla, gönülle, emir vermekle ve parayla da diploma alınamaz.
İdarecilerin arada bir yaptığı güzel işlere takılıp, allayıp pullayıp, doğruluktan uzak şeyleri alkışlamaksa kişinin tercih meselesi, fakat bir tane bile olsa yanlışları, çürümüşlükleri, liyakatsızlıkları, suistimalleri ve suçlu olanları bulunmaz, Hint kumaşı gibi taltif ve onure etmek de olumsuz sonuçları kaçınılmaz kılar.
Ülkemizde en büyük sorunlardan bir tanesi de, istifa mekanizmasının çalışmamasıdır.
Hak etmeden bulunduğu makamda hata üstüne hata işliyor, tayin edildiği yerin uzmanı olmayanlara, “bu bizdendir, emrimize karşı gelmez, ne dersek yapar, düşünme yetisi zayıf veya paraya zafiyeti var” diye seçilen adamlar istifa etme iradesini gösteremezler.
Zira görev veren makam azletme yetkisine sahip olduğu için, isterse kendisine göre bir hukuk dışılık bularak görevden alır, fakat muhatap itiraz ederek sorgulama hakkına sahip olamaz. Arada bir söylerim,” ahlaklı ve utanan insan inançsız olsa bile güvenirim ve inanırım.
Ahlaksız ve utanmaz bir insanın ettiği ibadet, beni kendisine inanmaya ve güvenmeye ikna edemez”.
“Konuşmaya başlayan birisi sayın kelimesini kullandıktan sonra muhatabına etmediği hakareti bırakmıyor, bizde sahte diploma sahibinin yaptığı kariyere bakarak, terbiyesiz demek yerine sayın kelimesini kullanmaya devam ediyoruz”. Faruk Ergan
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
BİZİ BİN YIL GERİYE GÖTÜRECEKLER!
KADİR DAYIOĞLU
KAYSERİ NÜFUS (2025)
Mustafa Mete ÖZPINAR
İSLAMDA SÜNNET YOKTUR DİYENLER OKUSUN
Mustafa Cengiz
HEPİNİZ SUÇLUSUNUZ!
Ali Rıza Navruz
ve BÜLENT AKYÜREK DE...
Mustafa Temizer
TERÖRSÜZ TÜRKİYE SÜRECİ DEVLET AKLI MI?
Süleyman Kocabaş
TERÖRİZM VE TERÖR ÖRGÜTLERİ SARMALI VE KAOSU...
Mustafa Göçer
ORMANA İHTİYACIMIZ VAR
Şaban Külhancıoğlu
ŞEHRE BİR VALİ GELMİŞ...
Ahmet Sıvacı
AH! ADNAN! NE YAPTIN ADNAN?