Ben şahsen insanlara karşı yersiz övgüyü de, yersiz yergiyi de kullanmamaya çalışırım.
İnsanların aklanması veya cezalandırılması için bağımsız yüce Mahkemeler tarafından eşit şartlarda yargılanmalarını isterim.
Hz. Adem den bu yana insanlık suç işliyor, bundan sonra da suç işlenecek fakat toplumun huzur ve ahenginin bozulmaması için, insanın işlediği suçun bedeli kadar cezalandırılması gerekmektedir.
Siyasi Erk’in, herhangi bir kurumun ve kişinin, Yüce Mahkemelere tahakküm etmesi, emir ve talimat vermesi asla kabul edilemez.
Şayet Erk, kimin neyi hak ettiğini, kimin neyi alacağını belirliyorsa, adalet değil ayrıcalık sunulmuş olur.
Günümüzde Belediye Başkanlarının ve diğer görevlilerin yargılanmasına, gözaltına alınmalarına, tutuklanmalarına veya davet usulüyle ifade vermelerine hiçbir zaman itirazım olmaz, taraf da olmam.
Tutuklu ve şuanda yargılanan tüm kamu görevlileri sadece bir siyasi partiye mensup olunca, sadece ve yalnızca bunlar mı suç işler, iktidar partisine mensup görevliler veya Belediye Başkanlarının suç işlememe özelliği mi var? diye soruyorum.
Geçmiş dönemlere kısacık göz atmak gerekirse, Rüşvet almakla suçlanan Bakanlar, yolsuzluk yapmakla suçlanan ve görevden alınan Belediye Başkanları ve başka Bürokratlar neden yargılanıp aklanmadılar veya ceza almadılar.
İnsan ister istemez düşünüyor, kendi Partisine mensup yöneticilerin bile İ.Melih Gökçek’in yargılanması gerekir dediği halde yargılanmaması Adalet’in eşit bir şekilde tüm insanlar için uygulanmadığını düşündürmektedir.
Zafer Çağlayan, Muammer Güler, Erdoğan Bayraktar, Egemen Bağış gibi Bakanlar neden yargılanıp aklanmadılar?
Ayrıca İstanbul Kadir Topbaş, Bursa Recep Altepe, Balıkesir Ahmet Edip Uğur, Belediye Başkanları da yargılanma hakkını kullanmadılar. Hakkında bu kadar çok iddianame olan bir adamı yargılamayıp diğerlerini yargıladığın zaman vatandaş haklı olarak soruyor. “Burada bir haksız davranış, haksız yargılama ve kayırmacılık mı var.” başıma bir iş gelirse benim halim nice olur diyor.
Rüşvetten tutuklanan ve önceki gün tahliye edilen Bürokrat Mehmet Cemil Acar’ın zenginliği ve edindiği servet herkesi şaşırtıyor.
Dudak uçuklatan bir servetle yakalanınca “zeka’mın karşılığı” diyen, Devlet Hava Meydanları İşletmesi Daire Başkanı son duruşmasında tahliye edilmiş ve dava 11 Mayıs 2026 tarihine ertelenmiş.
Zeka’sının karşılığı olan mal varlığı şu şekilde, Batman’da mercimek fabrikası, 26 kilo külçe altın, 1.3 Milyon Dolar, 120 bin Euro, 12 adet üzerine kayıtlı gayrimenkul ve sadece bir Banka hesabında 5 yılda ki para hareketi 276 Milyon Türk lirası.
Bu süper zeki beyefendinin savunması şu şekilde, Devletin tek kuruşu bana geçmedi, ben aklımla, zekamla çalıştım ve kazandım demiş.
Zeka sahibi bu Bürokrat Efendi, mal varlığını, Ankara, Batman ve Bahreyn’de üç kez düğün yaptık çok takı geldi diyerek açıklamış.
Birde Borsadan ve Bitcoinden kazanmış, ayrıca danışmanlık yapmış ve kitap yazmış.
Devlette çalışan bir Bürokrat bu kadar servet yaptıysa eğer, bundan daha akıllı ve zeka sahibi başka Bürokratlar yok mu, şayet bu açığa çıkmışsa saklanan, gizlenen ve yakalanmayan devasa servete sahip daha kaç Bürokrat, Siyasetçi veya Belediye Başkanı vardır?
Aptal insanların, halkı aptal yerine koymalarının en önemli özellikleri, eksik akıllarıyla, düşünmeden, okumadan, öğrenmeden, anlamaya çalışmadan ve ailevi görgüsüzlüğü açığa vurmalarından kaynaklanmaktadır.
Yasalara göre suç teşkil etmeyen yaşam biçimi, etik kurallara ve akıla zıt olmamalıdır.
“Adil yargılanmanın sonucunda suçlu veya masum olduğuna inanırım.” Faruk Ergan
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR, YÖNETİMİ HALININ ALTINA SÜPÜRÜLENLERİ TEMİZLEMEKLE MEŞGUL!
KADİR DAYIOĞLU
İSTANBUL SANAYİ ODASI (İSO) İLK 500 BÜYÜK (2025)
Faruk Ergan
İÇSELLEŞTİRMEK.
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
İSO 500'DE YER ALAN KAYSERİLİ FİRMA SAYIMIZ HER YIL DAHA DA AZALIYOR!...
Mustafa Mete ÖZPINAR
ÇOK AÇ GÖZLÜMÜYÜZ NEDEN DOYMUYORUZ
Ali Rıza Navruz
ÖZGE LEYLÂ
VÜSELA ALİ-İLETİŞİM(SİZLİK)
İLETİŞİM KALABALIĞI
Mustafa Göçer
İLERLEYELİM ARKADAŞLAR.
Mustafa Acar
TOROS'UM
Ömer Faruk Kotay
İDDİANIZ OLSUN!