Eski Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Nisan 2026’da yaptığı açıklamalarda “Okullarda Kuran-ı Kerim ve Siyer gibi seçmeli din derslerinin tercih edilme oranlarının %30’lardan %5’lere düştüğünü” okullarda din ağırlıklı seçmeli derslerin tercih edilmesi için çok çaba harcadıklarını ancak başarısız olduklarını söylemiş.
Her türlü yaramazlığı yapar, komşunun camını kırar ve bir de ağlar beni dövüyorlar diye babasına şikayet eder, tıpkı o çocuk gibisin.
Görevli olmadığı halde her şeye konuşan ve ukalalık yapanlardan bıktık, İslam dinine yeterince kötülük ettin ve başarısız bir Başkan olarak anılacaksın.
Şaşalı yaşamdan, İslam dinini kendi çıkarları için kullandıklarından, vicdanlarına emanet edilen bütçeyi düşman parası gibi harcadıklarından, tüm aile fertlerini kamu bütçesinden Hacca götürdüklerinden söz etmemiş. İslam dinine çok zarar verdiklerinden, konuşmalarıyla yaşamlarının uyum sağlamadığından, Cumhuriyet ve Diyanet işleri Başkanlığını kuran büyük Atatürk’ü ziyaret etmediğinden ve hatta hutbelerde bile adını anmadıklarından bahsetmemiş, ama seçmeli ders tercihinde başarısız olduklarını itiraf etmiş.
Ateistler, yani hiçbir dine inanmayan insanlar bile İslam’a sizin kadar zarar vermemiştir, o insanlar sadece inanmadıklarını beyan ediyorlar ve kendilerine göre akıllarını, bilimi, kullanarak yaşamaya devam ettiklerini itiraf ediyorlar ve riyakarlık yapmıyorlar.
Konuşmasına şu şekilde devam ediyor. “Biz o dönmemde Türkiye’nin 90 bin camiinde, muhterem kardeşlerim, seçmeli derslerin seçilme süreci başlamıştır.
Lütfen çocuklarınızı Kuran-ı Kerim derslerini ve Peygamber Efendimizin hayatı derslerini seçtirin, destek olun diye Hutbe hazırlatıyoruz”.
Eskilerde, okuma oranının çok düşük olduğu zamanlarda, teknolojinin bu kadar gelişmediği dönemlerde, gençlerin korkak, ürkek ve soru sormaya korktuğu dönemlerde sizin gibiler başarılı olmuştur. Günah, haram, cehennem, zebani, şeytan, vs. akla hayale gelmedik korkular salıyordunuz ve insanlar size inanıyorlardı.
Dini bilgisi olmayan ve eğitimini almayan bir genç bile sizlere kafa tutuyor ve yalan söylediğinizi açığa çıkartabiliyor.
Devlete olan sorumluluğunu yerine getiren insan, işçinin hakkını tam olarak ödeyen patron, rüşvet alıp vermeyen kamu görevlisi, doğayı talan etmeyen Belediye Başkanı, kusurlu mal üretmeyen Fabrikatör, hileli gıda satmayan market ve emeğini esirgemeyen terzi bile insan olmanın gereklerini yerine getiriyorsa, dolaylı olarak İslam dinini yaşıyor demektir. Bu dünyada iyi insan, kötü insan yoktur, ahlaklı insan veya ahlaksız insan vardır.
Dışlamaya çalıştığınız sol kesim, temelde sosyal eşitliği, sosyal adaleti ve ekonomik eşitliği savunur.
Devletin ekonomik ve sosyal hayattaki rolünü daha aktif görmeyi ister.
Toplumsal eşitsizlikleri azaltmayı, gelir dağılımında adaleti sağlamayı ve fırsat eşitliği yaratmayı hedefler.
Sol ve laiklik deyince beyninizden vurulmuşa dönersiniz, dinsiz olarak adlandırdığınız bu kesim devletçi ve ulusalcıdır.
Tüm vatandaşlara nitelikli ve ücretsiz eğitim sunar, sınıflar arası uçurumu ve gelir dağılımında ki dengesizliği azami seviyede ortadan kaldırmayı kabullenir.
Şunu da çok iyi bilmenizi isterim ki, 2,3,5 yerden maaş alan insanların olduğu bir ülkede, büyük bir kesimin sadece karnını doyurmaya çalıştıkları bir ülkede, eğitim, sağlık, güvenlik ve huzur içinde yaşamanın sorun haline geldiği bir ülkede, İslam’ı zor sevdirirsiniz.
Tarikatlarda, cemaat evlerinde, Kuran kurslarında, cincilerde, muskacılarda ve dini kullanarak cebini dolduranlarda yapılanları görmezden gelinirse ki öyle oluyor, yapılan çirkinlikten hiç de nedamet duymadığınıza göre ne bekliyorsunuz? Kısacası boş konuşuyorsun hacı efendi.
“İlkeli ve ahlaklı yöneticiler, görev yaptığı kuruma şaibe bulaştırmazlar.” Faruk Ergan
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
HEMŞİRELERİMİZ HAK ETTİĞİ DEĞERİ BEKLİYOR
KADİR DAYIOĞLU
SIRADA TÜRKÜLER VAR
Ali Rıza Navruz
SİTEMNÂME.. /16-19/
Mustafa Mete ÖZPINAR
SADAKAT ve MUTLU AİLE NİĞMETTİR
Şaban Külhancıoğlu
MAHALLEMİZ 'BİR TANE'YDİ
Mustafa Cengiz
ÖZÜR DİLEYİNCE BU İŞ BİTİYOR MU?
Ahmet Sıvacı
ANNELER GÜNÜ ÖYLE Mİ?
Mustafa Göçer
DOĞA KÖRLÜĞÜNDEN UYANMALlYlZ
Faruk Ergan
KİMSE DUYMADAN
Bekir Oğuz Başaran
DEĞİŞMEM GAZELİ