Kadın; anadır, eştir, sevgilidir, dildir, gönüldür, şefkattir, hayattır, candır.
Ne kadar fazla iltifat etseniz üzerine kip diye oturur, dünyanın varlığı kadınların varlığı ile anlam kazanır ve güzelleşir.
Hastalıklarınızı tedavi eder, ruh sağlığınızın düzgün olması ve nabzınızın düzenli atması, yani nefes alıp vermeniz, yaşayabilmeniz için kadına ihtiyaç duyarsınız.
Geçmiş yıllarda kadının yeri evidir, dışarı çıkmasın, okumasın, gülmesin, işi olmasın, özgür olmasın ve sadece hizmetçi olsun söylemi sonucu olarak, günümüzde her yıl onlarca kadın erkekler tarafından canice katledilmektedir.
Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu raporuna göre 2025 yılı boyunca erkekler tarafından en az 391 kadın katledildi.
Kadınların % 65’i eşleri tarafından evlerinde öldürüldü, ayrıca 64 çocuk öldü, 16 kadına tecavüz edildi, 201 kadın taciz edildi, 265 çocuk erkekler tarafından istismar edildi.
Kadınları kimler öldürdü?
Kocaları öldürdü, sevgilisi ve eski sevgilisi öldürdü, babaları öldürdü, ağabey öldürdü, komşusu öldürdü, damadı öldürdü, patronu öldürdü, kısacası baş tacı edilmesi gereken kadınları herkes öldürüyor.
Acımasızca ve canice öldürülen kadınlarımızı, koruma kararlarının bulunmasına rağmen bunca kadının öldürülmesi koruyucu ve önleyici mekanizmaların etki uygulanmadığını göstermektedir.
Tüm bu tedbirlere rağmen devletimiz veya yasalar bile koruyamıyor, ahlaksız ve görgüsüzce yetiştirilen erkek çocuklar, ebeveynler tarafından sen erkeksin, özelsin, özgürsün, askere gideceksin, adam olacaksın gibi söylemlerle şımartılınca sonuç da kaçınılmaz oluyor.
Kadının yeri dört duvar arası diyorsun, yönetimde söz sahibi olmasın diyorsun, okumasın ve bilim insanı olmasın diyorsun.
Eşin veya kızın hasta olunca kadın doktor arıyorsun fakat kızlara eşit eğitim hakkı vermiyorsun, dünyayı gezerken eşinin elini bırakmıyorsun, Fen Liselerini çoğaltmak yerine İmam Hatip Liselerine öncelik veriyorsun. Kadın olmasa dünyaya gelme şansının olmadığını bildiğin halde insan yerine koymuyorsun, kötülemek ve hakaret etmek adına ne kadar çirkin eylem ve söylem varsa hepsini kadının şahsında veya manevi değerlerinde uyguladın.
Kadın yumuşaktır, naiftir.
Terslenmeyi, hakarete uğramayı, cezalandırılmayı ve yok sayılmayı asla kabullenemez.
Arada bir tebessüm eder onun adı da karşısındakine meydan okumaktır.
Seçtiği idarecileri, kocasını ve sevdiği insanları yanında görmek ister, sevilmek ister, birazda şımarmak ister ama işine karışılmasını istemez ve dikta edilmesine tahammül göstermez.
Kadının çok konuşmasından, kırıp dökmesinden, bağırmasından korkma, fakat susarsa, kabullenmiş gibi yaparsa ve tepki vermezse, işte o zaman dünyayı başına yıkar ve hayatı sana zindan eder.
8 Mart Dünya Kadınlar gününü kutlamak için, her kurumun başındaki yöneticiler, siyasetçiler, seçilmişler ve atanmışlar, kutlamak için sıraya girecekler, yazılı ve görsel basında şov yapacaklar, sosyal medyada paylaşımlar ve yapmacık iltifatlar edecekler, hepsi o kadar.
Aynı gün veya ertesi gün öldürülen kadınların ailelerine baş sağlığı mesajı yayımlamaya ve bir sonraki kadının öldürülmesinde aynı şeylerin tekrar edilmesine devam edilecektir.
Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün dediği gibi; “Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir.
Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmesini sağlamaktır.
Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir”. “Bizim toplumumuz için ilim ve fen lazım ise, bunları aynı derecede hem erkek hem de kadınlarımızın iktisap etmesi lazımdır”. “Kadınlar içtimai hayatta erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır.”
“Unutmayalım dünyada her şey kadının eseridir”. Mustafa Kemal Atatürk
Mustafa Göçer
ACIMIZ ÇOK BÜYÜK. ÜZÜNTÜDEN UYUYAMIYORUM
Mustafa Cengiz
ERCİYES 38 FK’YA 2. LİG YAKIŞIR!
KADİR DAYIOĞLU
OKULDA VAHŞET
Ali Rıza Navruz
T A N I Y A L I M: GÜLTEN AKIN *Ö: 4 Kasım 2015 /Mavi Ses/
Mustafa Mete ÖZPINAR
ALLAH’IN YARDIMI
M. Kemal Atik
AİLE BAĞLARIMIZI KOPARAN ŞER DUYGULAR
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
KARAMUSTAFA’DAN “TURİZMDE KAYSERİ MODELİ” ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER
Bekir Oğuz Başaran
MECÂLİS-İ ŞUARÂ
AHMET KARAASLAN
ŞIH VE KÖYLÜ KADIN
HASAN ÇİFTÇİ
31 MART OLAYI (13 NİSAN 1909)