Sosyal medyada sıklıkla görüyor veya okuyorum.
Özellikle seçilmiş olanlara, atanmışlara, medyatik olanlara, Belediye Başkanlarına, bürokratlara veya hiçbir insana yapılan hakaret ve küfürleri asla tasvip etmem.
İnsan, insani değerlere sahip olmalı ve birazcık empati yapabilme yetisini geliştirmesi gerekir.
Parti değiştirenlere, siyasi düşüncesinden rücu edenlere, dik duruşu olmayanlara, sözüne sadakat göstermeyenlere ve yaşantısında şaibe olanlara hakaret ediliyor, küfür ediliyor, fakat muhatap cevap verme gereği duymadan sineye çekiyor ve susuyor.
Haksız kazanç ve mal edinenler, rüşvet alanlar, kamu hakkı yiyenler, yapacağı işte kusurlu imalat yapanlar, kabul ve hak edişlerde verdiği rüşvete hediye adını kullananlar ve kısacası akçeli işlere bulaşanlar, olası hakaretleri sineye çekiyor.
Biliyorlar ki susarak, cevap vermeyerek veya kendisini bir müddet inzivaya çekilerek biliyorlar ki, nasılsa unutulacak ve elde ettikleri haksız kazançla hem sefa sürecekler, hem de aile fertlerinin geleceğini güvence altına alacaklardır.
Bir zamanlar “ben cahilin ferasetine güveniyorum” diyen Profesör vardı, hakareti ve küfrü görmezden ve duymazdan gelen aklı evveller de biliyorlar ki, bu millet unutacak bizde bir müddet rahatsız olsak bile, yaşlılığımızda bu haram sayesinde rahat ederiz diye huşu içinde yaşamaya devem edecekler, aynı zamanda balık hafızalı toplumun unutacağına güvenmektedirler.
Bu yazımdaki susmakla, edebinden, hayasından veya insanları rencide edebilirim duygusundan dolayı susanları ve susmayı tercih edenleri ayrı tutmak zorundayım.
Var olmayan şeyleri, yapamayacağı vaatleri, bugün söylediğini yarın inkar etmek durumunda kalacaksa, konuşmamayı ve suskun kalmayı insanlığa karşı saygı gösterisi olacağını bilen insanlar, elbette saygıya değer bulunmalı.
Devlet adamlığı ve kamu idareciliği makamında bulunan yöneticilerinde konuşup, konuşmama konusunda, verdikleri sözü tutup tutamama konusunda hassas olmaları gerekir ki, icraat ve söylemleriyle halkının karşısında saygınlıklarını muhafaza edebilsinler.
Zira tüm insanlar konuştuklarıyla veya sustuklarıyla değerlenir veya sıradanlaşır.
Nerede ne konuşacağını bilmek için de çok fazla kitap okumak, dünyayı ve ülkeyi gezmek, herhangi bir sanat dalıyla ilgilenmek, mümkünse bir müzik alet çalmak, insanca ve insan onuruna yakışır bir biçimde yaşamanıza katkı sunacaktır.
Dün küfür ettiğiniz rakibinize bugün sınırsız iltifat ediyor veya sonsuza kadar iktidarda kalma kredisi veriyorsanız eğer, sağlıklı düşünemiyorsunuz demektir.
Paganini bir konserinde kendi bestelerinden birini icra ederken ön sıralarda oturan Kral, yanındakilerle bir sohbete koyulur.
Duruma oldukça üzülen Paganini, kemanını kolları arasına alıp başını öne eğerek büyük bir saygı ile sessizce beklemeye başlar.
Koskoca salonda tık yoktur.
Aniden sessizliği fark eden Kral, Paganini’ye dönerek merakla sorar; Hayrola üstat, bir durum mu var?
Paganini büyük bir saygı ve alçak gönüllükle Kralın sorusunu yanıtlar. “Saygıdeğer Kralım, bizde büyükler konuşunca küçükler susar”.
Düşünebiliyor musunuz şu inceliği, şu bilgeliği, şu nezaketi ve şu hoşgörüyü.
“Hak etmediğin koltukta daha fazla oturabilmek için küçülüyorsan, her türlü hakarete uğrar ve susarsın.” Faruk Ergan
Mustafa Göçer
ACIMIZ ÇOK BÜYÜK. ÜZÜNTÜDEN UYUYAMIYORUM
Mustafa Cengiz
ERCİYES 38 FK’YA 2. LİG YAKIŞIR!
KADİR DAYIOĞLU
OKULDA VAHŞET
Ali Rıza Navruz
T A N I Y A L I M: GÜLTEN AKIN *Ö: 4 Kasım 2015 /Mavi Ses/
Mustafa Mete ÖZPINAR
ALLAH’IN YARDIMI
M. Kemal Atik
AİLE BAĞLARIMIZI KOPARAN ŞER DUYGULAR
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
KARAMUSTAFA’DAN “TURİZMDE KAYSERİ MODELİ” ÜZERİNE DEĞERLENDİRMELER
Bekir Oğuz Başaran
MECÂLİS-İ ŞUARÂ
AHMET KARAASLAN
ŞIH VE KÖYLÜ KADIN
HASAN ÇİFTÇİ
31 MART OLAYI (13 NİSAN 1909)