Genel olarak özgürlük, insanların kendi kararını verebilmesi, buna uygun plan yapması ve hedeflediği sonuca ulaşabilmenin yollarından bir tanesidir.
İnsanlar toplu halde yaşadıkları için başına buyruk hareket edemezler, toplum halinde yaşamakta bir düzen gerektirir ve başkalarının özgürlüğünü yok etmek düzenli toplum kurallarına ters düşer.
Kişilerin özel hayatındaki özgürlüğü ve sorumsuz yaşamasıyla, kamudaki görevi dolayısıyla sorumluluk taşıma özgürlüğü aynı olmamalıdır.
Genel ahlak kurallarını ihlal etmeden, insanlar evinde ve işyerinde istediği gibi özgürlüğünü yaşama hakkına sahip olur.
Kıyafetinde, harcamasında, yemek çeşidinde, kabul edeceği misafirin cinsinde ve sayısında özgürce hareket eder, diğer kurallara uyup uymaması tamamen tercihine bağlıdır.
Kamuda, atama veya seçilme yoluyla bir göreve gelmişler, harcamalarında ve davetlilerin seçiminde keyfi davranmaktan, gösterişten, şatafattan ve israftan uzak durması gerektiği gibi, insanlar arasında ayrımcılık yapmaktan da uzak durmalıdır.
Özgürlük, bireyin canının istediği gibi hareket etmesinin özgürlük olmadığının farkına varması gerekir, zorunlu olduğumuz, yapmakla sorumlu olduğumuzun bilincinde olmak ve kurallara uymamak gibi bir özgürlüğümüzün olmadığının farkına varmalıyız.
Kimsenin kılık kıyafetine, yaşam biçimine, siyasi tercihine, yaptığı veya yapmadığı ibadetine müdahale etmek, küfür etmek özgürlük olmamalı, fakat darmadağınık kıyafetli, gittiği makama saygısı olmayan ve kendi yöresinde giydiği kıyafetle de kapılar sonuna kadar açılmamalı.
Kişinin itaat etmek zorunda olduğu kuralları çiğneme özgürlüğü var mıdır?
Saygı duymak zorunda olduğu bir kişiyi veya bir makamı yok saymak gibi hakkı olabilir mi?
Şiddet, kaba kuvvet, laubali olmak ve argo konuşmak özgürlük müdür?
Özgürlükte sınırların belirlenmesine yardımcı olan en önemli konu, bireysel sorumluluklardır, kişi kendi tercih ve davranışlarının sorumluluğunu üstlenmediği takdirde, ortaya çıkacak özgürlük hem keyfi olur, hem de başkalarının özgürlük haklarına saldırı olur.
Demokrasilerde seçilen ve yönetme yetkisi alan Lider veya Partiler, devleti temsil etme kabiliyetine haiz olmalıdırlar.
Özel hayatlarında yaşadıkları sıradanlığı terk etmek zorunda olduklarını ve devlet adamlığı davranışı ortaya koymaları özgürlüklerinden taviz vermeleri anlamı taşımaz.
Ben ne dersem o olur, ben kimi istersem alırım, kimi istersem kovarım, belirli bir gruba imtiyaz sağlarım veya bazılarının yasal olmasına bakmaksızın haklarını gasp ederim deme lüksleri olmamalıdır.
Devlet adamı, yasaların kendisine verdiği yetkiyi belirli bir zümre veya kendi çıkarlarına hizmet edenler için, kendisine yakın gördüğü iş insanı, akademisyen, sanatçı, yazar, vakıf veya cemaat lehine kullanarak, diğer hak sahiplerini mahrum bırakmaya özgürlük diyemez.
Milletin vekalet vererek meclise gönderdiği insanlar, yani Milletvekilleri kendilerini üstün ırk olarak görüp, seçmene tebaa gözüyle bakarak, özgür bir ülkede yaşıyorsunuz ve aynı zamanda şükür etmeyi bilmiyorsunuz diyemezler.
Yüce Meclisin çatısı altında bir Milletvekilinin diğer Milletvekiline saldırarak yaralama gibi bir nobranlık yapıp sonra ben özgür olma hakkımı kullandım diyemez.
Geçtiğimiz dönemde Alpay Özalan diye bir Milletvekili vardı, sergilediği saygısızlık neticesi olarak bir sonraki seçimlerde yine seçilmeyi başarmıştır.
Bu dönemde Osman Gökçek denen bir Milletvekili burun kıran unvanına sahip olmakla kalmamış, bir sonraki seçimlerde yeniden Ak Parti listesinde yerini garanti altına almıştır.
Babası İ. Melih Gökçek’te, “Tanal Nakavt olmuştur” diye saygısızlık ve görgüsüzlük kurallarını üst seviyelere taşımıştır.
Yüce Meclisin çatısı altında yaşanan ve seyredenlerin göz zevkini bozan bu saygısızlığa karışan tüm Milletvekillerini kınıyorum.
“Birilerinin inancına küfür etmek, hakaret etmek, saygısızlık etmek, kendi inandığın dine hizmet ettiğin anlamına gelmez.” Faruk Ergan
Mustafa Cengiz
ÜÇ İHTİMALLİ BİR MAÇ DAHA!
Ali Rıza Navruz
BİR DELİBAN VAKTİ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
LAYIK OLDUĞU, HAK ETTİĞİ MUAMELE GÖSTERİLMEYEN KADINLARIMIZ-1
KADİR DAYIOĞLU
BÂKİ KULLAR
AHMET KARAASLAN
ANADOLU EFSANESİ
Mustafa Mete ÖZPINAR
İSLAMİYET KAİNATA GÖNDERİLDİ
Mustafa Göçer
BUYURUN TARTIŞALIM
Faruk Ergan
KADINLARIMIZ
Ömer Faruk Kotay
ARABESKİN BABASI…
Osman Karakebeli
KİMDEN VE NEYDEN YANAYIZ