Bu ülkede bir şey olmak veya bir şey olamamak an meselesidir.
Yeteneksiz ve kendini geliştirmeyenler, ülkesinin ve yaşadığı şehrin sorunlarını anlama kapasitesine sahip olmayanlar, başkalarını taklit ederek kendine yer bulanların, sahtekarların söz sahibi olmaları an meselesidir.
Mesela gayet sağlıklısınız ve hiçbir sorununuz yokken her an ölebilirsiniz, otel yangınında, tren kazasında, maden ocağının çökmesinde, yurtlarda çıkan yangında ölmeniz veya hayata sakat devam etmeniz an meselesi.
Masum bir görünüm sergilersiniz, bir de sahte din adamı rolü üstlenirseniz, işte o zaman bulunmaz Hint kumaşı olursunuz.
Bazı isteklere ve beklentilere cevap veremezseniz veya koltuk kapma yarışına girerseniz terörist olursunuz.
Vatana ihanet edersiniz, terörist başı olursunuz, casus olursunuz, idama çarptırılırsınız veya çoook uzun yıllara mahkum olursunuz.
Sonra bir de bakarsınız ki terörist değil de kahraman olmuşsunuz, hiç beklemediğiniz anda muteber ve itibarlı insan olmanız an meselesi.
Bir Parti veya dernekte uzun yıllar görev yaparsınız, fedakar, cefakar, iyilik seversiniz ve herkese el uzatırsınız, fakat seçilecek yerde olmanıza ve özel bir göreve getirilmenize imkan yoktur.
Hiç hizmeti olmayan, gerginlik yaratan, insanları küçümseyen, siz kimsiniz diyen bir nobranın, veya başka partili birisinin gelip liste başı olması an meselesidir.
Çok güvendiğiniz, saygı duyduğunuz ve onun da size saygı duyduğunu zannettiğiniz bir arkadaşınızın veya çok yakın akrabanızın size yanlış yapması ve size nezaketsiz davranması, özelinize, yaşam biçiminize, Cumhuriyet ve Atatürk’e hakaret etmesi an meselesidir.
Tam zıddı da olabilir, ilk defa görüştüğünüz veya kısa bir dönem dostluk yaptığınız insanın size gereği kadar nezaket göstermesi de an meselesidir.
Uzun emek vererek geleceğe hazırladığınız evladınızı, özel okullarda eğitirsiniz, özel ders aldırırısınız, özel hoca tutarsınız, hoca eve gelir ders verir.
Sizin ve çocuğunuzun hedefi belli, Tıp Fakültesi veya iyi bir mühendislik kazanmak, sınav sonucu en yüksek puanı alır ve her şey istediğiniz gibi gelişiyor zannederken, mülakata tabi tutulur ve elenirsiniz ama en düşük puanı alan prensin, sizin önünüze geçmesi ve istediği yere yerleşmesi an meselesi olur.
Metro inşaatı yapılırken oturduğunuz binanın temeline zarar verilip, binanın çökmesi ve bir ailenin terki dünya yapması ve sorumluların bulunamaması an meselesi.
Demir ve betondan çalınan binaların, depreme dayanıklı olmadan yapılan kulelerin yerle bir olması ve yetkililerin takdiri ilahi diye geçiştirmeleri, sorumluların hesap vermemesi veya yurt dışına kaçmaları an meselesidir.
Yurtdışı seyahatinden dönerken valizler dolusu kaçak altın getirip gümrük vergisi ödemeyen Milletvekilinin işlediği yasadışı uygulamanın üzerinin örtülmesi ve suçsuz gösterilmesi an meselesi.
Atatürk ve silah arkadaşlarının kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devletinde her türlü imkanlardan faydalanarak, Cumhurbaşkanı, Başbakan, Bakan, Milletvekili, Belediye Başkanı, Oda Başkanı, Bürokrat, Asker, Polis, Hekim, Hakim, Savcı, Sanayici ve diğer meslek gruplarından bir unvan almış olabilirsiniz.
Tüm özgürlükleri sonuna kadar kullanarak, istediğiniz her şeyi yaparsınız, istediğiniz gibi yaşar, istediğiniz gibi yazarsınız, istediğiniz Parti’ye destek verirsiniz, fakat riyakarlık yaparak fırıldak gibi dönmeniz de an meselesidir.
“Çürük raporu almış veya bedelli askerlik yapmış, bu ülkede hiç vergi ödememiş birisinin size yerli ve millilik dersi vermesi, “AN MESELESİDİR.” Faruk Ergan
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
YOK ETMEK ZORBALARIN VE CAHİLLERİN İŞİDİR!...
Faruk Ergan
ZOR BE DOSTUM.
Mustafa Cengiz
ATEŞ HATTI’NDA KRİTİK BULUŞMA…
KADİR DAYIOĞLU
CHP (2)
Mehmet Kasap
BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-15
Mustafa Mete ÖZPINAR
YARADANI ZİKRETMEK
Ali Rıza Navruz
BİR SUSAMIŞIN ARDINDAN
Mustafa Göçer
AĞAÇ DEDE: FİDAN DİKME FAALİYETİ: PINARBAŞI
Süleyman Kocabaş
OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE 1878 – 2025 BÖLÜCÜ İŞBİRLİĞİ SÜRECİ
Ömer Faruk Kotay
BİR AŞK HİKÂYESİ…