Herkes şikayetçi; taraflısı tarafsızı, emeklisi çalışanı, okumuşu okumamışı, sanayicisi esnafı, öğrencisi hocası, herkes şikayetçi.
Görmezlikten gelinemeyecek kadar önemli, her yönüyle dökülen, her yönüyle bozulan bir düzen var.
Neresinden tutsanız elinizde kalan çürümüşlük diz boyu, tüm bu şartlar altında bazı değerlere sahip çıkmak, bazı güzellikleri yaşayabilmek, yöneticilere inanmak ve gençlerin güvenini tekrar kazanabilmek zor dostum.
İnsan gibi davranarak, iletişimin her türünü deneyerek, sempati duyarak, sevecen olarak ve el uzatarak anlatmakta zorluk çekiyorsanız, ya susup otururusunuz veya bir müddet uzaklaşırsınız. Her türlüsü de “zor be dostum”.
İnsan, hayatı boyunca şiddet ve kabalığın hakim olduğu aile ortamında büyüdüyse, saygın olması, nezaketli olması ve tüm canlılara sevecen davranması mümkün olabilir mi?
Yaşanan bunca olumsuzluklara rağmen pes etmeyi, ben yokum demeyi, gelecekle ilgili karamsar olmayı ve riyakar olmayı hiç düşünmüyorum.
Zira sesini kestik, konuşamaz, yazamaz ve eleştiremez diye hevese kapılanlar bir müddet daha bana katlanmak zorunda kalacaklardır.
Yaşanan tüm bu olumsuzluklar, küfürlü konuşmalar, hakaretvari yazışmalar, empati kurmakta çekilen zorluklar, konuşan hatibi dinlememe alışkanlıkları ve daha bir sürü problemler, sadece sevgisizlikten kaynaklanmaktadır.
Bir şeyin olmasını isterken emir verir gibi konuşmak yerine, “rica etsem yapabilir misin, size de zahmet olacak ama, sizi de gereğinden fazla üzdüğümün ve yorduğumun farkındayım”, deme becerisini gösteremiyoruz, işte bu sebeplerden dolayı “zor be dostum” dedim.
Özür dileyecek duruma düşmeden yaşayabilmek benim en büyük tercihlerimden bir tanesi, fakat insanız ve hata yapmaya daha yatkınız, bilerek veya bilmeyerek yapılan hatalardan dolayı karşı tarafın gönlünü almak veya kendisinden özür dilemek, hiçbir insanı küçültmez diye düşünenlerdenim.
Şunu da belirtmeliyim ki, alışkanlık haline getirilmiş hakaretler, saygısızlıklar, küfürler, insanlık dışı yaşam biçimi, kamu kaynaklarını kendisi ve avanesi için tahsis etmek, halkı kandırmak, siyaseten verilmiş sözlerin yerine getirilmemesinin özrü olmaz ve dilenen özür kabul de edilemez.
Başkalarını kötüleyerek, bizden önce bu ülke toplu iğne bile yapamıyordu diye küçümseyerek, muhalefete hakaret ederek, geçmişteki verilen sözlerin gereği yapılmayarak, ekonomi, sağlık, eğitim ve temel ihtiyaç maddelerine ulaşımı zora sokarak, bu insanları mutlu etmek veya kendinizi affettirebilmek zor be dostum.
Kurucu kadroyu küçümsemekle ve iki ayyaş demekle, Cumhuriyet’in değerlerini zaafa uğratmakla, kamu kaynaklarını hovardaca kullanmakla, yerli ve milli söylemlerini değersizleştirmekle ve toplumun sinir uçlarına dokunarak sonuca varmanız “zor be dostum”.
“ Türk kadını seçme ve seçilme hakkına 91 yıl önce kavuştu” “Dünya yüzünde her şey kadının eseridir”. Mustafa Kemal ATATÜRK
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
ŞANLI TÜRK TARİHİMİZİ GERÇEK TARİHÇİ’DEN ÖĞRENECEKSİNİZ!
KADİR DAYIOĞLU
SEN DE Mİ TÜRKSÜN PAŞAM?
AHMET KARAASLAN
ETTİLER SUSTUK
Mustafa Mete ÖZPINAR
FITRAT ÜZERİNE YAŞAMAK
Mustafa Göçer
İNSANIMIZ DUYARLI
Ali Rıza Navruz
L E Y Â L
Mustafa Cengiz
GÜN BUGÜN, BUGÜN BEŞİKTAŞ GÜNÜ…
Osman Karakebeli
DERDİMİZ NE BİZİM
Faruk Ergan
KIRGINIM
Ahmet Sıvacı
EMEKLİ ÇOK YAŞAMASIN ÖLSÜN?