Çoğu zaman kendimle yüzleşmişimdir, keşke kırgın olmak yerine kızgın olabilsem.
Kızgınlıkta hiddetlenen, celallenen, bağırıp çağıran, kırıp döken, kendini çok fazla yıpratmadan bir anlık öfke ile geçer ama kızgın olamıyorum.
Kırgınlık ise daha çok duygusallaştırıyor, ölçülü ve dikkatli olmalısınız, artısını ve eksisini hesap etmelisiniz, eskilere ve geçmişte ki yaşanmışlıklara giderek, olmamalıydı veya yapmamalıydı diyerek olayın etkisinden günlerce kurtulamıyorsunuz.
Kırgınlık, kızgınlık gibi fevri davranmayı gerektirmiyor, buna bağlı olarak kırılan insan kendisine yapılan saygısızlığı kolay kolay unutmuyor ve hep aklının bir köşesinde duruyor.
Birilerinin şahsıma yaptığı kötü davranışı bazen görmezden gelirim ve üzerinde fazla durmam, ciddiye almadığım zamanlar da olur, sehven yaptığını düşündüğüm anlar da olur, fakat beynimin içinde yapılan o kötülük yerini almıştır, yani unutmam.
Arada bir affettiklerim de yok değil, çok yıprandığım, kendime çok zarar verdiğine inandığım veya kendimi çok yorgun ve bitkin hissettiğim zaman üzerinde çok fazla durmadığım kırgınlıklarım vardır.
Adam öyle alışkanlık halini almış ki, hakaret etmediği, küfür etmediği, iftira atmadığı ve bilmediği konularda bilgiçlik taslamadığı konu yoktur.
Sadece hakaret etmekle de kalmıyor, kendince az da olsa trolleri var onlar vasıtasıyla, inançlara hakaret, Atatürk ve Atatürkçülere, Cumhuriyete, Laik sisteme, kendi siyasi görüşünden olmayan herkese, yazara, çizere, aydına, iş insanına, sanayiciye vs. kısacası ayrım yapmaksızın dümdüz gidiyorlar.
Bir insanın toplum içinde aşağılanması, sürekli önyargıya veya ayrımcılığa maruz kalması, duygusal olarak kullanılması, tanınmaması ve kıskançlık gibi durumlar kırgın olmanın temel sebebidir.
Kırgın kalmak, kişiliğinize zarar verip arkadaşlarınız ve aile üyelerinizle olan ilişkilerinizi olumsuz yönde etkileyecektir.
Sizinle kimsenin zaman geçirmek veya etkileşim kurmak istemeyeceği bir kişiye dönüştürecek ve kendinizi daha da boş, daha yalnız hissetmenize neden olacaktır.
Bu tür yalnızlık ne yazık ki sizin tercihiniz olmayacaktır, dolu dolu yaşanan ve bilgece yaşanan bir yalnızlık değil, çünkü aslen siz kendinizle iletişim kurmaktan zevk almayan birine dönüşmüşsünüzdür.
Güvenilir ve yargılayıcı olmayan bir yakın arkadaşınız veya aile üyeniz varsa, onlarla konuşun veya buluşun.
Bilgileri sır olarak saklayacaklarından emin olduğunuz insanlar seçin, gelecekte sizi veya karşı tarafı yargılamamalı ve sırrınızı aleyhinize kullanmayacaklarından emin olmalısınız.
Yukarda yazmaya çalıştığım bazı olumsuzlukları hayatınız boyunca ne kadar çok yaşarsanız, o kadar çok kırgın ve kırılgan olursunuz.
Kendisine saygısı olan insanların başka insanlara ve canlılara da saygısı veya sevgisi olur. Kaba ve kırıcı olamazlar, egoistlik yapamazlar, ince ruhlu ve hassas yapılı narin kişilikleri vardır, kendini hırpalar karşısındakinin üzülmesine göz yumamaz ve kızgınlık gösterisi sergilemek yerine kırgın olup içine atarak küsmek en büyük ve vazgeçilmez tercihleri olur.
Duygusal insanların karakterinde dipsiz kuyu derinliği kadar kırgınlık vardır, kızgınlıkları az bulunur.
“Her türlü imkana ve her türlü konfora sahip olabilirsiniz, önemli olan insan olabilmek.” Faruk Ergan
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR, RAMAZAN TOPUNU PATLATMALI!...
AHMET KARAASLAN
KAYSERİ TÜRKÜLERİ
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
EMEKLİYE, İŞÇİYE VERMEYEN FAİZ LOBİSİNE ÇALIŞTI...
KADİR DAYIOĞLU
KİM KABAHATLİ? (2)
Mustafa Göçer
ÖNEMLE:
Ali Rıza Navruz
KİTAP VE KİTAP OKUMAK…
Mustafa Mete ÖZPINAR
TÜRKİYE’DE DİN EĞİTİMİ
Şaban Külhancıoğlu
BU KALDIRIMLAR KAYSERİ'YE YAKIŞMIYOR!
Faruk Ergan
ÖZGÜRLÜK VE KURALLAR
HASAN ÇİFTÇİ
14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ