İstanbul Valiliği, piyango biletlerinin satış yerlerine ilişkin kamu kurumlarına yazı göndermiş ve alınan karar şöyle açıklanmış.
“Camilerden vatandaşlarımızın azami derecede istifade edebilmesi ve onların huzur içerisinde ibadetlerini yerine getirmelerini temin etmek amacıyla cami avlusu, girişleri ve bahçesinde Milli Piyango biletleri ve diğer şans oyunlarının satışına müsaade edilmeyecektir”. (DHA)
İnanın bana çok komik oluyorsunuz.
Bir karar almak için veya yeni bir uygulama yapmak için iki şık olmalı, birincisi; ya yöneticiler yeni seçilmiş olmalı veya yeni göreve getirilmiş olmalı, ikincisi; yasakladığınız veya izin verdiğiniz uygulamanın daha önce örneği olmamalı.
Milli Piyango oyunları uzun yıllardan beri var oynanıyor, alkol, sigara ve akaryakıt gibi müthiş bir gelir kapısı.
Haram günah olmasına rağmen vazgeçemiyorsunuz, uygulamadan tamamen çıkartamıyorsunuz, oralardan tahsil edilen vergilerle inanan veya inanmayan insanların maaşını ödüyorsunuz ama Camii önünde satılmasından neden rahatsız oldunuz?
İşin garip olan tarafı, Camii önünde bilet satılmasından vatandaş çok rahatsız oluyormuş, sizde bu şikayetleri dikkate almışsınız.
Sayın Vali Bey, insanların o kadar çok rahatsız oldukları, o kadar çok şikayetleri var ki saymakla bitmez, can güvenliği, eğitim, ulaşım, sağlık, iskan, öğrenci sorunları, uyuşturucu baronlarının fink atması ve daha saymakla bitmeyen sorunlar.
Yıllarca susulup da sanki bu günlerde yürürlüğe girmiş gibi gündeme taşımak, gündem değiştirmek ve halkın dikkatini başka yöne çekmekten başka bir şey olamaz.
Faiz ödemeleri yeni bir rekor kırarak bütçenin en büyük harcama kalemi oldu.
Bu yıl Ocak Kasım aylarını kapsayan 11 aylık dönemde bütçeden yapılan faiz ödemeleri geçen yıla göre %62.1 artarak 1 trilyon 938 milyar liraya fırlamış.
Ayetle sabit olduğu üzere faiz alıp vermek, diğer haram olan şeylerden yani içkiden, kumardan, rüşvet alıp vermekten, açık çıplak olmaktan, uyuşturucu kullanmaktan ve benzeri zararlı şeylerden daha mı az günah?
Bütçede para yok diye emeklinin hakkı olan artışı sağlamak yerine, faize, şatafatlı yaşama, lüks harcamalara ve diğer yandaşlara ödenen paralara kaynak bulunuyor olması çok mu mubah?
Sağlık giderlerinin bazı kalemlerini ödeme kapsamından çıkartmak, eğitimde en üst başarıyı sağlamak için giderleri kısmak, yerli ve milli üretim yerine ithalata ağırlık vererek besici veya çiftçiyi göz ardı etmek, geleceğimizi daha zor durumda bırakmak demek değil mi?
Sürekli takıntı haline getirdiğin, durmadan konuştuğun ve yandaşlarını hakaret etmeye davet ettiğin insanların içtiği rakının günahından sana ne, farz ibadetleri yerine getirmeyenlerin alacakları ceza veya mükafata sen mi karar vereceksin?
Kendi inancını özgürce yaşayan toplumlardan dolayı Allah tarafından sen sorguya çekilmeyeceksin rahat ol.
Fakat yukarda yazdığım 2 Trilyona yakın ödenen faizden dolayı suskun kalman dilsiz şeytan olman değil mi?
Yaşam biçimleri ve uygulamalarına toz kondurmadığın yetkililerin üzülmelerine gönlünün razı olmamasının sonucu, sana, bana ve diğer tüm fertlere zarar vermektedir.
Faiz giderinin bu kadar yüksek olmasından dolayı, oğlun, kızın, iş bulamıyor, atanamayan öğretmenler, işsiz gezen gençler, anne ve babasının eline bakan yetişkinler, sonu intiharla biten acıları özünde duyar mısın, seni ve beni kandıranların yanlışını görmezden geliyorsun, belki de nemalanıyorsun.
Bakara makara diyenlere, ben cahil toplumun ferasetine güveniyorum diyene, liderimize dokunmak ibadet etmek diyene, kamu parasıyla ailesini Hacca götürenlere, Papa’yı İlahilerle karşılayanlara, yüzden fazla Kilise ve Sinagog restore ettirdik diyenlere karşı alkış tutmana gülüyorum.
23 yıldır bu ülkeyi faiz sarmalından kurtaramayan, üstelik her geçen yıl katlanarak büyüyen faiz ödemesine onay veren seçilmişlere tebessüm etmen, sana bir vatan bırakan ve ülkeyi düşmandan temizleyen, nimetlerinden faydalandığın Cumhuriyet’i kuran Mustafa Kemal Atatürk’e ve silah arkadaşlarına hakaret dilini terk etmemen, karakterinin ve genlerinin eseridir. Neymiş rakı içiyorlarmış, sana ne?
İnsanların günah işleme özgürlüğü var diyen ve kamu parasıyla akrabasına yardım eden Mehmet Metiner denen riyakar, Cuma hutbesinde okunan Ayet’i örnek vererek, şirk koştu ve akrabanıza yardım edin diye kendini savunmuştu.
“Vergilendirilmiş kazancıyla neler yaptığı beni ilgilendirmez, benim vergimle hacca gidene karşı çıkarım ve kin tutarım.” Faruk Ergan
Mustafa Cengiz
NEFESLERİMİZİ TUTTUK, SON DOKUZ HAFTAYI BEKLİYORUZ…
Ali Rıza Navruz
HANGİ DAĞIN BİR KENARI YOL DEĞİL
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
SAVAŞ SADECE FÜZE ATMAKTAN MI İBARET!
KADİR DAYIOĞLU
YOLLAR, YOLLAR, YOLLAR…
AHMET KARAASLAN
BİR BAŞKA
Mustafa Mete ÖZPINAR
ORUCUN FAZİLETİ
Şaban Külhancıoğlu
BAĞIMLILIĞA BAĞLANMAK
Ahmet Sıvacı
HANGİ DÜNYA KADINLAR GÜNÜ ?
Mustafa Göçer
BUYURUN TARTIŞALIM
Faruk Ergan
KADINLARIMIZ