Ülkeler Ajan yetiştirirken, şayet göreve gittiğiniz ülkede yakalanırsanız her şeyi itiraf edin, zira onlar her şeyi biliyorlar derlermiş.
Ben de diyorum ki şayet susabilseniz sizin hakkınızda bazı şeyleri öğrenme şansımız olmayacak.
Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Elitaş “ Biz menfaat için yan yana gelmiş bir topluluk değiliz demiş.”
Sayın Elitaş, sizin gibi istikrarlı, yerini kaybetmeyen ve tüm şartları zorlayarak vazgeçilmez olmanızla beraber, herhangi bir menfaat temin etmeden bunca yıl sabırla hizmet emeniz takdire şayandır.
Sizlerden başka da aynı şevk ve istikrarla çalışan yol arkadaşlarınız vardır.
Örnek; görevden alınan eski Bakanlar ve eski Belediye Başkanları, şu anda öyle Belediye Başkanları var ki, yeter ki koltuk olsun.
O İlçe olmazsa bu İlçe, bu İlçe de olmazsa Büyükşehir, şayet o da olmazsa yönetim kurulu üyeliğine devam eder, bir de makam odası tahsis ederiz ki; bu işlerde menfaat söz konusu olamaz mı diyorsunuz?
Sadece Belediye Başkanları değil, oturduğu koltuktan yıllardır kalkamayan Oda Başkanları da var, başta Sayın Rıfat Hısarcıklıoğlu ve Mustafa Alan olmak üzere say say bitmez.
Birader vazgeçilmez olmak nasıl bir duygu, nasıl bir doyumsuzluk, nasıl bir hırs, doğrusu ben anlamakta güçlük çekiyorum.
Dünyada bu işi yapabilecek başka yetenek yok, kimse bu göreve layık değil ve zat-ı alileri olmasa bu şehir batacak gibi bir anlayış var.
Bu hizmet aşkı menfaat içermiyor da sadece Allah rızası için mi yapılıyor?
Geçmiş yıllarda Sayın Özhaseki de, biz bu görevi Allah rızası için yapıyoruz demişti, ben yine inanmamıştım ve yazmıştım, “isterseniz biraz da diğer arkadaşlarınız Allah’ın rızasına nail olsun veya bu görevde bulunmak eziyet çekmekse izin verin biraz da onlar eziyet çeksin” demiştim.
Yıllar sonra kendisini Vakıf ve hayır işlerine vereceğini beyan ederek Sayın Cumhurbaşkanından affını istediğini söylemişti, şimdi nerelerde, kimlerle, etrafındaki sadık dostları duruyor mu, uzaklaştı mı bilmiyoruz, arada bir cenaze veya açılışlara katılıyor o kadar.
Toplum karşısında bu tür mesajları vererek sevenlerinizin alkışı ve sizi takdir etmesi, gittiğiniz yerlerde gördüğünüz ilgi ve protokolde yerinizin ayrılması tabii ki güzel duygular, insanın ruhu okşanır ve motive olur, kolay kolay ihtiyarlamaz dolayısı ile mutlu ve huzur içinde yaşar.
Bu arada sormak gerekiyor, Sayın Abdullah Gül ve birlikte yola çıktığınız birçok isim şu an aranızda yoklar, menfaat temin etmek istedikleri ve siz de hayır dediğiniz için mi uzaklaştılar? Veya hiç mi menfaat temin etmediler? Gereğinden fazla makam arabaları, onlarca koruma ve şahsına ayrılan bütçeden menfaat sağlamıyor mu?
Soru bitmez ama güncel olması sebebiyle bir de emeklilere yapılan zamlar var, çalışanlarımızı, emeklilerimizi ve vatandaşlarımızı enflasyon canavarına ezdirmeyeceğiz demiştiniz, müsterih misiniz ve içiniz rahat mı?
Gerçekten dar gelirli kesimi enflasyon canavarının elinden aldınız mı?
Sayın Devlet Bahçeli, Partisinin Gurup konuşmasında “Dünya Sultan Süleyman’a kalmadı demiş.”
Bazı kaynaklara göre 600 yıl, bazı kaynaklara göre 900 yıl yaşamış Sultan Süleyman bile öldü, sen kim oluyorsun demeye getrdi.
Her canlı ölümü tadacak, ölümlü dünyada sen kim oluyorsun da, hiç ölmeyecek gibi sağa sola saldırıyorsun, bu ne hırs birader git evine dinlen, ömrünün son günlerinin tadını çıkart demek istemiş Sayın Bahçeli. Ben şahsen çok beğendim ve kendilerini takdir ettim.
Bu cümlenin arkasında ve önünde, dünya malına tamah etmeyin, küçük şeylerin peşinden koşmayın, zamanı ve yeri gelince kendi köşenize çekilin, bilge insanların fikirlerinden ve tavsiyelerinden faydalanmak isteyenlere uzaktan hizmet edin, olura ve olmaza sürekli cevap vermeyin, size sorulmuyorsa susun demek istedi, bu da çok güzel bir duruş biçimi.
Demem odur ki, yaşadığı dönemlere iz bırakan bilge insanlardan söz ederken, onların yaşam biçimini, inancını, insanlığa verdiği mesajları ve dünya malına heves etmemelerini örnek olarak gösterirken, yaşamınızın merkezine koymanız veya tatbik etmeniz gerekir ki inandırıcı olasınız diyorum.
Susabilseniz ve bu tadı alsanız, çok özel bir yaşam biçimi olduğu anlaşılır. Faruk Ergan
“Seyr etti hava üzre taht-ı Süleyman
Ol saltanatın yeller eser şimdi yerinde”.
Ziya Paşa
Mustafa Cengiz
KAYSERİSPOR, BİR ADIM ÖNDE AMA BU BİZİ YANILTMAMALI!...
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
NERDEN BİLSİN KIYMETİNİ… SOYSUZ SOPSUZ BAYRAKSIZLAR
KADİR DAYIOĞLU
KARI KOCA
Ali Rıza Navruz
ÖZDEMİR’CE
Mustafa Mete ÖZPINAR
FİLİSTİN VE İSRAİL GERÇEĞİ
M. Kemal Atik
BAYRAĞIMIZ...
HASAN ÇİFTÇİ
BAYRAK BİR MİLLETİN ŞEREFİDİR
AHMET KARAASLAN
KITMİR’İN SOYUNDANDIR
Ahmet Sıvacı
VEFA BORCU DİYE BİR ŞEY
Mustafa Göçer
İNSANIMIZ DUYARLI