Kaypak; Sözünde durmayan, sözünden dönen ve dönek kimse anlamına gelmekle beraber, halk dilinde genellikle sözüne güvenilmeyecek kişiler için kullanılır.
Oynak; Kımıldayan, yerinde sabit durmayan, değişken, kararsız, davranışları ağırbaşlı olmayan ve eğilip bükülmeye elverişli insanlar için kullanılır. TDK
Hiç mi güvenmeyelim, hiç mi inanmayalım?
Hep mi yalan söyleyeceksiniz, hep mi kandıracaksınız?
Sosyal medyada, ticari hayatta, insani ilişkilerde ve özel hayatında insanların çoğunluğu bir şekilde darbe yemişlerdir, kaypak ve oynak kişiler tarafından hayal kırklığı yaşamışlardır.
Siyasetçiler ve yöneticiler içinde kaypak veya oynak insanların sayısı hiç de azımsanmayacak kadar çok ve yaptıklarından dolayı hiç nedamet duymadan halkın içinde dolaşıp, sırıtmaya devam etmektedirler.
“Ben görevde olduğum süre içinde haktan, hukuktan ve adaletten başka bir şeyden söz edilemez diyor ve daha sonra söylediğinin tam tersini yapmaktan gurur duyuyor”.
Gurur duymanın, gururunu ve haysiyetini bilmiyor olabilir.
Dün ağza alınmayacak kelimelerle birbirine küfür ve hakaret edenler, bugün iltifat edip sarmaş dolaş olabiliyorlar.
Dün Terörist dediklerine bugün umut bağlayan bir durum sergilenebiliyor veya bunun tam tersi olarak, sen dünyada bir tanesin dediklerine kısa bir süre sonra Vatan haini denilebiliyor.
İnsanlar, iradesiyle, davranışlarıyla, yaşam biçimiyle, aile yapısıyla ve sözüne sadakatiyle, insan olabilme onurunu elde edebilirler.
Zira Yüce Yaradan’da düşünebilme yetisini, güvenilir, emin olan ve insanım diyenlere bahşetmiştir.
Bir Partinin Genel Başkanı, “bir zamanlar dava arkadaşlığı yaptığımız ve daha sonra ihanet ederek bizden uzaklaşanları deşifre etmek ve boğazlarına tasma takmak davamıza sadakatimizin gereğidir diyor”.
Böyle bir üslup olabilir mi?
Makam için, madde için, rant için ve dünyalık elde edebilmek için atmadığın takla kalmıyor, kaypaklık yapmadığın zemin kalmıyor ve oynamadığın sahne kalmıyor, sonrada ben insanım demeye devam ediyorsun.
Öncelikle fertlerin, daha sonra toplumun eğitim seviyesi yükselip bilinçlenmediği sürece de bu “KAYPAK VE OYNAKLARIN” saltanatı devam edecektir.
Gazeteci, bürokrat, akademisyen, hukukçu, ilahiyatçı ve birçok meslek gurubunun içinde de, kaypak ve oynak insanlar vardır.
Her şeyi bildiğini düşünen, başka insanların bilgisiz ve cahil olduklarını savunan Gazeteci veya ilahiyatçı kılıklı insanlar var ki, kısa süre içinde daldan dala konmayı, görüş değiştirmeyi, kalemini çıkarı uğruna kullanmayı, din pazarlamayı, topluma doğru bilgi verme kaygısı taşımadığını ve çok güzel mikserlik görevi yaptığını bilinmez zannediyor.
Yazdıklarının ve konuştuklarının dini bilgi olduğunu, Allah’ın emirleri olduğunu zannederek şov yapanlarsa, inandıklarını sandıkları yüce din’e çok büyük zarar verdiklerinin farkında bile değiller.
Biraz daha ileri gitmek gerekirse, Ateist diye adlandırdıkları insanlar bunlardan çok fazla değerlere ve geleneklere bağlılık gösterirler ve en önemlisi Allah’ın işine karışmazlar.
Sadece bildikleri ve özümsedikleri, Atatürk ve Cumhuriyet’e küfür ettikleri gibi, bilgi yerine hakaret etmeleri, başka inançları yok saymaları ve en iyi yaptıkları, aldatmayı çok iyi bilmeleri ve her durumda Allah ile pazarlık etmeleri.
Cennete gidecekler, hurilere sahip olacaklar, başörtüsü, tarikat, cemaat, ikiyüzlülük, riya ve insanlık dışı ne varsa hepsini eksiksiz yapmaktadırlar.
“Kaypak ve oynak insanlar her ortama girer ve kendilerine yer bulurlar.” Faruk Ergan
Mustafa Cengiz CENK MEYDANI
YOK ETMEK ZORBALARIN VE CAHİLLERİN İŞİDİR!...
Faruk Ergan
ZOR BE DOSTUM.
Mustafa Cengiz
ATEŞ HATTI’NDA KRİTİK BULUŞMA…
KADİR DAYIOĞLU
CHP (2)
Mehmet Kasap
BİR ÜTOPYA VE DİSTOPYA ÖRNEĞİ; “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ” VE “BİZ” “İDEOLOCYA ÖRGÜSÜ”-15
Mustafa Mete ÖZPINAR
YARADANI ZİKRETMEK
Ali Rıza Navruz
BİR SUSAMIŞIN ARDINDAN
Mustafa Göçer
AĞAÇ DEDE: FİDAN DİKME FAALİYETİ: PINARBAŞI
Süleyman Kocabaş
OSMANLIDAN GÜNÜMÜZE 1878 – 2025 BÖLÜCÜ İŞBİRLİĞİ SÜRECİ
Ömer Faruk Kotay
BİR AŞK HİKÂYESİ…